KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/8877 E., 2021/15602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2021
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Eldeki davada mahkemece ilk kez verilen 29.09.2016 tarihli karar, Dairemizin bozma ilamı ile “..Somut davada;davalı işveren ...’in kusuru %50, üçüncü kişi ...’in kusuru %40, sigortalının kusuru %10 olduğuna göre, işverenin 21/1. madde sorumluluk oranı %50+%40/2=%70, olacaktır. Bu itibarla mahkemece hatalı değerlendirme ile davalı işveren yönünden %90 kusur oranı esas alınarak karar verilmiş olması yerinde değildir.” denilmek suretiyle, bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Eldeki davada ise, ilk hüküm, davalılar temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, Mahkemece de bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün olmayıp, bozma kararında davalı işveren ...’in sorumluluğunun,gelirlerin %70 kusur karşılığı kadarı olarak belirlenmesi gerektiğine işaret edilmesi karşısında bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda gelirlerin %70 kusur karşılığına,diğer ödemeler olan geçici iş göremezlik ve tedavi masraflarının ise %90 kusur karşılığı kadarı üzerinden hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde verilen karar, usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Öte yandan,Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26'ncı maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasında, “istemle bağlılık” ilkesi egemendir.
Mahkemece, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek, açılan davanın bu esaslara göre kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davalı ... yönünden talebi aşarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/8877, K. 2021/15602, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama