İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10984 K.2024/1292

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/10984Karar2024/1292Tarih14 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.123 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/10984 E., 2024/1292 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2024
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/836 E., 2022/2205 K.
Karar
Kabul
İlk derece mahkemesi
... 24. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/392 E., 2021/671 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.123 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...Ş.’nin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine; davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin vekalet ücretine dair istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının (bu yönden) kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... 30.01.2014 tarihinde Erzurum istikametinden Artvin ili istikametine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak Oltu Çayına doğru araç ile devrilmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu trafik kazası sonucunda müteveffa ...'in vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı işveren ...

İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin de kusurlu olduğunu, davalı ...

İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yetkilileri tarafından....plakalı kamyona istiap haddinden fazla yük (kum) yüklenmiş olması sebebi ile şoför ...'in direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana geldiğini, dolayısıyla davalı işverenin de meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, davalı ... şirketinin araca ait zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk poliçesinin tarafı olduğu ve bu sebeple sorumlu olduğunu belirtilerek davacılar yönünden ayırmaksızın her bir davalı için 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini bildirmiş yargılama aşamasında alınan ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davalı ...Ş.'ye ait ZMSS poliçesinden kaynaklı;

davacı ... için 151.821,00 TL, davacı ... için 65.603,93 TL, davacı ... için 50.575,07 TL olmak üzere toplam 268.000,00 TL, davalı ...Ş.'ye ait Kasko Poliçesinden kaynaklı; davacı ... için 56.649,63 TL, davacı ... için 24.479,08 TL, davacı ... için 18.871,29 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL, davalı ...

İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den ise davacı ... için 82.856,95 TL, davacı ... için 44.974,70 TL, davacı ... için 30.642,50 TL olmak üzere toplam 158.474,15 TL'ye çıkararak, toplam 526.474,15 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davaya konu kazanın Erzurum’da gerçekleştiğini, müvekkilinin adresi ise dava dilekçesinden de görüleceği üzere ... ili Şişli ilçesinde bulunmakta olduğunu, hal böyle iken, haksız fiilde kaynaklı iş bu davanın ... Mahkemeleri değil davaya bakmaya yetkili olan ... Mahkemelerinde (...

Adliyesi-Çağlayan) açılması gerekmekte olduğunu, belirtilen nedenlerle öncelikle yetkisiz yerde açılan dava dosyasının usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bölge müdürlüğünün şube olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tüzel kişiliği, poliçe düzenleme yetkisi ve hasar ödeme yetkisi bulunmamakta olduğunu, 6100 sayılı HMK 14/1 maddesine göre "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir." hükmüne göre şubenin yetkisinden kasıt, o tüzel kişinin her şubesi değil, işlemi yapan acentenin bağlı olduğu şubesi olduğunu,

davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kazaya karışan .... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1.maddesi uyarınca sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine göre temin ettiğini,

müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde, sigortalısı araç sürücünün kusuru oranında müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olacağını, 30.01.2014 tarihinde meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, davacının murisinin müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsü olduğundan davacı sorumluluk sigortası kapsamında 3. kişi olarak kabul edilemeyeceğini, davacı murisi sürücünün kazada asli kusurlu olması sebebiyle davacının tazminat hakkı bulunmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. cevap dilekçesinde özetle;

Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu olayın üzerinden 5 yıl geçtiğini, müvekkili şirket aleyhine ...

14. İş Mahkemesinin 2014/1994 E. sayılı manevi tazminat davasının mevcut olduğunu, 5 yıl içinde davacıların sadece manevi tazminat davası açtığını, maddi tazminat davasının bilinçli olarak bekletildiğini, bu süre içinde mütevefanın eşinin yaşı ilerlediğini, ve AYİM tablosuna göre evlenme olasılığının düştüğünü, bu husus da olası maddi tazminattaki tenzilat oranını düşürüp davacılara haksız kazanç sağlayacağını, davacıların hakkı kötüye kullandığını, haksız kazanç sağlamaya yönelik hareket ettiklerini, müvekkili şirketin kazada hiç bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını,

kaza tarihinde mütevefanın kullandığı kamyona istiap haddinden fazla yük yüklenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafından maddi tazminat talebine avans faizi yürütülmesi talep edildiğini, iş kazasına ilişkin olarak iş mahkemesinde grülen davalarda avans faizi işletilmesinin hukukla bağdaşmadığını, bu sebeple davacının avans faiz işletilmesne dair talebinin reddi gerektiğini iddia ederek davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının %70, davalı işverenin %30 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacıların destekten yoksun kalma nedeninden kaynaklı maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, ...

Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2020/1678 Esas, 2021/1033 Karar sayılı ilamına uyulmadığını, her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu, davacıların murisinin meydana gelen kazada kusurunun rolünün gözönüne alınması gerektiğini, meydana gelen kazada müteveffanın emniyet kemeri takmadığının tespit edilmiş olup kendi hayatını tehlikeye soktuğunun açıkça ortada olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusur ve ihmali ile iş güvenliği önlemlerinin alınmamasının sebep gösterilemeyeceğini, davacılar tarafından müvekkili şirket aleyhine ...

39. İş Mahkemesinin 2019/227 Esas sayılı dosyası ile manevi tazminat davası açıldığını, ...

39. İş Mahkemesinin 2019/227 Esas sayılı dosyasında alınan birikişi raporları ile SGK tarafından alınan raporlar arasında büyük çelişkiler mevcut olduğunu, yerel mahkemece bu çelişkiler giderilmeden, kusur oranları belirlenmeden, başka bir dosyada çelişkilerle dolu ve hatalı olan kusur raporuna istinaden rapor alınıp hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuki ve maddi hatalar içerdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılardan ...'in yaşının 49 olarak belirtildiğini, oysa davacının kaza tarihinde 30, yıl itibariyle de 35 yaşında olduğunu,

hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yaşının ve bakiye ömrünün yanlış hesaplamakla raporun topyekun hatalı olmasına sebebiyet verdiğini, davacıların gerçek zararları hesaplanırken bilirkişi tarafından müteveffanın çocukları ..... ve ....’in 25 yaşlarına kadar babalarından destek görecekleri hesaplandığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca kız çocuklarının 22, erkek çocuklarının ise 18 yaşına kadar destekten yararlandığını, sadece yükseköğrenim görmekte olan çocuklara ilişkin destek hesaplanırken yükseköğrenimden mezun olacakları yaşlarının gözönüne alındığını, somut olayda, kaza tarihinde müteveffanın çocuklarından .....

1, .... 5 yaşında olup yükseköğrenim görecekleri yönünde herhangi bir kesin hüküm kurulmaması gerektiğini beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yargıtay’ın 2017 tarihli son Hukuk Genel Kurulu kararında özetle tek taraflı kazalarda sürücünün kendi kusurundan kaynaklı kazalarda mirasçıların, destekten yoksun kalanların zararlarından işletenin sorumlu olmadığı yönünde olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde müşterek ve müteselsil olduğunu, talebin, yeni genel şartlar ve yeni Karayolları Trafik Kanunu kapsamında teminat dışı olduğunu, kazada vefat eden desteğin %100 kusurlu olup aynı zamanda sigortalı aracın işleteni konumunda olduğunu,

artık tam kusurlu sürücü mirasçılarının destekten yoksunluk talep edemeyeceğinin belirlendiğini, davacının murisinin müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsü olduğundan davacının sorumluluk sigortası kapsamında 3. kişi olarak kabul edilemeyeceğini, ilgili kaza nedeniyle müteveffanın mirasçılarının açmış olduğu davanın Yargıtay’dan dönmesi bekletici mesele yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

aynı taleplerle aynı davacılar tarafından Sigorta Tahkim 2014/E.8968.33 sayılı başvuru yapılmış olup davanın limit üzerinden kabulüne ilişkin kararın taraflarınca temyiz edildiğini ve Yargıtay tarafından SGK PSD ödemesi sorulması ve düşülmesi gerektiğinden bahisle bozulduğunu, bozma sonrası hakemin dosyadan el çektiğini, hal böyle iken, Yusuf Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/10 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmadan karar verilmesinin istinaf sebebi olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hüküm altına alınan tazminat rakamları fahiş olduğunu,

yeni genel şartlar gereği TRH tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini ve zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, poliçe limitinin tamamı üzerinden verilen kararın hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla vekalet ücretlerinin ayrı ayrı hesaplanmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yine harçlar içinde hesaplamanın ayrı ayrı yapılmasının hatalı olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalı ...Ş. vekili Av. ....’a gerekçeli karar 14.12.2021 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edilmiş ve dosya içeriğinde anılan vekile ait vekaletname sureti görülmüş olup azledildiğine dair bir belgeye de rastlanmamıştır. Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi açık olup, “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.

Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.” hükmünü içermektedir. Bu durumda, davalı ...Ş.’nin istinaf başvurusu yasal süre geçtikten sonra 11.01.2022 tarihinde yapılmıştır.

Dava konusu olayda, kabul edilen maddi tazminat tutarlarının toplamı üzerinden davacılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 17.06.2019 tarih ve 2018/5037 Esas, 2019/4405 Karar sayılı.

22.10.2019 tarih ve 2019/1688 Esas, 2019/6432 Karar sayılı kararları)." gerekçesiyle davalı ...Ş.’nin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine; davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin vekalet ücretine dair istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının (bu yönden) kaldırılarak yeniden hüküm verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... İnş San. ve Tic. A.Ş. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf mahkemesi süreden red kararının hatalı olduğu başvurusunun süresinde kabul edilerek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

3. Değerlendirme A) Davalı ...Ş vekilinin temyiz istemi yönünden; dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar evrakının 14.12.2021 tarihinde e-tebligat ile Av. .... 'a tebliğ edildiği, davalı ...Ş. vekili Av. ...'un dosyada süre uzatım talebi dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 10.08.2016 tarihli vekaletnamesinin mevcut bulunduğu, iş bu vekaletnamenin süreli olarak düzenlenmediği ve yargılama aşamasında azledildiğine veya istifa ettiğine dair bir belgeye de rastlanmadığı anlaşılmıştır.

Davalı ... vekili Av. ... yargılamanın kendisi tarafından takip edildiği bu sebeple gerekçeli karar evrakının da Av. ... yerine kendisine tebliğe çıkarılması gerektiği ileri sürülmüş ise de 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi açık olup, “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.” hükmünü içermektedir.

Bu durumda, davalı ...Ş.’nin istinaf başvurusunun yasal süre geçtikten sonra 11.01.2022 tarihinde yapıldığı tespitiyle istinaf başvurusunun süre yönünden reddine dair temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerindedir.

B) Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş vekilinin temyiz istemi yönünden; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararında davalı şirket aleyhine hükmolunan maddi tazminat miktarlarının davacı eş için 82.856,95 TL, davacı ... için 44.974,70 TL, davacı ... için 30.642,50 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile diğer istinaf nedenlerini reddetmek suretiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından davalı ... İnş San. ve Tic A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı ... İnş Tic ve San. A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının davalılardan ... İnş Tic ve San. A.Ş.'ye iadesine

Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz karar harcının davalılardan Türkiye Sigorta A.Ş.'ye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/10984, K. 2024/1292, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. C. Gerekçe
  12. Vı.karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10984
Karar No
2024/1292
Tarih
14 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/10988 K.2024/1054
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10989 K.2024/1262
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/10991 K.2024/1116
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/11001 K.2024/2185
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/11012 K.2024/2075
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/11013 K.2024/2888

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.