KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/8381 E., 2021/16868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2021
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İş Kazası sonucu sonucu sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesi nedeniyle, uğranılan zararın, davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine açılan davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine, tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, karara bağlanan tutarın belli bir yüzdesi üzerinden uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür.
Buna göre itirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur.
Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gerekli olup, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, Kurumca karşılanan sosyal sigorta yardımlarından davalının sorumlu olduğu tutar, yargılama aşamasındaki kusur incelemesi sonucu belirlenmekle, bu kapsamda rücu alacağının icra takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu söylenemeyeceğinden, icra inkar tazminatına ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan talebin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/8381, K. 2021/16868, 29 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama