KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/13693 E., 2023/2896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2023
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
...
MAHKEMESİ
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 16.09.2022
SAYISI
2021/390 E., 2022/123 K. ... ... KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı işverenler yanında gemi adamı olarak geçen ve bildirilen çalışmalarına itibari hizmet süresi verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın kamu rüzeninden olduğunu, iddianın şüpheden uzak açık ve net ispatı gerektiğini, bildirimlerin usulüne uygun kayıt altına alındığını, davaya sebebiyet verilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Denizcilik Makina ve Tic. A.Ş. vekili, öncelikle talebin hak düşürücü süre nedeniyle usulden, esasa girilecek olursa davacının çalışmalarının süresinde ve tam olarak verildiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek esastan reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemesince 14.06.2016 tarih, 2013/162 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1-Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2- Dairemiz 16.09.2021 tarih, 2020/11406 Esas 2021/10466 Karar sayılı kararı ile "...Yapılan açıklamalar çerçevesinde; ... Havacılık Denizcilik A.Ş. işyerinin 31.07.2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, bu halde de, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhine karar verildiği anlaşılmış olmakla, dava açıldıktan sonra sicilden terkin olduğu anlaşılan davalı şirket hakkında ihyası sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında savunma ve deliller toplandıktan sonra karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davanın ... Denizcilik Makine ve Tic. A.Ş. yönünden reddine,
-Davanın diğer davalılar yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile,
-Davacının 11.12.1998 - 01.04.2008 tarihleri arasında çalışılan ve sigorta primleri ödenmiş günleri x 0,25 formülü ile hesaplanan; -... Havacılık, Denizcilik, Temizlik ve Gıda 'da 86 gün,
- ... Enerji Tesis Temizlik Peyzaj ... İnşaat Orman Ürünleri Denizcilik Gıda otomotiv Turizm Petrol Tekstil Emlak Taahhüt Tic. San. A.Ş.'de 314 gün, süre ile gemi adamı - usta yağcı olarak itibari hizmet süresinin olduğuna ve bu sürenin davacıya ait sigortalılık süresinin itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,..." reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1-İnceleme konusu davada Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davalı olarak temyiz kabiliyeti bulunduğundan ve karar için süresinde temyiz başvurusu yapıldığından, Mahkemesince verilen Ek Karın kaldırılmasına,
2-Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231).
Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s. 288 ).
Ticaret şirketerinin taraf ehliyetinin son bulması konusuna ilişkin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun “Tüzel kişiliğinin devamı” başlıklı 269 uncu maddesine göre; “ (1) Tasfiye hâline giren şirket ortaklarla ilişkilerinde de, 293 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını buna “tasfiye hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder.” yine aynı Kanunun “Tasfiyenin sonu” başlıklı 303 üncü maddesinde; “ (1) Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için durum, tasfiye memurları tarafından ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir.” denilmektedir.
Bir ticaret şirketinin, taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket, davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, ... 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz. İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, ...
1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511. İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.
II, 4. Baskı, 2004, s. 1309Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.06.2009 gün ve 2009/11-173 Esas -2009/247 Karar sayılı ve 14.3.2012 tarih ve Esas 2011/12-850 Karar 2012/147 sayılı ilamlarında da; şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmekle dava ve taraf ehliyetinin sona ereceği kabul edilmiştir
Yapılan açıklamalar çerçevesinde; ... Havacılık Denizcilik A.Ş. işyerinin 31.07.2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, bu halde de, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhine karar verildiği anlaşılmış olmakla, dava açıldıktan sonra sicilden terkin olduğu anlaşılan davalı şirket hakkında davacı tarafından eldeki dosya için alınmış ihya kararının dosya içerisine alınması ile usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında savunma ve deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; Ek Kararın kaldırılmasına,
Davalı Kurumun temyiz talebinin kabulüne, Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13693, K. 2023/2896, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama