İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/13605 K.2023/5449

Taraflar arasındaki aksi kurum işlemlerinin iptali ile kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve kurumca tahakkuk ettirilen borcun iptali ile kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti ve aylıkların faizi ile birlikte davalı…

Esas2022/13605Karar2023/5449Tarih16 Mayıs 2023Okuma7 dk · 1.325 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/13605 E., 2023/5449 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/536 E., 2022/1540 K.
Karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
... 16. İş Mahkemesi
Sayısı
2017/113 E., 2020/234 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.325 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki aksi kurum işlemlerinin iptali ile kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve kurumca tahakkuk ettirilen borcun iptali ile kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti ve aylıkların faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Seven vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.05.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Av. ... ile davalı ... adına Av. ..... geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

I. DAVA

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Kurum tarafından davacıya ödenen aylıkların muvazaalı boşanma iddiası ile haksız ve hukuka aykırı olarak kesildiğini, 01.11.2008-31.09.2016 tarihleri arasında aylık ek ödeme tutarı 1.028.546,91 TL, 01.01.2009-28.01.2016 tarihleri arasında tütün ikramiyesi tutarı olan 20.644,36 TL ve 5.973,80 TL faiz olmak üzere toplam 1.055.165,07 TL borç tahakkuk ettirildiğini, borcun 28.07.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, ...

10. İdare Mahkemesi'nin 2016/3320 esas 2017/169 karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, görevsizlik kararı verildiğini, bu dava açılmadan önce 20.03.2017 tarihinde Kuruma başvuruda bulunulduğunu, eşinden 08.05.1995 tarihinde boşandığını, 27.01.1999 tarihinde evlenip, 09.01.2001 tarihinde tekrar boşandığını, davacının boşanmasının muvazaalı olmayıp, Kurumun bu yöndeki iddialarının asılsız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ve boşandığı eşinin farklı adreslerde ikamet ettiklerini, bakıma muhtaç çocuğunun olması nedeniyle maddi manevi sıkıntılar yaşadığını,

davacının ihtiyaçları ve %94 engelli çocuğunun durumu göz önüne alınarak tedbiren aylığının bağlanması gerektiğini belirterek, davalı Kurumca 20.06.2016 tarih 131456 sayılı işlemin iptali ile 18.07.2016 tarih 16760878/31.311.540.1 sayılı işlem ile davacıya tahakkuk ettirilen 1.055.165,07 TL borcun ve işlemin iptaline, davacıya kesilen aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte biriken miktarının ödenmesine, kesilen aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekilince cevap dilekçesinde özetle; davacının isteminin mümkün olmadığını, kurum denetmenince yapılan tespit ve araştırmalar karşısında davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın reddi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 10. İdare Mahkemesi'nin 2016/3320 esas 2017/169 karar sayılı dosyası ile aynı konuya ilişkin açılan davada iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek kesinleştiği, davacıya 5434 sayılı Kanun kapsamında babası ...'den dolayı bağlanan yetim aylığının muvazaalı boşanma gerekçesi ile 01.11.2008 tarihinden itibaren kesilerek yapılan ödemelerin borç çıkarıldığı, davacının ...

7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/598 esas 2000/444 karar sayılı kararı ile eşinden boşandığı, boşanmanın anlaşmalı olduğu ve maddi talep bulunmadığı, somut verilere dayalı olarak düzenlenen denetim raporu esas alınarak kurum tarafından aylığın iptal edildiği, davacı adına mutlukent mahallesi adresinde 02.05.2014 tarihinde başlayan doğal gaz aboneliği bulunduğu, boşandığı eşi adına abonelik kaydı olmadığı, davacı adına mutlukent mahallesi adresinde 26.05.2011 tarihinde açılıp kapatılan, boşandığı eşi adına Etimesgut'ta 16.11.2012-06.03.2015 arasında ve Gölbaşı'nda 05.07.2012-23.11.2012 arasında su abonelik kaydı olduğu,

dava konusu dönemde davacı adına elektrik abonelik kaydı olmadığı, boşandığı eşi adına 05.02.1997 ile 06.03.2015 arasında 3 ayrı abonelik kaydı bulunduğu, davacı ve boşandığı eşinin yakın tarihlerde aynı hastaneye gittikleri, 2009-2010 yıllarında aynı eczaneye, aynı doktora gittikleri, boşanma sonrasında 17.09.2008 tarihine kadar adreslerin ortak olduğu, zabıta araştırmasında denetim tanığı olan ve komşu tanığı olarak da duruşmada dinlenen ...'ın 2013/2014 yıllarında davacı ve boşandığı eşinin birlikte ikamet ettiğini bildirdiği,

davacının babası olan ... adına olan davacının Seferihisar adresindeki su abonelik kaydının 11.07.2012 tarihinde (boşanma sonrası bir tarih) davacının boşandığı eşi adına devredildiği, ayrıca tüketim değerlerinden sadece yaz aylarında ikamet edildiğinin anlaşıldığı görülmüştür.

Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın boşanmadan sonra birlikte yaşama iddiası ile aylığın kesilmesi işleminin iptali ve aylıkların ödenmesi istemine ilişkin olduğu, boşanma davasının çok kısa sürede sonuçlanmış olması ve maddi talep içermemesi,

davacı hakkında düzenlenen denetim tutanağı ve dayanakları, dava konusu dönemde davacı ve boşandığı eşinin aynı hastaneye gittikleri, aynı doktora muayene oldukları ve yakın tarihlerde aynı eczaneden ilaçlarını aldıklarına ilişkin kurum kayıtları, tanık beyanları, boşanma döneminde ortak adrese ilişkin nüfus kayıtları, araştırma tutanağı, abonelik kayıtları, Seferihisar adresindeki tüketim değerleri ve tüm dosya kapsamına göre davacının boşanmadan sonra boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, davacı ve eski eşinin muvazaalı olarak boşanmadığını, davacı lehine olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme yapıldığını, tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğini, davanın kabulü gerektiğini, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinde “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı" düzenlenmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 09.01.2001 tarihinde boşanan davacıya babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığı, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle Kuruma ihbar yapıldığı, ihbar üzerine Kurum tarafından yapılan araştırma ve inceleme kapsamında davacının eşiyle birlikte yaşadığı tespit edilerek düzenlenen rapora dayanarak davacıya bağlanan ölüm aylığının kesildiği, Kurum denetim görevlilerine beyanda bulunan ve mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen şahıslar beyanlarında, davacının eşiyle birlikte yaşadığını beyan ettikleri, davacı tarafından gösterilen tanıkların davacının ayrı yaşadığını belirttikleri anlaşılmaktadır.

Somut olayda, yargılama kapsamında, Kurum denetim görevlilerine beyanda bulunan ve mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen şahıslar, medula kayıtları, davacı ve boşanmış olduğu eşine ait nüfus hareketleri, birbirini doğrulayan beyanlar ile denetim raporu ve ekleri birlikte göz önüne alındığıda davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının anlaşılması karşısında kurum işlemi ve mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyizinde davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yasalara aykırı olup, esasen kendisi lehine beyan veren tanıklar nedeniyle iddiasının ispatlandığını, özürlü çocuğun bakım ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması maksadı ile bir araya gelinmesinin hukuka aykırı olmadığını ve birlikte yaşamaya delil olamayacağını, bu durumun, çocuğunun eğitimini üstlenen eğitmeninin tanık olarak alındığı ifadesinden de anlaşılabileceğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Kurumca davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi kapsamında yapılan Kurum denetimi ve devamında davacının aylığının eski eşi ile fiilen birlikte yaşaması nedeniyle kesilmesi ve yapılan aylık ve masrafların yersiz ödeme olarak davacıya aynı kanunun 96 ncı maddesi hükümlerince borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı ile 96 ncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Davalı avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13605, K. 2023/5449, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13605
Karar No
2023/5449
Tarih
16 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/13606 K.2023/3321
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/13607 K.2023/3010
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/13608 K.2023/3038
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/13611 K.2023/5059
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/13612 K.2023/5058
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/13613 K.2023/4851

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.