KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/8259 E., 2022/2167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi İlk Derece Mahkemesi : ... 4. İş Mahkemesi
Dava, Kurum işleminin iptali ile davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşının 5 yıl öncesinden itibaren ölüm aylığının bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların ay be ay işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle “dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesince “istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,” denilmek suretiyle vekalet ücreti yönünden yeni bir karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 sayılı HMK’nın 331. maddesinin 1. fıkrası, “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder” hükmünü amirdir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 21.07.2015 tarihli dilekçesi ile doğuştan özürlü ve bakıma muhtaç olması nedeniyle babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, Kurum’un 08.04.2015 tarihli işlemi ile talebinin reddedildiği, daha sonra Kurum tarafından gerçekleştirilen 28.07.2017 tarihli işlem ile davacıya 01.01.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, 5510 sayılı Yasa 97/1 maddesi uyarınca ilk tahsis talep tarihini takip eden aybaşının 5 yıl öncesinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemli olarak eldeki davanın 12.10.2017 tarihinde açıldığı,
yargılama esnasında Bölge Adliye Mahkemesi gönderme kararı sonrası davacı tarafından Kuruma birden fazla başvuruda bulunulduğu, Kurumun davacının taleplerini “01.01.2017 tarihinden önce malul olduğunu beyan ederek ölüm aylığı bağlanmasını talep etmekte ise de; daha önceki Sağlık Kurulu Raporlarına göre malûl sayılmadığından talebi ile ilgili işlem yapılamamıştır” denilmek suretiyle reddedildiği, Kurum tarafından en son 17.06.2020 tarihli yazı cevabı ile “...
Kurum Sağlık Kurulu tarafından verilen Maluliyet Tespit Kararına göre adı geçenin 03/05/2014 tarihinde de malul olduğu tespit edilmiş olup aylık başlangıç tarihi 01/06/2014 tarihi olarak düzeltilerek 13/02/2020 tarihinde hak edip de alamadığı 30.222.20 TL nin adına gönderildiği” hususlarının belirtilmekle davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının taleplerinin yargılama esnasında Kurum tarafından yerine getirildiği anlaşılmakla davacı yararına yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulması gerekirken, davanın açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilerek davalı yararına yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/8259, K. 2022/2167, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama