KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/12399 E., 2022/13893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- .....
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Dava, yersiz ödenen aylıkların istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
Bu aşamada, özellikle Anayasa'nın 20., 5510 sayılı Kanunun 59., 100., 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 28., 45., 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 3., 45 – 53., 4857 sayılı İş Kanununun 32., 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6., 24 – 33., 189., 190., 191., 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6., 19., 20., maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalıdır.
Dosya kapsamı incelendiğinde, hakkında verilen boşanma kararı üzerine, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki iştirakçi babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla anılan Kanun hükümlerine göre davalıya bağlanan yetim (ölüm) aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle 01.08.2013 günü itibariyle kesildiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davacı ... tarafından davalı kuruma karşı kurum işleminin iptali istemiyle 02.09.2015 tarihinde açılan ...
2. İdare Mahkemesi'nin 2016/474 Esas, 2017/780 Karar sayılı dosyasının incelemesinde "....tarafların birlikte yaşadığı sonucuna ulaşılmakta ve davacının anlaşmalı olarak eşinden boşanmasından sonra eski eşi ile birlikte yaşamaya devam etmesi nedeni ile babasından kalan yetim aylığının kesilmesinin ve tarafına borç çıkartılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden bahisle" davanın reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmemesi üzerine 27.05.2017 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
giderek iş bu davada toplanan deliller ve dosya içeriği de gözetildiğinde, birlikte yaşama olgusunun uyuşmazlık döneminde sabit olduğunun anlaşılması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle istemin reddine dair verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/12399, K. 2022/13893, 9 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama