KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/11982 E., 2022/13343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- ......
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Dava, yaşlılık aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
24.07.2008 tahsis talebine istinaden 19.10.1978-23.07.2008 tarihleri arası 27 yıl 10 ay 29 gün 4/1-b sigortalılığı üzerinden 01.08.2008 tarihinden itibaren aylık bağlanan davacının Avusturya’da çalıştığının belirlendiği gerekçesiyle çakışan dönem sigortalılığı iptal edilerek, Kurumca başlangıç tarihi itibarıyla aylığının iptal edilip borç tahakkuk ettirilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece uyulan bozma ilamında “Somut olayda, davacıya ait Avusturya çalışma belgesine göre 01.02.2002 ile 30.11.2012 tarihleri arası kesintli çalışması bulunan davacının, 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... ise de yurtdışı çalışmaları ile çakışan dönemin geçerli olmayacağı açıktır. Bu bağlamda çakışan dönem sigortalılık süreleri tespit edilerek tahsis koşulları irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” belirtilmiştir.
Yurtdışında çalışan birisinin Türkiye’de isteğe bağlı sigortalı olması mümkün ise de; bir kişinin yurtdışında ve Türkiye’de zorunlu sigortalı olarak aynı dönemde fiilen sigortalılığa esas faaliyette bulunması ve bu kapsamda sigortalı olması mümkün değildir. Türk sosyal güvenlik sistemi, çifte sigortalılığa kural olarak cevaz vermediği gibi, her somut olayın özelliğine göre bu yöndeki uyuşmazlıklarda; birbirleriyle çakışan sigortalılıkların, gerçek ve fiili sigortalılık olup-olmadığı üzerinde durulmalıdır. Açıklanan sebeplerle, davacının, yurtdışında zorunlu sigortalı olduğu dönemlerde Türkiye’deki zorunlu ... sigortalılığına hukuki geçerlilik tanınamaz.
Somut olayda, 19.10.1978-20.4.1982, 25.9.1983-21.10.1984, 22.3.1985-23.7.2008 tarihleri arası 10.049 gün ... siğortalılığı üzerinden 1.8.2008 tarihinden itibaren 4/b yaşlılık aylık bağlanan davacının Avusturya’daki çalışmaları ile çakıştığı gerekçesiyle 1.2.2002-31.12.2004 ve 1.6.2005-24.8.2008 tarihleri arası bağkur siğortalılığının iptali ile hizmet süresi 7872 güne düştüğü gerekçesiyle aylığın başlangıçtan itibaren iptal edilerek borç çıkarıldığı,
Avusturya çalışma belgesine göre 2002/2-2004/11 34 ay işçi, 2004/12-2004/12 1 ay işsizlik ücreti, 2005/6-2005/7 2 ay serbest çalışma, 2005/8-2005/9 işçi, 2005/10-2005/12 serbest çalışma, 2006/1-2006/4 4 ay işçi, 2006/5-2006/5 1 ay izin ücreti, 2006/6-2009/6 37 ay serbest çalışmasının bulunduğu, yurda giriş çıkış kayıtlarına göre, 17.1.2002-14.12.2005 tarihleri arası kısa süreliğine Türkiye’de bulunduğu halde 21.5.2006-21.10.2010 tarihleri arası 4,5 yıl Türkiye’de bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda Avusturya çalışma belgesi ve giriş- çıkış kayıtlarına göre Mahkemenin, kurumca iptal edilen 1.2.2002-31.12.2004 dönemi yönünden verilen karar isabetli ise de iptal edilen 1.6.2005-24.8.2008 dönemi yönünden verilen red kararı isabetsiz olup bozma nedenidir.
Mahkemece, öncelikle çakışan dönemde, davacının Türkiye’de bulunduğu gözetilerek, yurtdışında serbest çalışmaya dayalı bildirimi olduğu, söz konusu serbest çalışmanın neye dayalı olduğu, ikamete dayalı bir çalışma olup olmadığı davalı Kurum aracılığıyla araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Ayrıca, davacının iptal sonrası kalan süre, prim gün sayısı yönünden kısmı yaşlılık aylığına hak kazanıp hak kazanmadığı hususu da araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile, yazılı gerekçelerle, karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/11982, K. 2022/13343, 31 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama