İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10484 K.2024/2585

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2022/10484Karar2024/2585Tarih12 Mart 2024Okuma13 dk · 2.539 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/10484 E., 2024/2585 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mart 2024
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1739 E., 2022/1982 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Antalya 6. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/178 E., 2022/16 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.539 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dosyasının 13.01.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle. 27.05.2009 tarihinde Salihli Hasalan köyünde davalılardan ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti ye ait işyerinde davalı ... Seracılık İnşaat Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd.

Şti. işçisi olarak sera kurulum işinin gerçekleştirilmesi esnasında elektrik akımına kapılarak 4,5 metre yükseklikten düşmesi ile müvekkilinin sol ayak serçe parmağının koptuğunu ve vücudunda elektrik çarpmasına bağlı yanıklar oluştuğunu, elektrik akımının karnından geçmekle karaciğerinin büyük oranda zarar gördüğünü, 28.04.2011 tarihinde de ...

Seracılık Şirketine ait atölyede sera kelepçe malzemesi basımında tepe kelepçesi yaparken çalıştığı pres makinesindeki yayın kopması sonucu aşağı düşen pres başının müvekkilin sağ el işaret ve orta parmağını koparması neticesinde uzuv kaybına uğrayacak şekilde yaralandığını beyanla her iki iş kazası için toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın ilk kaza tarihi olan 27.05.2009 tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı vekili 28.06.2017 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100.483,30 TL'ye artırmıştır.

3. Davacı vekili birleşen dava dosyasının 27.05.2019 tarihli dilekçesinde özetle; her iki iş kazası nedeniyle müvekkilinin duyduğu manevi kayıp gözetilerek 100.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.

4. Davacı vekili talep açıklamaya dair verilen ara karar gereğince 04.12.2021 tarihli dilekçesiyle; asıl davadaki 100.483,30 TL'lik maddi tazminat istem nedeniyle bu istemin 24.954,81 TL'sinin 27.05.2009 tarihli ilk iş kazası nedeniyle, 75.528,49 TL'sinin ise 28.04.2011 tarihli ikinci kaza nedeniyle hüküm altına alınmasını, 28.04.2011 tarihli kazaya ilişkin 24.07.2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporu ile müvekkilin maddi zararının 159.439,11 TL olduğu tespit edilmiş olup aktüerya bilirkişi raporu ile fazladan tespit edilen 83.910,62 TL lik maddi zarara ilişkin haklarının saklı tutulmasını,

birleşen davada manevi tazminat istemiyle ilgili 100.000 TL’nin 25.000 TL’sinin 27.05.2009 tarihli ilk iş kazası nedeniyle, 75.000 TL’sinin ise 28.04.2011 tarihli ikinci kaza nedeniyle hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait tüm şubelerin SGK kayıtlarının tetkikinde hiçbir zaman davacı ... isimli bir çalışanlarının olmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... Seracılık İnşaat Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd.

Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davada zamanaşımı süresinin geçtiğinden zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkili nezdinde fazla mesaiye kalmadığını, resmi tatillerde ve milli bayramlarda çalışmasının olmadığını, istisnai olarak böyle bir çalışma olsa dahi karşılığının her zaman ödendiğini, aylık maaşlarının da davacıya düzenli olarak ödendiğini davacının çalıştığı dönem boyunca iki kere kaza geçirdiğini, geçirdiği ilk kaza neticesinde kendisine oluşan bütün mali kayıplarının ödendiğini, bu kazaya dair hiçbir alacağı kalmadığını, iyileştikten sonra işyerinde çalışmaya devam ettiğini,

kendi kusuru nedeniyle bir kazaya daha uğradığını, daha sonra iki ay istirahat ettiğini, istirahati süresince maaşının tam ödendiğini ve işe geri döndüğünü, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, iş kazalarında Yargıtay, işverenin kusuru olmaksızın diğer deyişle tüm iş güvenliği önlemlerini almış olmasına karşı işçinin kusurlu davranışı ile birlikte kaçınılmaz olayların etkisiyle oluşmuşsa işçinin müterafık kusuru oranında tazminattan indirim yapmakla beraber BK 43'e göre kaçınılmazlığın olaydaki payıyla beraber hakkaniyet gereği indirim yaparak geriye kalan zararı işverenden tazmin ettiğini,

beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarih ve 2014/16 E. - 2017/1028 K. sayılı ilk ilamında özetle; asıl dava ile ilgili; davalı ... Gıda A.Ş. Yönünden açılan davanın bu davalının iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle bu davalı yönünden davanın reddine, Davalı ... Seracılık İnşaat Ticaret Ltd. Şti. Yönünden açılan iş kazasına dayalı maddi tazminat davasının kabulü ile 100.483,30 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin bu ilk kararının davacı vekiline 07.08.2017 tarihinde, davalı ... Seracılık Şirketi vekiline 04.08.2017 tarihinde, davalı ... Gıda şirketine 13.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 05.09.2017 tarihinde, davalı ... Seracılık Şirketi vekilinin 14.08.2017 tarihinde ve davalı ... Gıda Şirketi vekilinin 21.09.2017 tarihinde dosyaya sunulan dilekçeler ile istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

3. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarih ve 2017/2875 E.- 2018/486 K. sayılı kararında; somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranı Sosyal Güvenlik Kurumu sürekli iş göremezlik derecesi tespit kurulu raporuna göre ilk iş kazasında %2,2, ikincisinde %9,2 ve toplamda %11,19 olarak olarak belirlendiği; ancak Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmaksızın dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği ve Kurulun oranı ilk kazada %1, ikinci kazada %21 ve toplamda %21,8 olarak belirlediği ve bu oran esas alınarak hüküm kurulduğu,

dosyadaki belgelere göre sürekli iş göremezlik oranına ilişkin çelişki bulunması ve Sosyal Güvenlik Kurumunun bu konudaki prosedürü tamamlanmadığı gibi davalı tarafından bu çelişkiye de atıfla orana itiraz edildiği nazara alınarak sürekli iş göremezlik oranı kesinleştirilmeden sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, ayrıca davalı ... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile diğer davalı işveren (...

Seracılık Şti) arasında asıl - alt işverenlik ilişkisinin tespitiyle ilgili delillerin toplanmadığı, bu kapsamda anılan davalıların işyeri sicil dosyalarının getirtilmediği, seranın tümünün mü davalı işveren tarafından yapıldığı yoksa sera yapınının parçalara ayılmak suretiyle mi yaptırıldığı, davalı ... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.

Şti.nin işyerinde işçi çalıştırıp çalıştırmadığının belirlenmediği, bununla beraber İlk derece Mahkemesi tarafından her iki iş kazasının katkısıyla meydana gelen toplam sürekli iş göremezlik üzerinden değerlendirme ve hesap yapılarak zarar hüküm altına alındığı halde, zararın tümüne ilk kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de isabetsiz olduğuna işaretle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

4. Kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle. Asıl ve birleşen dava ile ilgili olarak, ilk ve ikinci iş kazaları nedeniyle davalıların %80 davacının %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek 24.07.2021 tarihli hesap raporuna göre ilk iş kazası nedeniyle %2,2 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranına göre 24.954,81 TL ve %16,2 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranına göre 159.439,11 TL alacağı olduğu belirtilerek.

A) 27.05.2009 tarihli ilk iş kazası ile ilgili olarak. 24.954,81 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, B) 28.04.2011 tarihli iş kazası ile ilgili olarak; davalı ... Gıda San ve Tic. Ltd. Şti yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Ltd.

Şti. yönünden maddi alacağı 159.439,11 TL olmakla beraber taleple bağlı 75.528,49 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.04.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davaya konu olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, aksi yöndeki raporların yerinde olmadığını, her iki iş kazasında da sorumluluklarının bulunmadıklarını, kabul edilen maluliyet oranlarının da çok düşük olduğunu, manevi tazminatın da düşük belirlendiğini, vekalet ücreti takdirinde de hata olduğunu, ... Şti. yönünden verilen husumetten red kararının da yerinde olmadığını beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddi gerektiğini, davacıya 27.09.2009 tarihinde geçirdiği kazayla ilgili tüm ödemelerin yapıldığını, herhangi bir alacağı kalmadığını, yapılan ödemelerinde düşülmediğini; 28/04/2011 tarihinde ki kaza ile ilgili olarak da davacının tamamen kusurundan kaynaklandığını, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğinin beyan ile asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... Gıda San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, asıl - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin işveren sıfatına haiz olmadığını, bu nedenle sorumluluklarından bahsedilemeyeceğini beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle. "Meydana gelen her iki olayda 5510 sayılı Kanun'un 13/1 maddesine göre iş kazasıdır. ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd. Şti. alt işveren olup her iki kazada da davacının işvereni olduğu için sorumludur. ... Gıda San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. birinci iş kazasında asıl işveren olarak sorumludur. İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesi bu yöndeki kabulü yerindedir.

Her iki iş kazasında davacının %20, davalı işverenin %80 kusurlu olduğuna yönelik hükme esas alınan bilirkişi kusur raporu ile bilirkişi ek kusur raporunun maddi olgular, olay ve sigortalıya ilişkin veriler ile iş güvenliği mevzuatına uygundur. Davacının maluliyeti Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından tespit edilmiş ve kesinleşmiştir. Dava dosyasının zamanaşımı sorunu bulunmamaktadır. Davacı ayrıca yaralanmasından dolayı manevi zararın karşılanmasını talep etmektedir.

Davacının davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken geçirmiş olduğu iş kazasında yaralandığı, bu yaralanması neticesinde dosyada mevcut rapor kapsamlarına nazaran malul kaldığı, olayın meydana gelmesinde davacının %20, davalı iş verenin %80 oranında kusurlu bulunduğu, açıktır.

Olayın meydana geliş biçimi, olay tarihindeki davacının yaşı, maluliyet ve kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında hakkaniyet ilkeleri de gözetilerek davacının yaralanması ve sonrasındaki manevi ızdırabını bir ölçüde dindirmeyi teminen talep olunan ve miktarına nazaran davacının haksız zenginleşmesine sebebiyet vermeyeceği düşünülen manevi zararın ayrıca bilirkişi raporu ile tespit olunan maddi zararın davalıdan tahsiline yönelik İlk Derece Mahkemesi kararı yerindedir.

Takdir edilen vekalet ücretlerinde herhangi bir hata görülmemiştir." gerekçeleriyle " Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava ile ıslahın zamanaşımına uğradığını, 9.995,16 TL ödemeye ilişkin dekont mahkeme dosyasına sunulmasına karşın bu ödemenin değerlendirilmediğini, Müvekkili tarafından; davacıya, ...

Gıda Şirketine yapılacak iş ile ilgili olarak oryantasyon eğitimi verildiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kazanın meydana geldiği alanda çalışma yapılması için elektriğin kesilmesinin diğer davalı ... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.

Şti.'den istendiğini ve elektrikler kesilene kadar iş yapımına başlanmadığı halde davacının elektriğin kesilmesini beklediği sırada uyarıları dikkate almayarak o bölgede çalıştığını ve bu olayın neticesinde kaza geçirdiğini, dinlenen tanık beyanlarında bu hususun ispat edileceğini, bilirkişi tarafından kusur hesaplanmasında hataya düşüldüğünü ve mahkeme tarafından kusura ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, sürekli iş göremezlik oranında çelişkinin giderilmediğini, davacının istinaf incelemesi öncesi iş göremezlik oranı toplam %21,8 iken bozma sonrası alınan raporlarda bu oranın ilk kazada %2,2 ikinci kazada %16,2 olarak hesaplandığını,

kabul anlamına gelmekle birlikte toplam iş göremezlik oranı düşerken hesaplanan tazminat miktarında artış meydana gelmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... Gıda San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işçisi olduğu ...

Seracılık Şirketi ile müvekkili şirket arasında 05.03.2009 tarihli 140.600 m2 ek sera tesisi inşaatında sera montajına ve mekanik malzeme imalatına ilişkin anahtar teslim iş sözleşmesi ile 25.03.2010 tarihli 107.000 m2 sera tesisi inşaatında sera metal konstrüksiyon imalatına yönelik mekanik parça imalatına ilişkin hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu davacı ile müvekkil şirket arasında işveren-işçi ilişkisi bulunmadığı gibi davacının işvereni ...

Seracılık ile müvekkil şirket arasında da alt-üst işverenlik ilişkisi bulunmadığını, kararda İkinci iş kazasından sorumlu olmadığı gibi ilk kazadan da sorumlu olmaması gerektiğini, "...

Seracılık şirketi ile arasındaki sözleşmenin "yüklenicinin yükümlülükleri” başlıklı 5 inci maddesi kapsamında sorumlu tutulamayacağı: “Yüklenicinin montajlardan sorumlu tüm elemanlarının iş verenin sera tesisleri içerisinde geçireceği her türlü iş kazalarının tazmininden, tedavi masraflarından, SSK, bölge çalışma müdürlüğü, iş kurumu vb. makam ve mercilerden gelebilecek cezai yükümlülüklerden yüklenici sorumludur.” Maddesi gereği müvekkil şirketin sorumlu olmayacağını sözleşmenin anahtar teslim iş sözleşmesi olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat isemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Adli tatilin sürelere etkisi" açısından aynı Kanun'un 102 ve 103 üncü maddesidir. "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme 1. Uyuşmazlığın çözümü, 'usuli kazanılmış hak' kavramının açıklanmasını ve açıklanan olgular karşısında somut olay ve taraflar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesini gerekli kılmaktadır.

2. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun/HMK) 'usuli kazanılmış hak' kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir.

3. Bu Kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

4. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.

5. 6100 sayılı HMK'nun 103/1-ç maddesinde "ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar." Adli tatilde görülebilecek dava ve işler arasında sayılmıştır.

6. Bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince verilen 18.07.2017 tarihli ilk kararın davacı vekiline 07.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve adli tatile tabi olmayan bu dava için karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 5521 sayılı Kanun kapsamında kararda gösterilen kanun yolu süresi olan 8 günlük süre dolduktan sonra 05.09.2017 tarihinde istinaf edildiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ilk kararında davacı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun da davalılar vekillerinin istinaf başvurusu gibi değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi kararının davacı lehine kaldırılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.

7. O halde, Mahkemece yapılacak iş; davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ilk kararını süresinde istinaf etmemiş olduğu kabul edilerek ve iş bu kararın sadece davalılar vekilleri tarafından istinaf edildiği gözetilerek kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davalılar lehine oluşması gereken usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle,

kaldırma kararı sonrasında 27.05.2009 tarihli iş kazası nedeniyle tespit edilen %2,2 ve 28/04/2011 tarihli iş kazası nedeniyle tespit edilen %16,2 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranlarının kaldırma kararı öncesinde alınan 01.06.2017 tarihli hesap raporuna uygulamak (bu raporda esas alınan işlemiş devre sonrasında yürürlüğe giren asgari ücret değişiklikleri rapora yansıtılmamak suretiyle), davacının her bir iş kazası nedeniyle hak kazanacağı maddi tazminat miktarlarını belirleyerek, davacıların maddi tazminat istemleriyle manevi tazminat istemleri hakkında bir karar vermekten ibarettir.

8. İlk Derece Mahkemesince anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

9. O halde, Kanun'un açık hükmüne aykırı görülen hususlar ile davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek, bozma sebeplerine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilleri tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/10484, K. 2024/2585, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10484
Karar No
2024/2585
Tarih
12 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10506 K.2024/2166
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/10572 K.2024/16095
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/10575 K.2024/2484
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/10709 K.2024/3892
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/11101 K.2024/3359
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/11226 K.2024/4919

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.