İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/4613 K.2022/9018

Dava, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı davacı…

Esas2021/4613Karar2022/9018Tarih14 Haziran 2022Okuma5 dk · 1.015 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/4613 E., 2022/9018 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Haziran 2022
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi
... Anadolu 15. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.015 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Dava, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I- İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğramış olması nedeniyle1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II- CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili kurum kayıtlarında işlem gören diğer davalı ... İnşaat Şirketi ünvanlı işyerinde davacının geçirdiği iş kazasının iş kazası olduğunun genelge gereği tespit olunduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği talep ve olgulardan müvekkili kurum açısından sorumlu olmadığı gibi müvekkili kuruma karşı bu taleplerin ileri sürülerek dava ikame edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... İnşaat Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 23/06/2012 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazasının davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, iş kazası sonucu ağır yaralanmadığını, tedavisinin de müvekkili şirket tarafından karşılandığını, bir dizi operasyon geçirdiği iddiasının doğru olmadığını, sadece sol ayak topuk kemiğinin kırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II- MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; “ Davanın kısmen kabulü ile, 1-78.386,84 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 4-Davalı SGK aleyhine açılan davanın husumetten reddine,” şeklinde karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince “Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1–b.1 maddesi gereğince esastan reddine” şeklinde karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: Müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranı her ne kadar %7,2 olarak belirlenmiş ise de bu belirlemenin gerek müvekkilinin halen üzerinden atamadığı psikolojik travma gerekse sol ayağına iskele piminin saplanması suretiyle gerçekleşmesi nedeniyle yürümede halen zorluk çekmesi dikkate alındığında düşük bir oran olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının sorumlular üzerinde caydırıcı etki yaratmaktan da uzak olduğunu, davalı işverenin kazaya %100 oranda kusuruyla sebep olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplerle temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Davacı vekilinin yargılama sürecindeki beyanlarına göre sürekli iş göremezlik oranına itirazının olmadığının anlaşılmakla bu hususa yönelik temyiz itirazları inceleme kapsamında tutularak yapılan incelemede taraflar arasında manevi tazminatın miktarı noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.

Gerek olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunun 47. ve gerekse de yargılama sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nun 56. Maddesinde hâkimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hâkimin manevi zarar adı ile ödenmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacı sigortalının davalı şirket tarafından yürütülen bina inşaatı işinde kalıp sökme işinde çalıştığı, olay günü olan 23.06.2012 günü sökülen kalıpların vinçle kaldırıldığı esnada, vincin kaldırdığı kalıplardan birinin davacının dengesini bozarak yüksekten düşmesine sebep olması neticesinde iş kazası olayının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davacının sürekli iş göremezlik oranının kurum tarafından %7,2 olarak tespit edildiği ve 6 ay 27 gün süreyle geçici iş göremezliğe uğradığı, iş kazasının gerçekleşmesinde hükme esas alınan ve dosya kapsamına uygun bulunan kusur bilirkişileri heyetinin raporuna göre davalı işveren şirketin %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalara göre iş kazası nedeniyle sigortalının geçici iş göremez kaldığı süre, sürekli iş göremezlik oranı ve iş kazasının gerçekleşmesinde davacının müterafik kusurunun bulunmayıp, davalı işveren şirketin %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı lehine takdir edilen 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın açıkça davacının manevi zararını tazminden uzak ve az miktarda olduğu açıktır.

Bu durum karşısında mahkemece yapılacak iş, davacı sigortalı lehine hakkaniyete uygun ve davacıdaki manevi kaybı tazminle uyumlu bir miktar manevi tazminata hükmetmekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin, davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıran davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.06.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/4613, K. 2022/9018, 14 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- İstem
  4. Iı- Cevap
  5. Iı- Mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4613
Karar No
2022/9018
Tarih
14 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/4614 K.2022/9019
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/4614 K.2022/4969
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/4615 K.2022/9761
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/4615 K.2022/4542
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/4616 K.2022/4541
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4616 K.2022/6302

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.