KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/13821 E., 2023/1871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
Karar Metni
1.949 kelime·10 dk okuma·16 bölüm
...
MAHKEMESİ
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
2021/922 E., 2022/1248 K. ... HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
Karaman 1. İş Mahkemesi
SAYISI
2017/375 E., 2020/450 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacının davalı iş yerinde teknik eleman olarak çalışmakta iken davacıya gerekli eğitim, ekipman ve aletlerin verilmemesi, güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebiyle 24.12.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve %36 malul duruma düştüğünü, söz konusu olay ile ilgili Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nda dosyanın mevcut olduğunu ve bu dosya içerisinde alınan bilirkişi raporunda davalının tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, bu olay üzerine davalı işverence performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek davacının işten çıkartıldığını, Karaman İş Mahkemesi'nin 2016/401 Esas sayılı dosyası üzerinden davacının işe iade davası açtığını ve dosyanın halen derdest olduğunu beyan ederek iş kazasından kaynaklanan toplam 75.000.10 TL maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili sunduğu 06.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 218.709,55 TL maddi tazminat, 75.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 293.709,55 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK'nın davacının 24.12.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kazayı iş kazası olarak saydığı, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2016/993 soruşturma nolu soruşturma sonucunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, SGK ...
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurulu Sağlık Kurulunun raporunda davacının iş göremezlik oranı %38 olarak belirlendiği, sigortalının itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından yaniden inceleme yapıldığı, sigortalının maluliyetinin E cetveline göre % 36 olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Raporlar arası çelişki olması ve taraf vekillerinin itirazı nedeniyle davacıda oluşan maluliyetin tespiti için Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmıştır.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda davacının maluliyeti %36 olarak mütalaa edildiği,
İş kazası sonrası Kurum tarafından yapılan tahkikat sonucu SGK müfettişleri tarafından hazırlanan denetim raporunda davalı işverenin %100 kusurlu tespit edildiği dosyada bulunan tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla aldırılan 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının kazanın meydana gelmesinde %70, kazalı işçinin ise kazanın meydana gelmesinde %30 kusurlu bulunduğu, SGK müfettişleri tarafından hazırlanan denetim raporunda işverenin %100 kusurlu bulunması nedeniyle dosyadaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni bir bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu aldırıldığı,
06.01.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre ise davalının kazanın meydana gelmesinde %75, kazalı işçinin ise kazanın meydana gelmesinde %25 kusurlu bulunduğu, alınan kusur raporlarında tarafların kusurları tamamen farklı tespit edilmiş olduğundan dosya farklı bir bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve alınan 28.07.2019 tarihli son bilirkişi heyet raporunda davalı işverenin kazanın meydana gelmesinde %75 oranında, kazalı işçinin ise kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği,her ne kadar rapora itiraz edilmişse de alınan son bilirkişi heyet raporunun dosya içeriğine, iş hukuku mevzuatına uygun olduğu,
gerekçeli ve yargı denetimine uygun, raporlar arasındaki çelişkileri giderici nitelikte olduğu, tarafların itirazlarının soyut ve gerekçesiz kaldığı anlaşıldığından itirazların reddedildiği,
Davacının gerçek maddi zararının olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi tarafından düzenlenen 04.06.2020 havale tarihli rapor dosya içerisine alındığı, bilirkişi raporunun sehven iki farklı şekilde düzenlenmiş olduğu birinci nüshasında davalı işverenin kusur oranının %80, davacı kazazedenin kusur oranının %20 olarak kabul edilerek hesaplandığı, ikinci nüshasında ise davalı işverenin kusur oranının %75, davacı kazazedenin kusur oranının %25 olarak kabul edilerek hesaplandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda kusur oranlarının farklı olması nedeniyle hesaplanan gerçek maddi zarar tutarının farklı tespit edilmesi çelişki olarak kabul edilmediği, hükme esas alınan kusur raporunda davalı işverenin %75 oranında, davacı kazazedenin %25 oranında kusurlu bulunması nedeniyle bu kusur oranına göre yapılan hesap raporu hükme esas alınarak bilirkişi raporunda davacının gerçek maddi zararının 218.709,55 TL olduğunun bildirildiğini, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ettikleri görülse de bilirkişi raporunun dosya içeriğine, iş hukuku mevzuatına uygun olduğu,
gerekçeli ve yargı denetimine uygun olduğu anlaşıldığından itirazların reddine karar verildiği,somut olayda davalı tarafın ekonomik olarak gelirinin yüksek olduğu davacının ise işçi olduğu, geçirdiği kaza nedeniyle %36 oranında malul kaldığı ancak geçirmiş olduğu iş kazasında işçinin %25 kusurunun olduğu dikkate alınarak davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği..." gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulüne, 1.Davanın maddi tazminat talebi yönündün kabulü ile, dava konusu iş kazası nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar karşılığı olarak 218.709,55 TL’nin olay tarihi olan 24.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2. Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile dava konusu iş kazası nedeniyle davacının uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.12.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde,müvekkilin geçirdiği iş kazası sonucunda davalı işverenin SGK Müfettişi tarafından düzenlenen %100 kusurlu olduğuna dair düzenlenen rapora rağmen %75 kusurlu olduğundan bahisle eksik maddi tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilin %36 oranında malul kalması karşısında hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu, hesaplamada baz alınan ücretin düşük olduğunu, emsal ücret araştırması yapılmadığını, 2021 yılı ücret parametresine göre güncel hesaplama yapılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak tüm talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında aynı bilirkişi tarafından 2 farklı rapor düzenlendiğini, mahkemece baz alınan rapor ile karar gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, kusur oranı daha az olmasına karşı hesaplanan tazminat miktarının fazla olduğunu, her iki raporun birbiri ile çeliştiğini, bu raporların çelişkili ifadeler ile duyuma dayalı tanık beyanları dikkate alınarak hazırlandığını, söz konusu çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin gerekli denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bahsedilen iş kazasının davacının kusurlu davranışları sonucu meydana geldiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...
Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle, davacı ...'in davalı şirketin işini yaptığı (kazan-tank- yerleştirme)sırada iş kazasının meydana geldiğinin sabit olması, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 36 olarak tespit edilmiş olması, mahkeme tarafından hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda davalı işveren şirketin % 75, ve kazalının % 25 oranında kusurlu olduklarının tespit edilmesi, maddi tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporunun genel ilkelere uygun olarak hazırlanması, kusur oranının tespitine yönelik raporun oluşa uygun bulunması,
kusur durumuna göre takdir edilen manevi tazminatın miktar olarak hakkaniyete uygun olması karşısında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı göz önünde bulundurularak davacı ve davalının tüm istinaf taleplerinin reddi gerektiği anlaşılmış,
Sonuç olarak, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, .. gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla müvekkilinin geçirdiği iş kazası sonucunda davalı işverenin SGK Müfettişi tarafından düzenlenen %100 kusurlu olduğuna dair düzenlenen rapora rağmen %75 kusurlu olduğundan bahisle eksik maddi tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilin %36 oranında malul kalması karşısında hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu, hesaplamada baz alınan ücretin düşük olduğunu, emsal ücret araştırması yapılmadığını, 2021 yılı ücret parametresine göre ve TRH 2010 hesap tablosuna göre güncel hesaplama yapılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla dosya kapsamında aynı bilirkişi tarafından 2 farklı rapor düzenlendiğini, mahkemece baz alınan rapor ile karar gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, kusur oranı daha az olmasına karşı hesaplanan tazminat miktarının fazla olduğunu, her iki raporun birbiri ile çeliştiğini, bu raporların çelişkili ifadeler ile duyuma dayalı tanık beyanları dikkate alınarak hazırlandığını, söz konusu çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin gerekli denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bahsedilen iş kazasının davacının kusurlu davranışları sonucu meydana geldiğini,manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
C.A Davacı ve Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı lehine manevi tazminatın 30.000 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacının ve davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13,16,18 'nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi hükümleridir.
C.B Davacının vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
1.Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda ise sigortalının sendikalı olması halinde davacının yaptığı işe göre Toplu İş Sözleşmesi kapsamında alması gereken ücretleri dikkate alınarak hesap yapılacağı, öte yandan davacının sendika kaydının bulunmaması halinde ise sigortalının yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak,
TÜİK, Çevre Şehircilik Bakanlığı ve meslek odalarından tespit olunacak emsal ücretler göz önünde tutularak davacının hak kazanacağı ücret miktarının belirlenmesi gerektiği, Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.
2.Somut olayda, Davacı vekili,brüt ücrete yemek, servis vs. sosyal yardımların eklenerek hesaplama yapılması hususunda ücrete yönelik itirazda bulunduğu, ücretin mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporunda ise asgari ücretin 1,8405 katı katına isabet ettiği belirlenerek karara esas hesaplamanın yapıldığı ve davacının bu hesap raporuna göre maddi tazminat alacağı yönünden ıslah talebinde bulunduğu, İlk derece mahkemesince de yapılan hesaplamaya itibar edildiği ve hatalı sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
3.Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazasının gerçekleştiği işyerinde yaptığı işi, mesleki kıdemi ve yaşı dikkate alınıp, bu kapsamda yaptığı işte usta işçi niteliğinde olup olmadığı gözetilerek, TÜİK, Çevre Şehircilik Bakanlığı ve ilgili meslek odalarından ücret araştırması yapmak (işçinin sendikalı olmadığının tespiti halinde ise; sendikalardan bildirilecek ücretin hesaba esas alınamayacağına özellikle dikkate etmek) suretiyle TRH 2010 hesap tablosu esas alınarak yapılacak hesaba göre maddi tazminat alacağına hükmetmekten ibarettir.
C.C Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Mahkemece, bilirkişi tarafından sehven hazırlandığı anlaşılan dava kapsamında alınan kusur oranları ile bağdaşmayan oranlar olan davalı işverenin kusur oranının %80, davacı kazazedenin kusur oranının %20 kusurunu esasa alarak hazırlanan 21.05.2020 tarihli ek hesap raporuna icabet edilmemesi isabetlidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ve Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2. Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesinin maddi tazminata ilişkin kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13821, K. 2023/1871, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama