İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/12894 K.2024/4645

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının asıl ve birleşen maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne,birleşen davanın…

Esas2022/12894Karar2024/4645Tarih29 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.255 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/12894 E., 2024/4645 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2024
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/616 E., 2022/1600 K.
Karar
Davacı yönünden esastan ret, davalı yönünden kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
İnegöl 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/411 E., 2021/485 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.255 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının asıl ve birleşen maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne,birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.11.03.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 01.07.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında iş gücü kaybına uğradığını, olayda davalının kusurlu olduğunu, asgari ücret ile çalıştığını ileri sürerek 1.000,00 TL maddi 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 04.03.2019 harç tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 146.074,39 TL olarak ıslah etmiştir.

3.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette temizlik görevlisi olarak çalışırken 01.07.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda iş gücünü yitirdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının asli kusurlu olduğunu, İnegöl İş Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyasında davalı şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açıldığını, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini ıslah ettiklerini, Yerel Mahkeme kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2019/2951 Esas,

2020/1830 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için Yerel Mahkemeye gönderildiğini, Yerel Mahkemede aldırılan bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarlarında artış olduğunu, asgari ücrette meydana gelen artış nedeniyle müvekkilinin talep edebileceği tazminat miktarında da artış meydana geldiğini, bu nedenlerle İnegöl İş Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyasındaki taleplerine ek olarak iş bu davayı açtıklarını beyanla iş bu dosya ile İnegöl İş Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine,

maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kalmak kaydıyla olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 1.000,00 TL iş gücü kaybı nedeni ile maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

4.Davacı vekili 22.10.2021 harç tarihli dilekçesi ile birleşen dosya 2021/210 E. sayılı dosyada maddi tazminata ilişkin talebini 75.157,37 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde, davacının engelli kadrosunda temizlik elemanı olarak çalıştığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya verdiği cevap dilekçesinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, birleştirilmesi talep edilen dosyanın derdest olduğunu, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının mümkün olmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, iş sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı uyarınca üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, gerekli eğitimlerin verildiğini, davacının tedavi masraflarının da karşılandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava iş kazasına bağlı tazminat davası olup, ayrıntılı şekilde anlatıldığı üzere kusur ve illiyet bağının asli unsur olduğu, esasen yargılama sırasında alınan raporlar arasında çelişki olmadığı, SGK tahkikatı ile yapılan değerlendirmelerin sonradan alınan heyet raporlarında ele alındığı ve tartışıldığı,

21.12.2020 tarihli raporda adli trafik bilirkişi ayrık görüşü ile ayrıca 20.05.2021 tarihli raporda adli trafik bilirkişi kazanın oluşumunda sahipsiz köpeğin etken davranışının neden olduğu belirtilmiş isede, davacı işçi ile sahipsiz köpeğin kazadaki faktörleri ele alınmış, davanın asli konusu davalı işverenliğin kusuru-illiyet bağı tartışılmamış ve bu hususta görüş sunulmamış olmakla birlikte ayrık görüşte dahi kazanın oluşumuna başıboş sahipsiz köpeğin neden olduğu ve davacı işçinin etken olmadığı tespiti, yani 3. unsurun kazaya sebebiyeti davalı işverenliğin kusurunun ve nedenselliğinin olmadığına dair heyet raporlarını desteklemektedir.

Açıklanan gerekçe ve nedenlerle davalının kusuru ve kaza ile arasında illiyet bağı olmadığından aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle

"1.Asıl davanın kısmen kabulüne a-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 146.074,39 TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 01.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

b-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 35.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 01.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2.Birleşen davanın kabulü ile fazlaya ilişkin ... saklı kalmak kaydıyla; a) Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 75.157,37 TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 01.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin geçirdiği iş kazası sonucunda %35,2 oranında malul kaldığını, kaza tarihinin 01.07.2015 tarihi olup yargılamanın uzun süredir devam ettiğini, müvekkilinin genç yaşta malul kaldığını, müvekkili lehine hükmedilen tazminat tutarının oldukça düşük olduğunu, yerel mahkemenin 24.12.2021 tarihli tarihli gerekçeli karar ile 22.05.2019 tarihli gerekçeli kararlarından müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının aynı olduğunu,

aradan 2,5 yıl geçmesine ve ülkede yaşanan enflasyon koşuları da dikkate alındığından yerel mahkemece gerekçeli kararında aynı miktarda manevi tazminata hükmedildiği hususunda bir değerlendirme yapılmadığını, dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda müvekkili lehine 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla Yerel Mahkeme kararında hükmedilen manevi tazminat miktarı bakımından kaldırılarak dava dilekçesinde talepleri doğrultusunda 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini,

davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Yerel Mahkemece ek davaya karşı ileri sürdükleri derdestlik itirazlarının hiç dikkate alınmadığını, birleştirme talepli açılan davada davacının talebinin dosya numarası verilen davada olduğu gibi maddi tazminat olduğunu, bu davaların aynı olaydan kaynaklı olmalarına rağmen aynı talep sonucu ile açıldığından derdestlik itirazlarına binaen birleştirilmesinin mümkün olmadığını, 2020/411 Esas sayılı dosyadaki 20.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan asgari ücrette doğan ücret farkından kaynaklı tazminat artışının birleşen dava ile talep edilmesinin mümkün olmadığını,

birleşen dosyada davacı tarafça dosyadaki taleplerin ikinci bir ıslah dilekçesi ile verilerek yeniden ıslah edildiğini, ikinci bir ıslah dilekçesi verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, yerel mahkemece yeni bir heyetten 08.03.2021 tarihli kusur raporu düzenlendiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Yerel Mahkeme tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına aykırı şekilde 02.04.2018 tarihli kusur raporunun hükme esas olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirkette izafe edilen kusurun hatalı olduğunu,

Yerel Mahkemece 26.02.2019 tarihli hesap bilirkişisinden alınan raporun hükme esas alındığı belirtilmiş ise de bu gerekçe ile çelişkili olarak birleşen dava yönünden hükmedilen 75.157,37 TL maddi tazminatın yasal dayanağı ve gerekçesinin hükümde açıklanmadığını, hesap bilirkişi raporunda yapılan 6,7 yıllık pasif dönem zarar hesaplamasını kabul etmediklerini, pasif devre zararının hesaplamasının da hakkaniyete aykırı ve hatalı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 1.Birleşen 2021/210 Esas sayılı dosya yönünden yapılan değerlendirme,

Her ne kadar davacı iş bu dosyada belirsiz alacak davası şeklinde ek dava açmış ise de; yukarı da açıklandığı üzere alınan son raporda asgari ücret artışından kaynaklı fark alacağın dolayısıyla ihtilaflı tavan miktarının belirlendiği, bu aşamadan sonra MHK'nın 107 nci maddesi uyarınca dava açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı, yine yukarıda açıklandığı üzere davacının yargılama aşamasında alınan 26.02.2019 tarihli kök rapora itiraz etmediği gibi bu rapora dayanak verilen kararı da istinafa taşımadığı, istinaf incelemesinin davalının başvurusu sonucu yapıldığı,

artık davalı açısından korunması gereken usuli müktesep hakların bulunduğu da gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince birleşen dosyanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak davanın kabul edilmesi yerinde olmamış davalının bu yönde istinafı kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılmış ve davanın usulden reddine karar verilmiştir.

2.Asıl dosya yönünden yapılan değerlendirme,

Somut olayda; her ne kadar kaldırma kararı sonrası yeni rapor alınmış ve bu rapor hükme esas alınmış ise de söz konusu rapor dosya içine alınan ilk rapor olan 26.02.2019 tarihli kök rapordaki ... verilere ve tarafların itirazlarına göre karşılıklı oluşan usulü kazanılmış haklara ve dairemizin ilk kaldırma kararına uygun düzenlenmemiştir. Alınan ilk rapora davacı hesaplama yöntemine itiraz etmediği gibi verilen ilk kararı da istinaf etmemiştir.

Bu şekilde alınan ilk rapordaki veriler davalı açısından usulü müktesep hak oluşturur, kaldırma karar sonrası sadece davalının kusuru ve SGK İPD gelirin mahsubu hususundaki davalının hesaba itirazı değerlendirilmesi gerekmektedir. Alınan yeni raporda her ne kadar kaldırma kararı doğrultusunda SGK ilk peşin sermaye değerli geliri hesaplanmış ise de bu hususlar gözetilmemesi yerinde olmamıştır.

Dairemizce bu hususlar gözetilerek kazanılmış usulü müktesep haklar korunarak yeniden hesaplama yapılmıştır.

Bu şekilde davacının 26.02.2019 tarihli kök raporda değerlendirilen bilinen aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve pasif dönem baz alındığında toplamda 214.416,06 TL zararı olduğu, buna kaldırma kararına konu SGK İPD gelirinin davalının kusuru olan %65 karşılığı olan 71.075,33 TL mahsup edildiğinde 143.340,73 TL bakiye zararının bulunduğu anlaşılmış, davalının bu yönde istinafı kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılmış ve davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Davacı manevi tazminatın az olduğu gerekçesi ile istinaf yoluna başvurmuştur. İlk Derece Mahkemesince 2016/405 Esas sayılı dosya üzerinden davacı lehine 35.000,00 manevi tazminat hükmedilmiş, davalının istinaf talebi üzerine dairemizin 16.10.2020 tarihli 2019/2951 Esas ve 2020/1830 Karar numaralı ilamı ile hüküm kaldırılmış, yeniden verilen hükümde aynı miktar üzerinden hüküm kurulmuş, ilk kararı istinaf etmeyen davacı bu kararı istinafa taşımıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere İlk Derece Mahkemesince 2016/405 Esas sayılı dosya üzerinden davacı lehine 35.000,00 manevi tazminat hükmedilmesi ve bu karara karşı davacının istinaf yoluna başvurmadığından bu miktar artık davalı açısından usuli müktesep hak oluşturur. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacının bu yönde istinafına itibar edilmemiştir.

Davalı hesap raporunda sigortalının meslekte güç kaybının %60 altında olması nedeniyle pasif devre hesabı yapılamayacağını istinaf konusu etmiş ise de; yukarıda konu bazlı açıklandığı üzere alınan ilk rapordaki hesaplama yöntemine davalının itiraz etmediği gibi verilen ilk kararı da bu yönde istinaf etmemiştir ( sadece raporda baz alınan kusur oranlarına itiraz etmiştir.). Bu şekilde alınan ilk rapordaki veriler davacı açısından usulü müktesep hak oluşturur, kaldırma karar sonrası sadece davalının kusuru ve SGK gelirin mahsubu hususundaki davalının hesaba itirazı değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalının bu yöndeki istinafına itibar edilmemiştir.

-Davalı alınan kusur raporuna itiraz etmiştir.

....

Somut olayda; işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarından alınan heyet raporı ve mahmeke gerekçesinde davacıya güvenli çalışma kültürünü

geliştirecek etkinlikte çalıştığı işyerinin tehlike sınıfına uygun sürede iş sağlığı ve güvenliği eğitimi

verilmesini sağlamayan, olayın vuku buluş seyri göz önüne alındığında ehil olmayan bir çalışan

tarafından forkliftin kullanılmasını ve forkliftin çatalları üzerinde insan taşınmasını engellemeyen, bu

bağlamda çalışanların istenmeyen davranışlarına mani olunabilinmesi için zaruri olan güvenli çalışma

usullerinin sürekliliğinin teminine yönelik gereken denetim ve gözetimi geçekleştirmeyerek iş

güvenliğini çalışanların inisiyatifine bırakan davalı ... Standart Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin kazanın

meydana gelmesinde % 60 (Yüzde Altmış) oranında kusurlu olduğu, forkliftin çatalları üzerinde insan

taşımayı göze alıp tedbirsiz davranarak birlikte çalıştığı kişilerin sağlık ve güvenliğini korunması

hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan dava dışı ...’in kazanın

meydana gelmesinde % 5 (Yüzde Beş) oranında kusurlu olduğu ve çöpleri boşaltmak için forkliftin çatalları

üzerinde çöplüğe gitmeye çalışarak açık bir şekilde tehlikeli davranış sergileyip tedbirsiz davranan,

kendi sağlık ve güvenliğini korumak için gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan davacı

...’ün kazanın meydana gelmesinde % 35 (Yüzde Otuz Beş) oranında kusurlu kabul edildikleri görülmüştür. Kusur raporu oluş ve kabule işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin mevzuata uygun olduğundan davalı tarafın buna ilişen istinaf talebi kabul edilmemiştir...." gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

1. Asıl dosya yönünden; davanın kısmen kabulü ile

Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 143.340,73 TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 01.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 35.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 01.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2. Birleşen dosya yönünden; davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili hükmedilen tazminat tutarının düşük olduğunu, birleşen davanın reddinin hatalı olduğunu, asgari ücret farkı nedeniyle oluşan maddi tazminat farkı nedeniyle birleşen davayı açtıklarını ve asgari ücret değişikliğinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle davalı lehine oluşan bir usuli haktan söz edilmeyeceğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili, meydana gelen iş kazasında sigortalı davacının kusurlu olduğunu,bu nedenle kısmen kabule ilişkin maddi tazminat hükmünün hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez durumuna giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edilen hususların kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/12894, K. 2024/4645, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12894
Karar No
2024/4645
Tarih
29 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/12897 K.2024/4458
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/12924 K.2024/2866
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/12931 K.2024/4524
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/12946 K.2024/4074
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/12947 K.2024/2382
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12950 K.2024/3753

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.