KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/10401 E., 2022/13796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
Karar Metni
1.314 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi No :
Dava, iptal edilen hizmetlerin fiili çalışma olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanarak ödenmesi istemlerine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; kurum tarafından, müvekkilinin davalı ... ... Paz. Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı ... sicil numaralı iş yerindeki 06/08/2009 - 31/10/2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının fiili çalışmaya dayalı gerçek olmayan çalışma tespiti ile iptal edildiğini, yaşlılık aylığının kesildiğini ancak müvekkilinin çalışmalarının gerçek olduğunu belirterek müvekkilinin çalışmalarını iptal eden kurum işleminin iptali ile kesilen maaşların iadesi ve yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, diğer davalı şirket hakkında düzenlenen tahkikat raporunda davacının hizmet günlerinin fiili çalışma olmaması nedeniyle iptal edildiğini, kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirkete tebligat kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılmış olup, şirket ortağı ve müdürü ... ... duruşmadaki beyanında ; davalı şirket yetkilisi olduğunu, davacının bu şirkette çalıştığını, davacının 2008 yılından sonra işe girdiğini tam olarak ne zaman girdiğini hatırlamadığını, davacının yaklaşık olarak 2-3 sene bu işyerinde çalıştığını, kendisinin davalı şirketi 2008 yılı dolaylarında başka şahıslardan devir aldığını, şirketin üzerine ... adı altında bir dükkanın olduğunu bu dükkanı da devir aldığını, davacının bu dükkanın manav bölümünde çalıştığını,
marketin 24 saat açık olduğunu davacının bazen gece bazen de gündüz olmak üzere bu işyerinin manav bölümünde çalıştığını, aradan zaman geçmesi sebebiyle ... açık adresini hatırlayamadığını, 2011-2012 yılında bu işyerini ...’e taşıdığını, bu işyerinin de adresini bilmediğini, ...’e taşındıktan sonra ıslak mendil alım-satımı işi yapmaya başladığını, ...’deki işyerini büro olarak kullandığını, iş yerini taşıdıktan sonra davacının bu büroda gelen gidenlere çay hizmeti verdiğini, davacının bir kısım maaşını da ödeyemediğini, şirketi ...’den devir aldığını ve açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi, “dosya içerisine celp edilen vergi tekniği raporu içerisinde; davalı şirketin 2008 yılı hesap döneminde KDV dahil 357.025,52 TL tutarındaki mal ve hizmet alışını sahte faturalarla yaptığının tespit edildiği, bu dönem sonrasındaki vergi bildirimlerinin gerçeği yansıtmadığı ve şirketin fiilen mevcut olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Bu yazılı kayıtların aksini ispat edecek düzeyde davacı tarafça herhangi bir delil sunulamamıştır. Dinlenen davacı tanıkların beyanlarının, dosya içerisindeki resmi yazılı kayıtlar ile çeliştiği; kolluk tarafından yapılan çevre soruşturmasında da davacının çalışmalarının tespitinin yapılamadığı görülmüştür.
Yine re' sen dinlenen tanık ve kiraya veren ... beyanında; davalı şirkete herhangi bir iş yeri kiralaması yapmadığını ve yine kira sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ifade ettiği görülmüştür.
Yukarıdaki tespitler kapsamında, 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, davalı kurum işleminin yerinde olduğu ve davacının fiili çalışmasının olmadığı anlaşılmıştır gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“... 19. İş Mahkemesi'nin 23/12/2019 tarihli, 2017/195 Esas - 2019/329 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin bu şirkette tam ve gerçek olarak çalıştığını, tanıklarımızın açıkça bunu beyan ettiğini, oysa bilirkişiler müvekkilimin çalıştığı şirketin vergi kayıtlarından yola çıkarak bu çalışmanın tam ve gerçek olmadığına ilişkin mütalaa da bulunduklarını, muşlar ve yerel mahkeme de bu mütalaaların doğrultusunda davanın reddi kararı verildiğini, yerel mahkeme delillerin değerlendirilmesinde yanlışlık yaparak ve tamamen vergi cihetinden inceleme yapan 2 adet bilirkişi raporuna uyarak red kararı verildiğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.
Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
6100 sayılı HMK madde119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK madde 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Dosya kapsamından, Kurumca davacıya 25 yıl sigortalılık süresi, 48 yaş ve 5225 gün prim ödeme gün şartları olduğunun dikkate alınmasıyla 01.10.2012 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, kurum denetmen raporları doğrultusunda kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören...
San Tic Ltd Şti unvanlı iş yerindeki 01.06.2012-25.09.2012 tarihleri arasındaki 115 günlük çalışmasının fiili bir çalışmaya dayanmadığının tespit edilmesi ve yine denetmen raporuna göre kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören .... ....... ...
Tic Ltd Şti unvanlı iş yerinin sahte işyeri olduğunun ve dolayısı ile bu işyerinde gösterilen çalışmaların da fiili bir çalışmaya dayanmadığı gerekçesine dayalı olarak bahse konu işyerinde 06.08.2009-31.10.2011 tarihleri arasında 806 günlük çalışmalarının iptal edildiği, tahsis talebi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi için gerekli olan 5225 gün prim ödeme gün sayısını tamamlayamamış olmasına dayalı olarak Kurumca yaşlılık aylığının baştan itibaren iptal edilerek borç çıkarıldığı, tanık beyanlarından işyerinin önce market olarak işletildiği daha sonra işyerinin taşındığı ve iştigal konusunun değiştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle ihtilaf konusu dönem yönünden davacının çalışmalarının nerede geçtiği, ne kadar süre ile hangi işlerin yapıldığı, kimlerle birlikte çalıştığı konusu davacıya açıklattırılmalı, vergi kayıtlarında market işyerinin de bulunduğunun bildirilmesi karşısında, davalı şirketin merkez ve şube işyerlerine ait ..., vergi kayıtları ile birlikte işyeri sicil dosyaları getirtilmeli, bu kapsamda işyerlerinin faal olup olmadığı belirlenmeli, davalı şirket adına tescilli işyerlerine ait bordrolar getirtilerek hizmetleri iptal edilmeyen bordrolu çalışanlar belirlenerek tanık sıfatıyla dinlenmeli,
davacının çalışmalarının geçtiği merkez ve şube işyerlerine komşu işyerleri sahipleri ile çalışanları ..., .... ....... ... aracılığıyla tespit edilerek bu kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tanık beyanları arasında çelişki bulunması halinde giderilmeli, böylece uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek biçimde çözümlenip hasıl olacak sonuca göre tahsis şartları irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/10401, K. 2022/13796, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama