KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/4331 E., 2022/8183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Kayseri 3. İş Mahkemesi
Karar Metni
1.013 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Dava, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, verilen ilk kararda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve reddine dair karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın davalılardan Mapfre Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigortalının iş kazası nedeniyle geçici iş göremez kaldığı dönemi için 2.500,00 TL, sürekli iş göremezlik kaldığı dönem için 2.500,00 TL, bakıcı gideri olarak 500,00 TL ve tedavi gideri olarak 500,00 TL maddi tazminat ile 149.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini, sigortanın sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle geçici iş göremez kaldığı dönemi için tazminat istemini 1.271,06 TL’ye sürekli iş göremez kaldığı dönem için tazminat istemini ise 407.980,54 TL’ye artırmıştır.
II- CEVAP
Davalılar vekili ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III- MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “A-Maddi Tazminat Yönünden davanın Kısmen Kabulü ile;
1-334.517,55-TL maluliyet tazminatı, 376,07-TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 334.893,62-TL maddi tazminatın (%20 kusur tespiti dikkate alınarak) davalı ... yönünden dava tarihi olan 05/01/2015 tarihinden, davalı şirket yönünden olay tarihi olan 20/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... yönünden poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
B-Manevi Tazminat Yönünden davanın Kısmen Kabulü ile;
1-Davanın kısmen kabulü ile kazadaki kusur durumu (yüzde 20 müterafik kusuru), manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması, ekonomik koşullar dikkate alındığında takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/03/2014 tarihinden (davalı ... yönünden dava tarihi olan 05/01/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... yönünden poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
C-Davacının bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince özetle “Davalı ... vekilinin Kayseri 3. İş Mahkemesi'nin 25/02/2020 tarih, 2015/18 Esas- 2020/226 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatın maddi ve manevi tazminat dahil 150.000,00 TL olarak belirtilmemesinin hatalı olduğunu, hem maddi hem manevi tazminat nedeniyle 150.000,00 TL olarak kabul edilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderinin hesabında da 150.000,00 TL’nin dikkate alınmasını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından poliçe limiti gözetilmeksizin fazla miktardan harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplerle temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılardan Mapfre Sigorta AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin sorumluluğu sigorta sözleşmesine dayanmakla birlikte, bu sorumluluğun sınırı poliçe limiti dahilinde kalmak kaydıyla davalı işverenin sorumlu olduğu tutardır.
Öte yandan 6100 sayılı HMK`nun yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri aleyhinde hüküm verilen taraftan alınır. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda davalı ... AŞ’nin sorumluluğunun kaynağını işveren mali mesuliyet sigortası oluşturmakta olup, poliçedeki teminat limitinin 150.000,00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda sigorta şirketinin tazminat miktarları ile ilgili olarak poliçe limitiyle sınırlı sorumluluğuna karar verilmesi yerinde olmuş ise de, hükmedilen bu tazminatlar nedeniyle sigorta şirketinin yargılama giderlerinden (harç, vekalet ücreti ve dava nedeniyle harcaması yapılan giderlerden) sorumluluğun da poliçe limitiyle sınırlı olması gerektiği gözetilerek,
poliçe limitinin ve davalı ... şirketinin tazminat alacaklarını karşılama oranının (150.000,00 TL’lik poliçe limitinin %77’lik kısmının maddi tazminatı, %23’lük kısmının ise manevi tazminatı karşıladığı) göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, anılan açıklamalar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı ... AŞ vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... AŞ vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair karar kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370.maddesi hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/4331, K. 2022/8183, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama