KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/7870 E., 2021/15774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2021
- Mahkemesi
- ...Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Dava, davacının Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince verilen kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı işyeri... İthalat İhracat ve Tic. A.Ş.'nde işçi olarak 01/08/1994 tarihinden 28/02/2008 tarihine kadar sürekli hizmet akdi ile çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca işini bilfiil devam ettirdiğini, üzerine düşen görevleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini fakat bu çalışmalarının bir kısmının sigortalı, bir kısmının ise sigortasız gösterildiğini beyanla davacının davalı işyerinde sigortasız çalıştırıldığı hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı ... İth. İhracat ve Tic. A.Ş. tarafından davacının iddia ve taleplerine ilişkin cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın sükut-u hak yönünden reddi gerektiğini, kurum kayıtlarının tetkikinden diğer davalı işyerinin 02/01/1989 tarihinde Kanun kapsamına alındığını, 2015 Mart dönemi itibariyle herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacının hizmet tespiti talep edilen dönemde davalı işyerinde çalışmasına rastlanılmadığını, çalışma bulunmadığı yazılı somut resmi delille sabit olduğundan açılan davanın gerek hak düşürücü süre açısından gerekse belirtilen sebeplerden esastan reddinin gerektiğini, ayrıca kurumun feri müdahil olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından, “1-Davacının hizmet tespiti davasının kabulü ile, davacının davalı işyerinde 01/08/1994 - 28/02/2008 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına,” şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Feri müdahil Kurum vekili, mahkemenin eksik incelemeyle karar verdiğini, çalışmanın kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığını, davacının iddiasını kanıtlayamadığını savunarak Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, “1-Feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle verilen kararı temyiz etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI ve İNCELEME
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanunun Geçici 7. maddesi atfı ile 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleridir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dava dosyasında, davacının hizmet tespiti isteminde bulunduğu dönem içerisinde davacı adına 20/11/1998-20/05/1999 tarihleri arasında toplam 70 gün, 1018863 sicil numaralı dava dışı ...Tarım Ürünleri Ltd. Şti. unvanlı işyerince hizmet bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, 1018863 sicil numaralı ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti. unvanlı iş yerinden verilen işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmiş olması ve tüm tanıkların davacının çalışmasının kesintisiz olduğu yönündeki beyanları göz önünde bulundurularak davacının 01/08/1994-28/02/2008 tarihleri arasında tam zamanlı olarak çalıştığının kabulü ile yazıldığı şekilde hüküm kurulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta. Mahkemece, davacının talep konusu dönemde kesintisiz olarak davalı işveren yanında çalıştığı kabul edilmiş olmasına rağmen dava dışı ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti. işyerinden yapılan bildirimlerin iptali gerçekleşmeden çalışmanın kesintisiz olduğunun kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, varılan sonuç hatalı olmuştur. Buna göre Mahkemece yapılacak iş, dava dışı ... Tarım Ürünleri Ltd.
Şti. unvanlı işyeri nezdinde yapılan çalışmalara ilişkin bildirimlerin iptali sağlanması gerekeceğinden, bildirilen çalışmalarla ilgili olarak dava dışı işveren ....Tarım Ürünleri Ltd.
Şti.’nin de hak alanını ilgilendirdiği gözetilerek HMK 124. maddesi gereği husumet yöneltmesi için davacıya mehil vermek; usulüne uygun şekilde katılım sağlandıktan sonra anılan işverenin de göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre infaza elverişli bir karar vermekten ibarettir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, fer'i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/7870, K. 2021/15774, 9 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama