İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/13695 K.2022/16884

Asıl dava; Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, birleşen dava ise alacak istemine ilişkindir.

Esas2022/13695Karar2022/16884Tarih28 Aralık 2022Okuma7 dk · 1.455 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/13695 E., 2022/16884 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Aralık 2022
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.455 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Asıl dava; Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, birleşen dava ise alacak istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ...

(4/a) sigortalısı olarak 720 gün ... sigortalılığı olup, yaşlılık aylığı bağlama şartları oluştuğundan 14/05/2010 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu ve 01/06/2010 tarihi itibariyle (4/a) sigortalısı olarak sigorta kurumundan yaşlılık maaşı bağlandığını daha sonra müvekkilinin 28/02/1990 işe başlama tarihli ve 28/02/1992 işi terk tarihli ... hizmetlerinin toplamı olan 720 gün ... sigortalılığı 28/02/1990-28/02/1992 tarihleri arasındaki ... sigortalılığı, bu tarihler arasında 1990 yılında 120 gün, 1991 yılında 200 gün ve 1992 yılında 35 gün ... sigortalılığı olması nedeni ile ... yaşlılığının iptal edildiğini,

... sigortalılığı haksız ve mesnetsiz olarak iptal edildiğini bu durumda 02/03/2012-19/04/2017 tarihleri arasında almış olduğu toplam 65.949.36 TL adına borç kaydedildiğini, kurumun ... ... günlerinin iptali haksız olup, çakışan dönemlerdeki ... hizmetlerinin geçerli sayılarak haricindeki ... sigortalılığının kabul edilmesini ve durdurulan yaşlılık maaşının durdurulduğu tarihten itibaren yeniden bağlanmasını, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesini ve müvekkilinin adına tahakkuk ettirilen borcun iptalini talebi ile davalı Kurum tarafından 23/06/2017 tarihli yazı ile müracaat ettiklerini,

kurumun cevabı yazısında ... sigorta sicil sayılı dosyasının tetkikinde 3600 gün prim gün sayısının doldurulmadığının tespit edildiğini, bu gün sayısının tamamlanması halinde yaşlılık aylığının bağlanacağının bildirildiğini, tüm bu nedenlerle 28/02/1990-30/08/1991 (30/08/1991 de dahil) tarihleri arasında (31/08/1991-28/02/1992 tarihleri arasını Kurum ... sigortalısı olarak düzelttiğinden) baskın olan çalışmanın ... sigortalısı olarak tespitine, bu süreler dışında kalan sürelerde ise ... sigortalısı olduğunun tespitine, kuruma borcu olmadığının tespitine,

iptal edilen yaşlılık maaşının tekrar başlatılarak yasal faizi ilavesi ile tahsiline karar verilmesini, telafisi imkansız zarar vermemek için yargılama süresince kurumun borç nedeni ile icra takibinin duruldurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

II-CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...

Kuruma emeklilik başvurusu yaptığını, Kurumca yapılan başvuru sırasında emeklilik şartlarını taşıdığı gerekçesi ile davacıya 02/03/2012 tarihinden başlamak üzere 19/04/2017 tarihine kadar emeklilik aylığı bağlandığını, ancak 09/05/2017 tarih ve ... sayılı Amasya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce tanzim edilen kurum hatası tespit komisyon kararı ile karanının hatalı olduğunda müvekkili kurumca davacıya 1479 sayılı Kanununa tabi sigortalılığı Amasya Vergi kayıtlarına göre 28/02/1990-28/02/1992 tarihleri arası 2 yıl olarak ... hizmetleri dikkate alınmadan 09/12/1996 tarih tarih ve ... sayılı yazıyla bildirildiğini,

15/02/2017 tarihinde ikinci karar yapılacağından 4-b hizmet isteme intra yazısına istinaden 21/02/2017 tarihinde 4-a hizmetleri istenilmiş cevabı yazısında ise 01/01/1990 tarihinde başlayan sigortalılığının çıkış verilmeden 30/08/1991 tarihine kadar devam ettiğinin tespit edildiğini, 22/09/1987 tarih ve 121437 sayı ile yayımlanan 279 no lu ... Genel Müd.

Nün genelgesinin -e -maddesinde ... lu olmanın şartlarını taşımakla beraber, müvekkil kuruma tabi sigortalılığın başlayacağı tarihte veya önceki tarihten itibaren diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunanların, bu kuruluşlardaki sigortalılıkları mecburi veya isteğe bağlı olarak devam ettiği sürece ...

Kanunun kapsamına alınmayacağını hükmü gereğince ilgilinin ...'a tabi sigortalılık başlangıç tarihi 31/08/1991 olarak düzeltilmiş ve hizmetleri de 5 ay 27 gün olarak bildirildiğini, belirtilen sebeplerden dolayı yasanın madde 4-b bendi kapsamında sigortalı sayılan davacının tescil bilgilerinde yapılan değişiklikler sonucunda kendi kastı, kusuru, hatası veya yanıltıcı beyan olmaması,

kurum hatası ile işlem yapıldığı ve davacıya sehven aylık bağlandığı tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanunun 96. maddesinin b bendi gereği sehven bağlanan gelir aylıklarının davacıya borç olarak kaydedilmesi ve toplamda ödenen 65.949,36 TL nin müvekkil kurumca tahsili için davacıya bildirimde bulunulması yasal olup hukuken de yanlış bir yönü bulunmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

1-a-Amasya İş Mahkemesi 2020/183 E. sayılı asıl davanın kabulüne, -Davacının 28.02.1990-28.02.1992 tarihleri arasındaki tarihlerde halihazırda sigortalı olduğu günler dışlanmak suretiyle kalan tarihler arasında ... sigortalısı olduğunun, davacının kesilen aylıkları nedeniyle Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine, -Davacının iptal edilen yaşlılık aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesine, b-Birleşen dosyalar olan Amasya İş Mahkemesi 2019/183 E. ve 2017/423 E. sayılı birleşen davaların reddine,

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine,

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalı/birleşen davacı Kurum vekili, kararın bozulmasını istemiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, "sosyal sigortalarda çokluk", bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, "yararlanmada ve yükümlülükte teklik" ilkesi egemendir. Buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz. Çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü, kanun hükümleriyle engellenmiştir. Belirtilmelidir ki, anılan düzenlemelerde yer alan "emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar" ibareleri, "başka sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olanlar" şeklinde anlaşılmalı, "sosyal güvenlik kuruluşları ibarelerinin de aynı zamanda "sosyal güvenlik kanunları" terimlerini içerdiği kabul edilmelidir.

01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, 5510 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi uyarınca; sigortalının aynı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerinden birden fazlasına aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında sigortalılık yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacaktır.

5510 sayılı Kanunun anılan 53’üncü maddesi, 6111 sayılı Kanunun 33’üncü maddesiyle değiştirilmiş; sigortalının 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statülerine aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (a) ile (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde çalışması halinde ise (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı düzenlemesi getirilmiş; ancak, değişikliğe ilişkin anılan 33’üncü madde de ayrıca söz konusu değişikliğin maddenin yürürlük tarihinden öncesi için uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

6111 sayılı Kanunun yürürlüğe dair 215/b maddesiyle; “...33... maddesi yayımı takip eden ayın birinci günü yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. 6111 sayılı Kanun 25.02.2011 tarihinde yayımlanmış olup; bu durumda anılan değişiklikler 01.03.2011 tarihinden itibaren uygulanabilecektir. Başka bir deyişle 5510 Sayıllı Kanunun 53. maddesi ve bu maddede yapıılan değişikliklerin ancak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren uygulanabilecekleri dikkate alınmalıdır.

5510 sayılı Kanunun yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin olarak bu tür çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için ise, gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır.

Şu durumda 506 sayılı (hizmet akdine dayalı olarak işveren/işverenler tarafından çalıştırılma) ve 1479 sayılı (hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma) Kanunlar kapsamında veya 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri çerçevesinde birleşen (çakışan) zorunlu sigortalılık olgusuna ilişkin olarak.

5510 sayılı Kanunun yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008 – 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanunun 53. maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir.

Eldeki dava irdelendiğinde; dosya kapsamında davacının talep konusu dönemi içerir 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık ve prim ödemelerinin varlığının anlaşılması karşısında; Mahkemece davacının dava konusu dönem bakımından baskın çalışmasının yeterince araştırılmadığı anlaşılmakta olup, mahkeme kararına esas bilirkişi raporunda belirtilen eksik bilgi ve belgelerin dosya ya getirtildiği gözetilerek;

Mahkemece, yapılacak iş; öncelikle Dairemizin 21/09/2022 tarihli geri çevirme kararı sonrasında dosya arasına alınan Amasya İş Mahkemesinin 2007/433 E. 2012/222 K sayılı dosyası ile 1990-1991 dönemine ilişkin olarak 1990/I dönem: Ocak Şubat, Mart, Nisan aylarında 10 ar gün toplam 40 gün, 1990/II dönem: Ocak Şubat, Mart, Nisan aylarında 10 ar gün toplam 40 gün, 1990/III dönem: Ocak Şubat, Mart, Nisan aylarında 10 ar gün toplam 40 gün, 1991/I dönem: Ocak Şubat, Mart, Nisan aylarında 10 ar gün toplam 40 gün, 1991/II dönem: Mayis, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında 10 ar gün toplam 40 gün bildirimlerin yapıldığının,

yine davacıya ait 1479 sayılı ... sigortalılığına esas vergi kayıtlarının dosya içerisine alındığının anlaşılması karşısında, yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında, irdeleme ve inceleme yapılmak suretiyle elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.

Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular ışığında ve usulünce irdelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı/birleşen davada davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi ile kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13695, K. 2022/16884, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13695
Karar No
2022/16884
Tarih
28 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/13696 K.2022/17012
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/13696 K.2022/16940
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/13697 K.2022/14206
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/13697 K.2022/15758
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/13698 K.2022/16270
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/13699 K.2022/17031

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.