KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/9332 E., 2022/2735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma
Dava, iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının ve yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan ... ... ... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. avukatı tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ve iş bu temyize cevap süresi içerisinde katılma yoluyla davacılar avukatı tarafından temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplerle temyiz kapsam ve nedenlerine ve kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebeplere göre, davacılar ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinde düzenlenen hükmün kapsamı içerisinde “1/b” bendinde “Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin” hükümde yer alması gerektiği belirtilmiştir.
Karar başlık ve içeriğinde davalı olarak gösterilen “... ... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.”nin yargılamanın devamında Ticaret Sicil Gazetesinin 29.07.2016 tarihli nüshasında yayınlanan ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne 25.07.2016 tarihinde tescil edilen 12.07.2016 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında ticaret unvanını “... ... ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” olarak değiştirdiğinin anlaşılmış olmasına göre davalı olarak karar başlığında bu yeni unvanının yazılması gerekirken değişiklikten önceki eski unvanının yazılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-6100 sayılı HMK’nun 323 ve devamı maddelerinde “Yargılama Giderleri” düzenlenmiş olup 323. maddenin 1. fıkrasının maddesinin e bendinde “Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler” f bendinde “Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler.” Yargılama gideri olarak belirtilmiştir. 324. maddede “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır.
Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.” 326. maddenin 1. fıkrasında “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” 2. fıkrasında “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde 26.01.2016 tarihli celsede davalı talebiyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınmasına karar verilen rapor giderinin davalı gider avansından karşılamasına karar verildiği, raporun düzenlenmesi nedeniyle fatura edilmiş olan 211,00 TL tutarındaki giderin davalı gider avansından ödenmeden karar verildiği, öte yandan davacı ve davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin pay edilmesi noktasında da kabul ret oranı noktasında yanılgıya düşülerek karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde, davalı vekili ile davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazları ve HMK 369. maddesi kanunun açık hükmüne aykırılık halleri gözetilerek ilk derece mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/9332, K. 2022/2735, 1 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama