İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/8606 K.2022/6415

Asıl dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine, birleşen dava menfi tespit istemine ilşkindir.

Esas2021/8606Karar2022/6415Tarih26 Nisan 2022Okuma7 dk · 1.488 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/8606 E., 2022/6415 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Nisan 2022
Mahkemesi
... 24. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.488 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Asıl dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine, birleşen dava menfi tespit istemine ilşkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl dava dosyası yönünden davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı açısından davanın kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden davanın reddine dair verilen karara karşı ... tarafından davacısı olduğu birleşen dava dosyası hakkında, ... Vakfı tarafından ise davalısı olduğu asıl dava dosyası ve davacısı olduğu birleşen dava dosyası hakkında istinaf yoluna başvurulması üzerine, ...

Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince birleşen dava dosyası yönünden istinaf taleplerinin esastan reddine, asıl dava dosyası yönünden ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı Vakıf hakkındaki davanın kısmen kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince verilen kararın, ... tarafından davacısı olduğu birleşen dava dosyası hakkında, ... Vakfı tarafından ise davalısı olduğu asıl dava dosyası ve davacısı olduğu birleşen dava dosyası hakkında temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı kazalı 21/03/2008 tarihinde asıl davayı açarak 378.844,50 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, asıl dosyanın davalıları ... ile ... Vakfı 29/11/2010 tarihinde birleşen davayı açarak kazalının kendi işçileri olmaması nedeniyle asıl dosyanın dava dilekçesinde talep edilen 15bin TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir.

II-CEVAP

Asıl dava dosyasında davalılar ... ile ... Vakfı davaya cevaplarında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Birleşen dava dosyasında kazalı davaya cevabında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince asıl dava dosyası yönünden davalı ... yönünden davanın reddine, davalı vakıf yönünden davanın kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı verilen karara karşı ... tarafından davacısı olduğu birleşen dava dosyası hakkında, ... Vakfı tarafından ise davalısı olduğu asıl dava dosyası ve davacısı olduğu birleşen dava dosyası hakkında istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince birleşen dava dosyası yönünden istinaf taleplerinin esastan reddine, asıl dava dosyası yönünden ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı Vakıf hakkındaki davanın kısmen kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

... ve ...

Vakfı’nın ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle ilk derece mahkemesi gerekçesinde hata olduğunu, bu gerekçede sigortalının ... isimli işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir denilmekle hatalı bir gerekçe kurulduğunu, oysa tespit dosyasında sigortalının 20/07/2007 ila 23/07/2007 tarihleri arasında ... üzerindeki kayıtlı işyerindeki çalışmalarının iptaline ve 02/07/2007 ila 23/07/2007 arasındaki dönemde Dünya Ehli Beyt Vakfı'nda çalıştığına karar verildiğini, istinaf mahkemesinin bu ifadelerine kararında yer vermediğini, tespit dosyasında yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurduklarını,

o dosyanın sonucu beklenmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, vakfın bir tüzel kişi olduğunu, olayda bu inşaatı yapan, kalfalar, ustalar, inşaat mühendisleri, belediye fen işleri, ayrıca kanunen yapı denedim firmasının da bulunduğunu, yapı denetim firmasının A dan Z'ye kadar inşaatın her alanında sorumlu olan müessese olduğunu ve inşaatı günlük olarak kontrol ettiğini, bunun karşılığı inşaat maliyetinden yüzde 11 bedel aldığını, bu nedenle müvekkili vakfın kusur yönünden yüzde yüz kusurlu bulunmasının çok abartılı olduğunu, hesaplanan tazminat miktarının da çok fahiş olduğunu,

sürekli iş göremezlik oranı noktasında yeni bir adli tıp raporu alınmasını ve olayla ilgili 3 kişilik bilirkişi heyetinden hesaba dönük bilirkişi raporu istenmesini talep ettiklerini, Çalışma Bakanlığı iş müfettişinin düzenlediği raporlarda olayın iş kazası olmadığının belirtildiğini, kazalının müvekkili vakıftan değil sigortalı olduğu ... firmasından bir yıl boyunca işsizlik maaşı aldığını ileri sürmüştür.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Eldeki dosya kapsamı ve aynı olaya ilişkin Dairemiz’in 2022/4177 Esas sırasında kayıtlı dava dosyası kapsamından, 23/07/2007 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacı sigortalının yaralandığı, temyiz incelemesine konu eldeki dosya yönünden sürekli iş göremezlik oranının %61,00 olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda davalı vakfın %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacı kazalının eldeki temyiz incelemesine konu dava dosyasından ayrı olarak hizmet tespiti davası açarak 02/07/2007-23/07/2007 tarihleri arasında davalı ...’nda sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep ettiği, devam eden

aşamada kazalı sigortalının ... isimli gerçek kişi ve SGK aleyhine dava açarak 20/07/2007-23/07/2007 tarihleri arasında ...’ın işyerinden bildirilen çalışmalarının iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, anılan her iki dosyanın birleştirilmesine karar verildiği, bu dosyalar hakkında mahkemesince sigortalının 20/07/2007-23/07/2007 tarihleri arasında ...’ın işyerinden bildirilen çalışmalarının iptaline, sigortalının davalı vakfa ait işyerinde 02/07/2007-23/07/2007 tarihleri arasında 22 gün ve günlük 19,50 TL brüt ücretle sigortalı bir işte çalışmış olduğunun tespitine karar verildiği,

anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 04.06.2013 tarih ve 2013/8489 Esas, 2013/12375 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, bu haliyle davacı sigortalının kaza tarihindeki işvereninin davalı ... Vakfı olduğu hususunun kesinleştiği, Kurum tarafından ikinci kez düzenlenen iş kazası inceleme raporunda olayın iş kazası olduğu, işverenin ...

Vakfı olduğunun tespit edildiği ve işverenin İş Kanunu‘nun 77. maddesine aykırı davrandığından sorumlu olduğu, işçinin ise iskelenin sağlamlığını kontrol etmeden, güvenlik malzemelerini almadan iskeleye çıktığı, bu şekilde dikkatsiz ve kendi can güvenliğini gözetmeden çalışmasının ağır kusura esas teşkil edeceği, bu nedenle 506 sayılı yasanın 111. maddesinin uygulanması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.

4857 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca, işverenler iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.

İşverenler alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumluluklar konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Anılan madde ile, işverenlere, işçi sağlığı ve iş güvenliği kavramından kapsamlı olarak, her türlü önlemi almak yanında, bir anlamda objektif özen yükümlülüğü de öngörülmektedir.

Bu itibarla işverenin, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçinin tecrübeli oluşu veya dikkatli çalıştığı takdirde gerekmeyeceği gibi bir düşünce ile almaktan sarfınazar etmesi kabul edilemez.

Diğer taraftan, işçilerin beden ve ruh sağlığının korunmasında önemli olan yön, iş güvenliği tedbirlerinin alınmasının hakkaniyet ölçüleri içinde işverenlerden istenip istenemeyeceği değil, aklın, ilmin, fen ve tekniğin, tedbirlerin alınmasını gerekli görüp görmediği hususlarıdır. Bu itibarla işverenler, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçilerin tecrübeli oluşu veya dikkatli çalıştığı taktirde gerekmeyeceği gibi düşünceler ile almaktan çekinemeyeceklerdir. Çalışma hayatında süre gelen kötü alışkanlık ve geleneklerin varlığı da işverenlerin önlem alma ödevini etkilemez. İşverenler, çalıştırdığı sigortalıların bedeni ve ruh bütünlüğünü korumak için yararlı her önlemi, amaca uygun biçimde almak, uygulamak ve uygulatmakla yükümlüdürler

Tazminat davalarının özelliği gereği İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak ve özellikle zararlandırıcı olayın niteliğine göre, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, zararlandırıcı sigorta olayı yönünden alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle işveren ve işçi yönünden kusurun aidiyeti ve oranı, olayın meydana gelmesinde üçüncü kişinin katkısının bulunup bulunmadığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.

Somut olayda, olayın oluş biçimi ve iş kazasının varlığına ilişkin Kurum tarafından ikinci kez düzenlenen inceleme raporundaki kazalı işçi ve davalı Vakfa ilişkin kusur değerlendirmeleri dikkate alınıp, davalı Vakfın yapı denetim firmasının

sorumluluğuna ilişkin istinaf başvuru nedenleri üzerinde durulup, her ne kadar ceza dava dosyası zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış ise de eldeki dosyada bu yöne ilişkin iddia ve ispatın tahkikat süresince ileri sürülmemesi nedeniyle ceza dava dosyası içeriği de yapı denetim firması yönünden irdelenip kazanın meydana geldiği inşaat işyerine ilişkin olarak yapı denetim firmasının mevcut olduğunun anlaşılması halinde ilgililere kusur izafe edilip edilmeyeceğinin de değerlendirilmesi,

ayrıca iş güvenliği önlemlerine uyulmasının kazalı bakımından hem ödev hem de sorumluluk olduğu dikkate alınıp kazaya konu iskeledeki çalışma kapsamında kendi can güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak gerekli tedbirlerin alınması yönünde işverene başvurup başvurmadığı, emniyet kemeri, emniyet filesi gibi kazayı önleyici tedbirlerin alınmasını talep edip etmediği ve tehlikeli çalışma ortamında kendisinin kişisel olarak ne gibi bir önleme başvurduğu hususlarının da irdelenmesi,

varsa rücuan tazminat dava dosyası içeriğini gözetecek ve bu çerçevede kusurun oran ve aidiyetlerini belirleyecek şekilde uzman heyetten kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Kabul ve uygulamaya göre de asıl dava dosyasının davalısı ...’un istinaf başvurusu asıl dava dosyasına yönelik olmamasına karşın asıl dava dosyası yönünden de ...’un istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması, diğer yandan asıl dava dosyasında davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer bir deyişle ...’un tazminatlardan sorumlu olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen ... ve Vakıf tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin birleşen dava dosyasının ... yönünden de reddine karar verilmesi nedeniyle her iki dosya hakkında verilen kararlar arasında çelişki oluşturulması, yine davalı Vakfın ünvanının karar başlığında eksik gösterilmesi de doğru olmamıştır.

Bölge adliye mahkemesince bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, ...’un davacısı olduğu birleşen dava dosyası açısından, ... Vakfı’nın ise hem davalısı olduğu asıl dava dosyası, hem de davacısı olduğu birleşen dava dosyası açısından bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nce verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatıran ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/8606, K. 2022/6415, 26 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8606
Karar No
2022/6415
Tarih
26 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/8607 K.2022/5535
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/8608 K.2022/3159
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/8608 K.2022/3492
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/8609 K.2022/3485
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/8609 K.2022/5064
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/8611 K.2022/3487

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.