KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/5906 E., 2025/1437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2461 E., 2021/631 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/39 E., 2019/368 K.
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki ödediği prim süreleri yansıtılarak yaşlılık aylığı tutarının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Bilecik, Gölpazarı Esnaf Odasına 01.04.1976 tarihinde kayıt olduğu, 15.04.1992 günü Kuruma başvuru yaparak bu dönemi borçlanarak doldurmak istediği, 5 taksitle prim borcunu ödediği, 01.04.1992 - 31.12.1999 arasında da esnaflık dolayısıyla sigortalı olarak prim ödeme devam ettiği, 2000 yılında vergi kaydını, 31.07.2003 tarihinde oda kaydını kapatan davacının 2009 - 2012 arasında 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışarak 01.08.2002 tarihinde emekli olduğu,
ancak Kurumun borçlandığı süreyi 10 yıl olarak kabul ettiği iddiasıyla davacının 01.04.1976 tarihinden itibaren sigortalı sayılmasına hesaba katılmayan borçlandığı sürelerin hizmetine eklenerek emekli olduğu 01.08.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına yansıtılarak fark aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca davacının talebinin zamanaşımına uğradığı, süresinde müracaat edilmemesi sebebiyle 04.10.2000 tarihinden itibaren sigortalılık başlayacağı esasına göre davacının isteminin yerinde olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacının 3780 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 1479 sayılı Kanuna eklenen Geçici 8. madde hükmünden yararlanarak 01.04.1976 - 31.08.1980, 27.12.1981 - 01.01.1983 ve 26.07.1985 - 31.12.1991 tarihleri arasındaki prim borçlarını ödediği, af kapsamında ödediği primlerin 01.06.1986 - 11.10.1986 ve 06.01.1988 - 28.02.1988 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki sigortalılık sürelerini kapsadığı,
diğer yandan 01.09.1980 - 26.12.1981, 01.12.1984 - 25.07.1985, 01.06.1986 - 11.10.1986 ve 06.01.1988 - 28.02.1988 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki sigortalılık sürelerine ilişkin prim tutarlarının 5452 sayılı Kanun'un 16. maddesi gereğince 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamındaki sigortalılık süresine ilişkin prim borçlarına mahsup edileceğinden 01.04.1976 - 31.12.1991 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 4/I-b kapsamındaki sigortalılık süresine ilişkin borçlarını ödemiş olduğu davacının 30.11.2014 tarihi itibariyle 1.535,57 TL borcu bulunduğu belirtilmiş olup davacının yaptığı ödemelerin prim borcundan
16,25 TL fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 3780 sayılı Kanundan yararlanarak prim borcunu ödediği 01.01.1978 - 31.03.1986 ve 01.01.1989 - 31.12.1991 tarihleri arasındaki sürelerde de 1479 sayılı Kanun'un 24. maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, davacının 01.01.1978 - 31.03.1986 ve 01.01.1989 - 31.12.1991 tarihleri arasındaki 232 gün ve 01.12.1984 - 25.07.1985 tarihleri arasındaki 126 gün ve 06.01.1988 - 28.02.1988 tarihleri arasındaki 55 günlük 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılığının iptal edilmesi gerektiğinin tespitine,
yaşlılık aylığı farklarına ilişkin 10.485,34 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının af kapsamında SSK sigortalısı olduğu bir kısım dönem dahil prim ödemelerini yapmış olduğu, bilirkişiden alınan ek raporda ise iptale konu tüm SSK’lı dönemi kapsayacak şekilde prim ödemesi yapıldığı tespit edilerek, yapılan hesap tablosunun dosyaya eklendiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediği, 5510 sayılı Kanun'un 97. maddesi gereğince istenmeyen aylıkların 5 yıllık kısmının dolayısıyla davacının talebinin zamanaşımına uğradığı, noksan inceleme yapıldığı, yargılama aşamasında dile getirilen sebeplerle ve re'sen gözetilecek tüm sebeplerle Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmayıp yersiz açılan davanın reddi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödediği prim süreleri yansıtılarak yaşlılık aylığı tutarının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylıkların tahsiline ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/5906, K. 2025/1437, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama