KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/12259 E., 2024/136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/229 E., 2021/289 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/122 Esas, 2019/768 Karar
Karar Metni
2.060 kelime·10 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... Ür. A.Ş. vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 21.06.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı ...Ş. adına Av..... ile davacı adına Av.... ve davalı ... İnşaat ve Tic. A.Ş. adına Av.... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğradığı, iş kazasının oluşumunda davalıların kusurları bulunduğundan bahisle 128.222,99 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2016 tarih, 2015/16 Esas, 2016/1414 Karar sayılı kararında Dairemizce onanan rücuan tazminat davasında alınan ve davacının %40, davalı ... şirketinin %60 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildiren bilirkişi kusur raporuna itibar edip bu doğrultuda düzenlenen bilirkişi hesap raporunu hükme dayanak kılmak ve her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin anılan kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2017 tarih, 2017/33 Esas, 2017/58 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma yapıldığı, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığından bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gelmesi ve kusur raporu ve akabinde davacının maddi zararını 143.347,66 TL olarak hesaplayan bilirkişi hesap raporu alınmasından sonra Mahkemece verilen 13.11.2019 tarih, 2017/122 Esas, 2019/768 Karar sayılı kararda her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmak suretiyle davacının zararı her ne kadar 143.347,66 TL olarak hesaplanmış ise de kaldırma kararından sonra ıslah söz konusu olamayacağından bahisle davacı lehine 128.222,99 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin13.11.2019 tarih, 2017/122 Esas, 2019/768 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, asgari ücretin artması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasından sonra tekrar hesaplama yapılan miktarın kabul edilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, kendisinin asıl işveren olarak sorumlu tutulamayacağını ihale makamı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... İnşaat şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının kaza geçirdikten sonra hastanede yapılan yanlış müdahaleler nedeniyle maluliyetinin arttığını, maluliyet oranının %39 olarak esas alınması gerektiğini, aktüerya bilirkişisinin davacının ücretini hatalı tespit ettiğini, usulü müktesep hakkın ihlal edildiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 02.03.2021 tarih, 2020/229 Esas, 2021/289 Karar sayılı kararı ile davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacı tarafın istinaf isteminin ise hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının az olduğundan bahisle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak davacı lehine 128.222,99 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2021 tarih, 2020/229 Esas, 2021/289 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin asıl işveren değil ihale makamı olduğunu, davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ...
İnşaat şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, sürekli iş göremezlik oranının tespiti noktasında Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğini, hesaba esas ücretin yüksek olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce 20.06.2016 tarihinde bilirkişi hesap raporu düzenlendiğini, bu rapora göre yerel mahkeme tarafından 24.10.2016 tarihinde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre usuli kazanılmış müktesep hakka riayet edilmesi gerektiğini, bozma sonrası,
kaldırma sonrası düzenlenecek bilirkişi hesap raporlarında işlemiş devrelerin ileri çekilmemesi gerektiğini, Kurum ödemeleri tenzilatının eksik yapıldığını, davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanun'un 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme a.Davalılar vekillerinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 128.222,99 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin temyiz incelemesine konu 02.03.2021 tarihli kararı ile her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak davacı lehine 128.222,99 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Davalılar vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesinin davalı ... şirketinin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik istinaf nedenini "İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2019 tarihli kararının sadece manevi tazminat yönünden istinaf edilerek maddi tazminata ilişkin istinafının bulunmaması nedeniyle Mahkemece alınan yeni hesap bilirkişisi raporunda yapılan hesaplama neticesinde maddi tazminatın daha yüksek miktarda belirlenmiş ise de davalılar lehine oluşan müktesep hak nedeniyle davacının maddi tazminat talebinin 13.11.2019 tarihli kararda belirtildiği gibi karar verildiği ... her ne kadar davacının ücret miktarını istinaf etmemesine karşın
ücretinin kaza tarihinde asgari ücretin 2.61 katı oranında olduğu hataen 26.06.2019 tarihli hesap bilirkişisi raporunda kabul edilmiş ise de Mahkemece davacının ücretinin kaza tarihindeki asgari ücretin 2.238 katı olduğu kabul edilen 20.06.2016 tarihli hesap bilirkişi raporda tespit edilen tazminat miktara göre maddi tazminata hükmedilmesi nedeniyle bu durumun sonuca etkisinin bulunmadığı kanaatine varılarak davalıların tüm istinaf itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde değildir." gerekçeleri ile yerinde görmediği,
oysa istinaf incelemesine konu 13.11.2019 tarih, 2017/122 Esas, 2019/768 Karar sayılı İlk Derece Mahkemesi kararında davacıya talebi gibi maddi tazminat verilmesinin nedeninin usuli kazanılmış hak olarak değil kaldırma ilamından sonra yeniden ıslah yapılamaması olarak açıklandığı, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilirken alınması gereken karar ve ilam harcı hesabında davalı ... şirketinin 10.11.2016 tarihinde yatırdığı 10.026,00 TL tutarındaki bakiye karar harcının dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun hükmün bozulması başlıklı 8 inci maddesi, bir hükmün bozulmasını mütaakıp verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, mütaakıp hükme ait harçdan mahsup olunur.“ hükmünü içermektedir.
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin hatalı yorumlanması nedeniyle davalıların istinaf istemlerinin yerinde görülmemesi isabetsiz olduğu gibi davalı ... şirketi tarafından aşamalarda yatırılan bakiye karar harcının alınması gereken karar ve ilam harcı hesabında gözetilmemiş olması hatalıdır.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Davalılar vekillerinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
2.Temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının "E)Hukuki Değerlendirme ve Gerekçe:" başlığı altındaki 1 numaralı bendin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2016 tarihli ilk kararının davacı vekili tarafından sadece manevi tazminat yönünden istinaf edildiği, Dairemizin 17.01.2017 tarihli kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi hesap raporunda davacının maddi zararının 143.347,66 TL olarak belirlendiği,
her ne kadar İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde "...maddi tazminat tabanının 143.347,66 TL olduğu belirlenmiş ise de kaldırma ilamından sonra yeniden ıslah yapılamayacağı anlaşılmış, kaldırma kararı öncesinde hükmedilen 128.222,99 TL tazminata hükmedilmiş,..." şeklinde bir gerekçelendirme yapılmış ise de bu gerekçenin hatalı olduğu, zira bu gerekçeden aslında davacının maddi zararının mahkemece 143.347,66 TL olduğu kabul edilmiş olmasına karşın ikinci ıslah mümkün olmadığından 128.222,99 TL tazminata hükmedildiği,
bu kapsamda davacının hüküm altına alınamayan bakiye maddi zararının bulunduğu sonucuna ulaşılacağı, esasen davacının maddi tazminat isteminin talebiyle bağlı kalınarak kabulüne karar verilememesinin nedeninin "kaldırma ilamından sonra yeniden ıslah yapılamayacağı" değil İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2016 tarihli ilk kararının davacı vekili tarafından sadece manevi tazminat yönünden istinaf edilmesi nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak olduğu, İlk Derece Mahkemesi gerekçesindeki bu hata yönünden davalıların istinaf istemlerinin yerinde olduğu,
davalılar arasındaki sözleşme hükümlerine göre personel alımı ve iş akdinin feshi yetkisi gibi olağan üstü yetkileri davalı ...Ş.'nin elinde tuttuğu işin organizasyonu da davalı şirket tarafından yapıldığından davaya konu kazanın oluşumunda davalı ... İnşaat ve Tic.
A.Ş.'nin kusurundan davalı ...Ş.'nin asıl işveren olarak sorumlu olduğu, 06.04.2018 tarihli Adli Tıp 7. İhtisas Kurulundan alınan rapor ile de tespit edildiği üzere davacının duçar olduğu kazada sigortalının tedavi amaçlı çeşitli hastanelere başvurduğu ve kontrollerine devam ettiği ve tedavi gördüğü anlaşılmakla tedaviye rağmen gözdeki alkali yanığının geçemeyeceğinden davacının bu süre için kusurunun bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı ... İnşaat ve Tic.
A.Ş. aleyhine açılarak Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 tarihli 2016/4318 Esas, 2018/7603 Karar sayılı onama ilamı ile kesinleşen İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre sigortalının %41,00 nispetinde sürekli iş göremezliğe maruz kaldığının kabul edildiği,
her ne kadar 26.06.2019 tarihli hesap bilirkişisi raporunda davacı ücret miktarını istinaf etmemesine karşın ücretinin kaza tarihinde asgari ücretin 2.61 katı oranında olduğu kabul edilmiş ise de, eldeki istinaf incelemesine konu kararda Mahkemece hem davacının ücretinin kaza tarihindeki asgari ücretin 2.238 katı olduğu kabul edilen 20.06.2016 tarihli hesap bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat miktarına göre maddi tazminata hükmedilmesi hem de İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2016 tarihli ilk kararına karşı davalı ...
İnşaat şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulurken 07.11.2016 tarihli istinaf dilekçesinde hesaplamaya esas teşkil eden asgari ücretin 2.238 katı düzeyindeki ücrete karşı bir itiraz ileri sürülmemiş olması nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararında ücret yönünden bir hata bulunmadığı kanaatine varılarak davalıların yukarıda açıklanan husus dışındaki tüm istinaf itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir." ibarelerinin yazılması,
3-Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a.1 numaralı bendinin her iki paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "1)Taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ORTADAN KALDIRILMASINA," ibarelerinin yazılması,
b.Karar ve ilam harcına ilişkin 2-c bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "c)Kabul edilen dava değeri üzerinden hesap edilen ve alınması gerekli; 11.832,86 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 783,30 TL harç ile davalı ... İnşaat şirketinin 10.11.2016 tarihinde yatırdığı 10.026,00 TL tutarındaki bakiye karar harcının mahsubu ile bakiye 1.023,56 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına," ibarelerinin yazılması,
c.İstinaf karar harçlarına ilişkin 3 numaralı bendinin her iki paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "3)Taraflarca yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde ilgilisine iadesine," ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Davalılar yararına 17.100,00 TL takdir edilen duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/12259, K. 2024/136, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama