İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/13364 K.2022/15803

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Esas2022/13364Karar2022/15803Tarih12 Aralık 2022Okuma10 dk · 2.083 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/13364 E., 2022/15803 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2022
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.083 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar ve fer-i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2020/4953 E. 2021/7303 K 31.05.2021 günlü kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince, “Davacının istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıların murisi ...'a ait çiftlikte 2006 yılından 24/12/2013 tarihine kadar seyis olarak aralıksız çalıştığını, davacının ... ve Tic. Ltd Şti'nden 2003 yılında emekli olarak ayrıldığını, emekli olduktan sonra ...'a ait çiftlikte çalıştığını, bu döneme ait çalışmalarının kuruma bildirilmediğini, Kocaeli 3. İş mahkemesinin 2014/177 Esas sayılı dava dosyasında işçilik alacaklarına ilişkin dava açıldığını, işveren tarafından kuruma hizmet bildirimi yapılmadığından bahisle hizmet tespiti açılması konusunda süre verildiğini, bu nedenle davalıların murisi ...'a ait çiftlikte 2006 tarihinden 24/12/2013 tarihine kadar aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II-CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2006-24/12/2013 tarihine kadar aralıksız olarak hizmet akdine dayalı seyis olarak çalıştığı iddiasının doğruyu yansıtmadığını, davacının davalıların murisi ...'a ... Ltd Şti ne ait iş yerinde 02/01/1997-15/05/2003 tarihinde emekli olana kadar çalıştığını, 2009 yılında eşi ve çocukları ile sorun yaşaması üzerine çiftliğe sığınarak bir odada yaşamaya başladığını, ... atlarının bakımı ile kendisinin ilgilendiğini ve seyis çalıştırmaya gerek duymadığını, 2013 yılında muris vefat etmeden çiftlikten ayrıldığını, vefatı sonrasında çalıştığı iddiasıyla Kocaeli 3. İş mahkemesinin 2014/177 esas sayılı alacak davası açtığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davacı davalıya ait işyerinde davacının dava konusu dönemdeki çalışmaları ile ilgili herhangi bir bildirimin bulunmadığını, dava konusu ettiği dönemde de herhangi bir çalışmasının bulunmadığının tespit edildiğini, davacının sürekli çalışma iddiasının sadece tanık beyanları ispatlanamayacağını, resmi kayıtlara itibar edilmesi gerektiğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

"....Dava dilekçesi, davalının cevap dilekçesi, ... kayıtları, tanık anlatımları ve dosya kapsamından; her ne kadar davacı tarafça davalıların murisi ... ait çiftlikte 2006 yılından 24/12/2013 tarihine kadar seyis olarak aralıksız çalıştığı iddiasıyla eldeki dava açılmış ise de gerek mahkememizce dinlenen tanıkların beyanları gerekse de Kocaeli 3. İş Mahkemesi dosyası kapsamında dinlenen tanıkların davacının iddia ettiği çalışmalarına ilişkin somut bilgilerinin bulunmadığı, davacıların murisi adına talep döneminde iş yeri kaydının bulunmadığı dönem bordrosunun da olmadığı,

dolayısıyla davacı tarafın tanık olarak bildirdiği ve mahkememizce dinlenen tanıkların bordro tanığı olmadığı ve davacı ile aynı işyerinde kayıtlı çalışmalarının bulunmadığı, komşu işyeri tanığı olarak tespit edilen kişilerin de davacayı zaman zaman gördükleri ancak bu tanıkların da çalışmaya ilişkin hüküm kurmaya elverişli bilgi ve görgülerinin olmadığı ve neticeten davacının davasını ıspatlayamadığı sonucuna varıldığı” belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacı ...'ın (TC Kimlik No: ...) davalıların murisi ... ve onun ölümünden sonra davalıların birlikte sahibi oldukları ... Mah. Gün Sk. No:22 Kartepe Kocaeli adresinde bulunan ... isimli işyerinde 01/11/2006 - 24/12/2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir

C-BOZMA SONRASI

Davacının istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, II-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile , 1-Davacı ...'ın (T.C.Kimlik No: ...) davalıların murisi ... ve onun ölümünden sonra davalıların birlikte sahibi oldukları ... Mahallesi Gün Sokak No:22 Kartepe Kocaeli adresinde bulunan ... isimli işyerinde 01/10/2006-24/12/2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalılar vekili tarafından; dinlenen tanık beyanlarının somut olmadığı, hizmet tespiti talep edilen dönemde murise ait bir işyeri kaydı olmadığı, dönem bordrosunun da bulunmadığı, komşu işyeri tanıkları olarak dinlenen beyanların uyumlu ve kesintisiz bir çalışmaya ilişkin olmadığı,davacı ile murisleri arasında hizmet akdine dayalı bir çalışma olmadığı, murisin yardımseverliği ve insani ilişkileri nedeniyle davacınında ailesi ile yaşadığı sorunlar nedeniyle murise ait çiftlikte yatıp kalktığı, hayatın olağan akışına göre sabah 05.00 ile gece 00.00 arasında aralıksız yıllar boyunca çalışılmasının ve ücret alınmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Fer-i müdahil Kurum vekili tarafından; Kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespit davalarında resmi belge sayılan kurum kayıtları karşısında tanık deliline başvurma imkânı olmadığı, kurum kayıtlarının aksinin ancak eş değer yazılı belgelerle ispat olunabileceği, dava dosyasında bulunan yazılı deliller karşısında sadece davacı tanıklarının beyanları ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,

Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacının fiili çalışmasının ispat edilemediği, bozma ilamı gereği eksikliklerin giderilmediği, belirtilmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Anayasamızın 141. maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bu kapsamda yargılamanın açık olarak yapılması ve yargılamanın sonunda verilen kararın da açıkça belirtilmesi esastır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 28. maddesinde de bu husus belirtilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294. maddesinde hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi; "(1) Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. (2) Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. (3) Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. (4) Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. (5) Hükmün tefhimini, duruşmada bulunanlar ayakta dinler. (6) Hükme ilişkin hususlar, niteliğine aykırı düşmedikçe, usule ilişkin nihai kararlar hakkında da uygulanır." şeklinde açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği "(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar. a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve ... kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları,

çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve ... kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde açıklanmıştır.

Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.

Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.

Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (..........; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, ... 2011, s.472).

Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Yukarıda vurgulanan hususlar, Hukuk Genel Kurulu'nun 19.04.2006 gün ve E:2006/4-142, K:229. 05.12.2007 gün ve E:2007/3-981, K:936. 23.01.2008 gün ve E:2008/14-29, K:4. 19.03.2008 gün ve E:2008/15-278, K:254. 18.06.2008 gün ve E:2008/3-462, K:432. 21.10.2009 gün ve E:2009/9-397, K:453. 24.02.2010 gün ve E:2010/1-86, K:108. 28.04.2010 gün ve E:2010/11-195, K:238. 22.06.2011 gün ve E:2011/11-344, K:436.

08.02.2012 gün 2011/10-726 E, 2012/57 K;28.09.2012 gün 2012/3-444 E ,2012/638 K; 16.03.2012 gün 2012/2-97 E,2012/203 K sayılı kararlarında da, benimsenmiştir. Yine 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır.

Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye, vurgu yapılmıştır. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.

Öte yandan, mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.

Yukarıda anılan yasa hükümleri gereğince mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun tefhim edilmesi, verilen kararla, ne şekilde tefhim edildiğinin duruşma tutanağına yazılması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294. maddenin 4. fıkrası gereğince, zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belirli bir süre içinde yazılması mümkündür.

Kısa karar, bir davayı sona erdiren (nihai) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın da buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. (10/04/1992 gün ve 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı) Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 2011/21-23 E. - 268 K., 2012/6-97 E. - 203 K., 2012/10-149 E. - 291 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Somut olayda. Mahkemece, gerekçesinde "...Davacı taraf 2006 yılında 24/12/2013 yılına kadar davalı nezdinde çalıştığını belirterek hizmet tespiti talebinde bulunmuştur. Davalı taraf ise davacının çalışmadığını iddia etmiştir.

Birbirini doğrulayan tanık beyanları, hipodromdan gösterilen fakat ...'a ait çiftlikte seyis olarak çalışan ..., ... ve ... isimli tanıkların beyanları, bir kısım davalı tanıklarının davacının iddialarını doğrulayan beyanlarına ve komşu işyeri tanıklarının beyanlarına göre davacının davalıların murisi ..."ın çiftliğinde çalıştığı sabit olup, özellikle yapılan keşif sonucunda çiftliğin kapasitesi ve Tarım Orman Bakanlığından gelen kayıtlar ve birçok atın bu çiftlikte yetiştiğine ilişkin kayıtlara göre davacının seyis olarak bu çiftlikte çalıştığı sabittir.

Özellikle tanık ... ... davacının 2006 yılı sonuna doğru Kasım ayında işe başladığına ilişkin beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 2006 yılı Kasım ayının başından 24/12/2013 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı, hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verildiği” şeklindeki belirlemesine karşın hüküm fıkrasında; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ...'ın (T.C.Kimlik No: ...) davalıların murisi ... ve onun ölümünden sonra davalıların birlikte sahibi oldukları ...

Mahallesi Gün Sokak No:22 Kartepe Kocaeli adresinde bulunan ... isimli işyerinde 01/10/2006-24/12/2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, denilmek suretiyle, talep başlangıcı bakımından hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmuştur.

Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmeyen davacı yönünden, davalılar aleyhine doğan usuli kazanılmış hakkın gözetilmemiş olması isabetsiz olup, sair hususlar şimdilik değerlendirilmeksizin, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalılar ile fer-i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının, sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13364, K. 2022/15803, 12 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. C-bozma Sonrası
  9. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  10. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13364
Karar No
2022/15803
Tarih
12 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/13364 K.2022/17853
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/13365 K.2022/17828
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/13366 K.2022/17861
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/13366 K.2022/16756
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/13368 K.2022/15349
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/13369 K.2022/15957

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.