İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10469 K.2022/14002

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No :

Esas2022/10469Karar2022/14002Tarih10 Kasım 2022Okuma5 dk · 959 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/10469 E., 2022/14002 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Kasım 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

959 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No :

Dava ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekilince istenmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; murisi babanın limited şirketi ortağı olması nedeniyle şirketin sigorta primi, işsizlik sigortası primi, ipc ve damga vergisi borçları nedeniyle davalı Kurum tarafından düzenlenen ve tebliğ edilen 12 adet ödeme emrinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle iptalini, borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II-CEVAP

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisi borçlu ... ...’ın hem iki ortaklı limited şirketin şirket ortağı hem de tek başına temsil ve ilzam yetkilisi olması nedeniyle şirketin Kuruma olan borçların tamamından sorumlu olduğunu, vefatı nedeniyle mirasçıların sorumlu olduğunu, yapılan icra takibinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece “...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davanın yasal süresinde açıldığı, borçlu şirketin, davalı kuruma 6111 sayılı ve 7143 sayılı Yasalara göre yeniden yapılandırma başvuruları gözetildiğinde zamanaşımının söz konusu olmadığı, davacının, ödeme emrinde belirtilen dava dışı şirket borcundan dolayı 6183 sayılı Yasa'nın 35. maddesi gereği murisi ... ...'ın hissesi oranında değil, 88/20. madde gereği borcun tamamından diğer mirasçılar ve de şirketin diğer ortağı ... ... ile birlikte müşterek müteselsil sorumluluğunun devam ettiği kanaatine ulaşılarak, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile, “...1-Davanın reddine, ,...” karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece “...Davaya konu sürede ödeme emrinin konusunu içeren primlerin; 3917 sayılı Kanunla getirilen düzenlemenin geçerli olduğu dönem içerisinde kalan 08.12.1993 ile 05.07.2004 dönemine ilişkin olduğu ve ödeme emrinin 30.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği hususu gözetildiğinde, davacının zamanaşımı define değer verilerek borcu ödemekle yükümlü olmadığından bahisle ödeme emrinin iptaline karar verilmesi yerinde görülmüştür.” gerekçesi ile , “...1-Davacı vekilinin, Adana 2. İş Mahkemesinin 21.01.2021 tarih ve 2019/191 Esas, 2021/32 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine,...” karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU NEDENLERİ

Davacı vekili 30.06.2015 tarihinde ilk kez tebliğ edilen tüm ödeme emirlerine konu Kurum alacaklarının zamanaşımına uğradığını, babasının yetkili olması gerekçesi ile borç çıkıyorsa babanın vefat tarihinden sonraki borçların çıkarılmasının yersiz olduğunu, buradaki sorumluluğun ancak babanın hisseleri devraldığı 17.10.1996 ile vefat tarihi olan 17.10.2003 tarihleri arasındaki %30 hisse karşılığı olabileceğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ

Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre davalı Kurumca ... İnş Tic. Ltd.

Şti.'ne ait 1997/4.-10., 2000/1.-2005/9. aylara ait prim borçları, 2002/6.-2004/4., 2005/1.-9. aylara ait işsizlik sigortası primi, 1995/4.aya ait idari para cezası, 2004/10.-2005/9. aylara ait damga vergisi borçları nedeniyle toplamda 12 adet ödeme emrinin 30.06.2015 tarihinde dosya içinde bulunan veraset ilamına göre davacı oğula tebliğ edildiği, davacının babası ... ...’ın, iki ortaklı limited şirketin %30 hissesini 17.10.1996 tarihli hisse devir sözleşmesi ile önceki ortaktan devraldığı, sözleşmenin ticaret siciline 04.11.1996 tarihinde tescil edilerek 19.11.1996 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı,

yine aynı 17.10.1996 tarihli toplantıda ... ...’ın şirket müdürü olarak seçilerek içinde SSK ile ilgili tüm yetkilerin de sayıldığı işlerde tek başına temsil ve ilzam yetkisinin verildiği ve murisin 17.10.2003 tarihinde de vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Eldeki ödeme emirlerinin iptali davasında ilk derece Mahkemesinin diğer ortağın yapılandırma başvurularının olması ve davacının da müşterek müteselsil sorumluluğunun devam ettiği gerekçesi ile davayı reddettiği, Bölge Adliye Mahkemesince kararın gerekçe kısmında ödeme emirlerinin zamanaşımı nedeniyle reddinin yerinde bulunduğu ancak hüküm kısmında davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca. "Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.

Yine aynı Kanunun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında “...Davaya konu sürede ödeme emrinin konusunu içeren primlerin; 3917 sayılı Kanunla getirilen düzenlemenin geçerli olduğu dönem içerisinde kalan 08.12.1993 ile 05.07.2004 dönemine ilişkin olduğu ve ödeme emrinin 30.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği hususu gözetildiğinde, davacının zamanaşımı define değer verilerek borcu ödemekle yükümlü olmadığından bahisle ödeme emrinin iptaline karar verilmesi yerinde görülmüştür...” denilmiş ancak hüküm kısmında davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde davcı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı kaldırılarak verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin HMK'nun 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/10469, K. 2022/14002, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve Esasın İncelemesi
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10469
Karar No
2022/14002
Tarih
10 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/10470 K.2022/20061
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10470 K.2022/14860
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10471 K.2022/15297
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/10471 K.2022/17063
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10472 K.2022/13388
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/10473 K.2022/11903

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.