İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/9589 K.2024/8585

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dava yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Esas2021/9589Karar2024/8585Tarih16 Eylül 2024Okuma7 dk · 1.425 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/9589 E., 2024/8585 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Eylül 2024
Mahkemesi
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/479 E., 2021/1175 K.
Karar
Asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden usulden ret
İlk derece mahkemesi
Batman 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/143 E., 2020/444 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.425 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dava yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... dava dilekçesinde; 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile güvenlik korucularının geçmişe dönük hizmetleri ile ilgili sigorta primlerinin valilik ve kaymakamlıklarca ödeneceğinin hüküm altına alındığını, bunun üzerine 1054 güvenlik korucusunun hizmet süresi belgelerinin hazırlanarak 04.07.2018 tarihli ve 1517 sayılı yazı ile Kurumdan prim borçlarının hesaplanarak gönderilmesinin istendiği, 27.11.2018 tarihinde bankaya prim borçları yatırılırken gecikme zammı ve faizi de hesaplandığının görüldüğünü, Kuruma yaptıkları başvuruya cevap verilmediğini belirterek, Kurumun 23.10.2018 tarihli yazıya istinaden 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı tesisine dair işleminin iptalini talep etmiştir.

Birleşen 2019/456 Esas sayılı dosyada davacı; Kurumun 23.10.2018 tarihli yazıya istinaden 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi kapsamında tesis edilen gecikme cezası ve gecikme zammının iptaline dair başvurusuna Kurum tarafından 10.05.2019 tarihli yazı ile uygulanan gecikme zammının iptalinin mümkün olmadığı şeklinde cevap verildiğini belirterek işlemin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; güvenlik korucularının 29.04.2017 tarihinden önce uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmadığı süreler için ödenmesi gereken sigorta primlerinin, tebligatın alındığı tarihten itibaren bir aylık ödeme süresi içinde ödenmemesi nedeniyle uygulanan gecikme zammının 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince iptal edilmesi mümkün bulunmadığını, ödemenin geç yapılmasından ötürü ortaya çıkan dava konusu gecikme zammının tahakkuk etmesinde SGK'nın herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava devam ederken 24.12.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7196 Kanun'un 62 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici madde 79'da.

"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ek 15 inci maddenin ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca yapılacak ödemelerde 89 uncu maddeye göre gecikme zammı ve cezası ile 102 nci maddeye göre idari para cezası uygulanmaz..." hükmünün yer aldığını, kanun değişikliği uyarınca, davacının, dava konusu işlemle ilgili gecikme zammı borcu bulunup bulunmadığı konusunda davalı Kuruma yazılan müzekkereye verilen cevapta, davacının gecikme zammı borcu bulunmadığının bildirildiğini, davacı, kanun değişikliğinden faydalandırılıp gecikme zammı borcu kaldırıldığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi,

ayrıca, HMK 331/1 maddesine göre davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davacı, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini belirterek asıl ve birleşen dava yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... Başkanlığı vekili, davacının tüzel kişiliğinin bulunmadığını, temsil yetkisi olmadan eldeki davanın açıldığını, birleşen dosya yönünden derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğini, birleşen dosyada derdestlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiğini, davanın konusuz kalması sebebiyle aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davanın konusuz kalmadığını, esastan ret kararı verilmesi gerektiğini, Kurum işleminde hata bulunmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda geçici madde 79 "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ek 15 inci maddenin ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca yapılacak ödemelerde 89 uncu maddeye göre gecikme zammı ve cezası ile 102 nci maddeye göre idari para cezası uygulanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmiş olan gecikme cezaları, gecikme zamları ve idari para cezaları iade ve mahsup edilmez.

" şeklinde düzenlenmiş olup asıl dava yönünden davanın konusuz kaldığı ,davalı Kurum vekili Kaymakamlığın tüzel kişiliği bulunmadığından bahisle eldeki davayı açamayacağını istinaf dilekçesinde belirtmiş ise de Kaymakamlığın İçişleri Bakanlığını temsilen hareket etmesi nedeniyle bu hususa ilişkin istinaf itirazının kabul edilmediği, birleşen 2019/456 Esas sayılı dosya yönünden Batman 1. İş Mahkemesinin 2019/143 E. sayılı dosyası ile birleşen 2019/456 E. sayılı dosyasında davacının talebinin ve taraflarının aynı olduğu, prim borcundan kaynaklanan gecikme zammına dair Kurum işleminin iptalinin talep edildiği,

birleşen dosya yönünden derdestlik oluştuğundan 6100 sayılı Kanun'un 114/1-ı ve 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerekli iken davanın konusuz kaldığından bahisle değerlendirme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davalı ...

Başkanlığı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına asıl dava yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ,birleşen dava yönünden davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-ı ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; ilk olarak geç yatırılan prim borcuna gecikme zammı ve faizi uygulanmaması gerektiği hususunda 06.12.2018 tarihli yazı ile kuruma başvuru yaptıklarını, dava tarihine kadar SGK cevap vermediği için zımni red kabul ederek dava açtıklarını, dava açıldıktan sonra SGK’nın 10.05.2019 tarihli yazısının 13.05.2019 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, dava konusu işlemin değerinin yüksek ve sorumluluk içermesi muhtemel olduğundan birleştirilen ek davanın açıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı kamu zararına sebebiyet vereceğinden bozulmasını talep etmiştir.

Davalı SGK vekili, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kanun değişikliği ile davanın konusuz kaldığını, dava açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden ve Kurumun kendi tasarrufu ile geri alınmadığından vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davanın İçişleri Bakanlığı tarafından takip edilmesi gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi kapsamında Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi, 7196 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 79 uncu Madde, Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 331, 114/1 ve 115/2 maddeleri

3. Değerlendirme

Dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmakta ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunlu bulunmaktadır. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine ait bulunmakta ve buna aktif husumet denilmektedir.

Sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi de o hakka uymakla yükümlü olan kimse olup, bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır.

Sübjektif hak sahibi ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun belirlenmesi, bunun neticesinde, dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler, o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası hakkında inceleme yapılmaksızın, davanın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerekmektedir.

Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğinde olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 116 ncı maddesinde (HUMK. 187 m.) yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, taraflarca ileri sürülmese dahi, gerek, mahkemece, gerekse, Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmalarının olup olmadığına bakılmaksızın, kendiliğinden nazara alınır.

Anayasa m.123/3'e göre kamu tüzel kişilikleri ancak kanun ya da kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulurlar. Bakanlıklar, Devlet kamu tüzel kişiliğinin bir davada taraf ehliyetine sahip organlarıdırlar. Bunun dışında bazı genel müdürlüklerin, il özel idarelerinin, köylerin, belediyelerin ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunlara bağlı müesseselerin de tüzel kişilikleri vardır. İlçede Hükümetin temsilcisi olan kaymakamlık, Devlet tüzel kişiliğine (İçişleri Bakanlığına) bağlı olup, ayrı tüzel kişiliği bulunmadığı için davada taraf ehliyetine sahip değildir.

Somut olayda, davanın ... adına kaymakam tarafından açıldığının, yargılama sırasında vekalet verilen vekilin İçişleri Bakanlığını temsil görevi bulunduğuna veya İçişleri Bakanlığını temsilen hareket ettiğine dair dosyada bilgi bulunmadığının anlaşılması karşısında, taraf sıfatının İçişleri Bakanlığına ait olduğu gözetilerek bu konudaki eksikliğin giderilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, Sason Kaymakamlığının temsili ile yargılama yapılıp hüküm kurulması hatalı olmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, bozma nedenine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/9589, K. 2024/8585, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9589
Karar No
2024/8585
Tarih
16 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/9613 K.2024/7419
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/9624 K.2024/6913
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/9625 K.2024/6765
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/9626 K.2024/6761
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/9629 K.2024/6760
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/9630 K.2024/7385

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.