KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/11293 E., 2024/1555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/755 E., 2022/109 K.
- Karar
- Davalı Kurum yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalı şirketin kusurlu olduğundan bahisle 153.026,47 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.06.2016 tarih ve 2009/462 Esas, 2016/290 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum yönününden karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirket yönünden davacının zararının bulunduğunu ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 11.09.2018 tarih, 2016/20183 Esas, 2018/6175 Karar sayılı kararı ile somut olayda her ne kadar davacı asil Kuruma verdiği dilekçesi ile kendisine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasını istememiş ise de bunun davacının maddi zarara uğramadığı, davacının maddi zararını ispat edemediği anlamında yorumlanmasının mümkün olmadığı,
mahkemenin, Kuruma yazacağı müzekkere ile iş kazası sigorta kolundan davacıya %26,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden gelir bağlansa idi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olacağını tespit etmesi mümkün olduğuna göre davacının maddi tazminat istemini ispatlayamadığından bahisle bu istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davacının bir iş kazası geçirdiği, bunun neticesinde %26,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı,
iş kazasının meydana gelişinde davacının %40 davalının %60 oranında kusurlu oldukları anlaşılmasına karşın hatalı gerekçe ile manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmesinin ayrıca hatalı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 11.02.2022 tarih, 2018/755 Esas, 2022/109 Karar sayılı karar ile iş kazası nedeniyle davacının %26,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacının %40, davalının %60 oranında kusurlu olduğu, davacının hesaplanan maddi zararının 153.026,47 TL olduğundan bahisle davalı şirket yönünden maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne, davalı Kurum yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin hatalı olduğunu temyiz gerekçesi olarak ileri sürmüştür.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazadan asıl sorumlu olan asıl işverenin Sağlık Bakanlığı olduğunu, taleplerine rağmen davaya dahil edilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 439 uncu maddesi.
3. Değerlendirme a.Davalı ...' nun Temyiz İstemi Yönünden Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. (HMK 364/2-f bendine göre temyiz dilekçesinde "Temyiz sebepleri ve gerekçesi" bulunmak zorundadır) Aksi halde temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı kabul edilir. Kötü niyetle temyiz, davanın gereksiz yere uzamasına ve yargı organlarının yersiz meşgul edilmesine yol açar.
Somut olayda, davalı ... Kurumunun Mahkemece verilen 28.06.2016 tarihli ilk karara karşı temyiz yoluna başvurmadığı, temyiz incelemesine konu kararda olduğu gibi anılan 28.06.2016 tarihli kararda da davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, diğer bir deyişle temyiz incelemesine konu 11.02.2022 tarihli son kararda davalı Kurum aleyhine herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin temyiz yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle adı geçen davalının temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
b.Davalı Şirketin Temyiz İstemi Yönünden Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, davalı şirketin ticaret ünvanı aslında ... İnş. Tem. Hiz. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu halde gerekçeli karar başlığında ve kararın muhtelif yerlerinde ... İnş. Tem. ve Yemek Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. olarak hatalı gösterildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.
Somut olayda, davalı şirketin ticaret ünvanının gerekçeli karar başlığında hatalı bir şekilde gösterilmesi yerinde görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; A.Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
B.Davalı şirketin temyiz itirazları yönünden temyiz incelemesine konu Mahkeme kararının başlık, gerekçe ve hüküm kısımlarında yer alan tüm "... İnş. Temizlik ve Yemek Hiz. San. Tic. Ltd. Şti." ibarelerinin silinerek yerlerine geçmek üzere "... İnş. Tem. Hiz. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti." ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/11293, K. 2024/1555, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama