KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/13027 E., 2023/2063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1892 E., 2022/1891 K.
- Dava tarihi
- 16.09.2015
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Anadolu 29. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/48 E., 2021/147 K.
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve aylıkların faizi ile ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının emeklilik hakkını kazanması sebebiyle 09.05.2012 tarihinde davalı Kuruma müracaat ettiğini, aylık şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, emeklilik şartlarını sağladığını belirterek, 09.05.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak birikmiş aylıklarının en yüksek banka mevduat faizi uygulanarak ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 25 yıl, 47 yaş ve 5150 gün prim ödeme gün sayısı şartlarını taşımaması sebebi ile talebinin reddedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının celp olunan kayıtlara göre tarımsal faaliyette bulunduğu hususunda kuşku bulunmadığı, tarım Bağ-Kur sigortalılığı olan dönemler yönünden kuruma herhangi bir borcunun bulunmadığı, aylık koşullarının bulunduğu gerekçesi ile, davacıya 01.06.2012 tarihinden itibaren 4/1-a yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, bu tarihten sonra ödenmesi gereken aylıkların, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi uyarınca 3 aylık süre sonrası olan 01.09.2012 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Kurum işlemlerinin 5510 sayılı Kanun başta olmak üzere hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 01.06.1997- 08.05.2001 tarihleri arasında kesintisiz tarımsal faaliyetinin kanıtlandığı, 19.12.2012 tarihli ekstreye göre 01.06.1998 - 08.05.2001 tarihleri arasında 1057 gün prim gününün bulunduğu ve borcunun bulunmadığı, davacının 1057 gün Tarım Bağ-Kur primiyle birlikte 5281 gün priminin bulunduğu ve borcu da olmadığı anlaşılmakla 09.05.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli prim ödeme gün sayısı bulunmadığını, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13027, K. 2023/2063, 6 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama