İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/5356 K.2021/11393

Dava, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile aylık ödemelerinin devamı ile ödenmeyen aylıklarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Esas2021/5356Karar2021/11393Tarih30 Eylül 2021Okuma4 dk · 773 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/5356 E., 2021/11393 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2021
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
2019/170-2020/317
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

773 kelime·4 dk okuma

Dava, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile aylık ödemelerinin devamı ile ödenmeyen aylıklarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Mahkemece verilen 18.09.2014 tarihli direnme ve red kararı, Hukuk Genel Kurulunun 2015/10-2927 E. - 2019/284 K. sayılı, 12.03.2019 tarihli bozma ilamı ile “...

Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas, 2013/214 karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacının dilekçesinde annesinden ve babasından almakta olduğu ölüm aylığının 22.06.2010 tarihinde gönderilen borç bildirim belgesiyle kesildiğinden bahisle 01.10.2008-01.06.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklar nedeniyle Kurumun 22.06.2010 tarihli, 8.631,00TL tutarlı borç bildirimine ilişkin işleminin iptali ile aylığın kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini talep ettiği, borç bildirim belgesinin davacının annesi Havva Çetin’den almış olduğu maaş nedeniyle düzenlendiği,

mahkemece davacının boşandığı eşiyle Kanunun aradığı anlamda birlikte yaşadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kararın davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.09.2013 tarihli ve 2013/11771 E., 2013/15646 K. sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.

İşbu dava dosyasında ise, davacı; vefat eden babasından dolayı hak sahibi sıfatıyla aldığı ve 25.10.2008–24.01.2014 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirilmesi üzerine; icranın durdurulması, Kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların tahsili istemine ilişkin olduğu, Kurum işleminin davacının babasından aldığı maaş nedeniyle düzenlendiği görülmüştür.

Her iki Kurum işlemi 18.11.2009 tarihli ihbar tutanağına istinaden düzenlenen denetmen raporlarına dayanılarak düzenlenmiş ise de, Kurum işlemlerinin sebepleri ve tahakkuk ettirilen borç dönemleri farklıdır. Bu nedenle de Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas sayılı dosyasının hüküm kısmı HMK’nın 303. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturmaz. Söz konusu dosyada belirlenen ve onama kararı ile kesinleşen maddi vakıalar ise ancak kesin delil olarak kabul edilebilir.

O hâlde mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır...” gerekçeleriyle bozulmuştur.

Mahkemenin, Hukuk Genel Kurulu kararına uyması zorunlu olup, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay tarafından; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Eldeki davada ise Hukuk Genel Kurulunun bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararında yer alan “Her iki Kurum işlemi 18.11.2009 tarihli ihbar tutanağına istinaden düzenlenen denetmen raporlarına dayanılarak düzenlenmiş ise de, Kurum işlemlerinin sebepleri ve tahakkuk ettirilen borç dönemleri farklıdır. Bu nedenle de Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas sayılı dosyasının hüküm kısmı HMK’nın 303. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturmaz.

Söz konusu dosyada belirlenen ve onama kararı ile kesinleşen maddi vakıalar ise ancak kesin delil olarak kabul edilebilir” şeklindeki bozma gerekçesine göre Mahkemece, 25.10.2008-01.06.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden kesinleşen dava dosyasındaki maddi vakıaların kesin delil olduğu gerekçesiyle taleplerin reddine karar verilmiş olması yerinde ise de.

01.06.2010-24.01.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesi hatalıdır.

Mahkemece. Kuruma yapılan ihbarda tarafların bir arada yaşadıkları iddia edilen ... İlkadım/Samsun adresinde ve davacının boşandığı eşi ...’ in kayıtlı adresi olan ... Canik/Samsun adreslerinde ayrı ayrı kolluk vasıtasıyla araştırma yapılarak komşuların kimlik bilgilerinin tespit edilerek gönderilmesi istenmeli ve tespit edilen kişiler tanık olarak dinlenmeli, özellikle ...

İlkadım/Samsun adresinde tespit edilecek kamu tanıklarından “kapı zilinde davacının boşandığı eşi ...’in adının yazılı olduğu” iddiası hakkında bilgi ve görgüleri sorulmalı, mahalle muhtar ve azaları tespit edilerek tanık olarak ifadelerine başvurulmalı, davacı tarafından verilen kimlik beyannamesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge-bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü-Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, varsa çalışmaları nedeniyle resmi-özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı,

banka ve medula kayıtları ile aile hekimliği bilgileri değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, 01.06.2010-24.01.2014 tarihleri arasındaki dönem bakımından toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/5356, K. 2021/11393, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5356
Karar No
2021/11393
Tarih
30 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/5357 K.2021/8410
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/5357 K.2021/332
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/5359 K.2021/8411
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/5360 K.2021/1055
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/5361 K.2021/1311
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/5361 K.2021/10317

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.