KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/14000 E., 2024/8479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1450 E., 2022/1170 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Cihanbeyli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/91 E., 2022/280 K.
Karar Metni
1.158 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacının 16.12.2012 tarihinde (Pazar günü saat 20.00'de) davalı işverenin çağırması nedeni ile iş yerinde çalıştığı sırada tuz helezon makinesinin önündeki tuzları temizlenmesi işini yaptığı sırada işverenin gerekli tedbirleri almaması sebebiyle makineye sağ kolunu kaptırdığını ve sağ kolu bileğinin üst kısmından kesildiğini, müvekkilinin sağ kolunun kullanılamaz hale geldiğini ve işlevini yitirdiğini, müvekkilinin o dönemde nişanlı olduğunu ve düğün hazırlıkları yaptığını, kaza sonrasındaki sakatlık ve psikolojik travma sebebiyle evlilik planlarını ertelediğini, nişanlısının ilgi ve alakasından da mahrum kaldığını,
ailesinin bakımına muhtaç olduğunu ve evliliğinin de bozulması durumuyla karşı karşıya kaldığını, davacının anne ve babasınında kaza nedeni ile ciddi elem duyduklarını belirterek yaşanan iş kazası sebebiyle meydana gelen cismani zarar karşılığı maddi zararın tespiti ile davacı için şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 50.000 TL manevi tazminat, davacı baba ... için 10.000 TL, anne ... için 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; iş kazasında davacı yakınlarının ruh sağlıklarının ağır şekilde bozularak tedavi olmak zorunda kalmaları durumunda manevi tazminat isteyebileceklerini, davacı anne ve babanın manevi zarar gördükleri yönünde somut bir ifade, zarar ve delil bulunmadığını, davacı anne ve baba yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkili işverenin işyerinde gerekli tüm güvenlik önlemlerini ve tedbirlerini aldığını, işyerinin iş güvenliği uzmanlarınca kontrol ve denetimden geçtiğini, meydana gelen kazadan sonra tutulan basit kroki başlıklı belgede gerekli önlemlerin alındığının belirtildiğini ve bu tutanağın ceza dosyasında mevcut olduğunu,
kazanın meydana gelmesine neden olan olayın iş kazası olmadığını, tanık beyanında da davacının düşen telefonunu almaya çalıştığı sırada kazanın meydana geldiğini, kazada müvekkilin kusuru ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı olmadığını ve müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacının uğradığı zarara kendi kusuru ve ihmali ile sebebiyet verdiğini, davacının 40 cm derinliğindeki oval bir huni içerisinden geçen helezona cep telefonunu almak için elini kaptırdığını, helezon makinesine bir kişinin elini sokmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
helezon makinesinin de elle müdahale edilerek çalışmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Davanın kısmen kabulüne; 1-214.811,18 TL iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 3-Davacı ... için 30.000 TL, anne ... için 10.000 TL, baba ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; dosyada işverene atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, davacının cep telefonunu almak için çalışan bir makinenin içine elini soktuğunu ve kazanın meydana geldiğini, kazazedenin kazanın meydana gelmesine sebep olduğu eylemin iş tecrübesi ile ilgisinin bulunmadığını, hayatın olağan akışına göre çalışan bir makinanın içine elin sokulmaması gerektiğinin aksi halde zarar göreceği bilgisinin, herkes tarafından sahip olunan bir bilgi olduğunu, çalışan kişinin zarar göreceğini bile bile elini çalışan makinanın içine sokmasındaki kusur oranının sadece yüzde yirmi hesaplanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu,
işverenin hangi tedbiri alırsa alsın işçinin kendi kusurlu davranışını önlemesinin mümkün olmadığını, dosyada birden fazla hesaba ilişkin bilirkişi raporu alındığını ancak en son bilirkişi raporunun gerekçede dayanak olarak kabul edildiğini, bilinen ve bilinmeyen döneme ilişkin yapılan kazanç hesabının her iki raporda da başlangıcından itibaren farklı olarak hesaplandığını, hükme dayanak olan raporda net ücret hesabının neye göre yapıldığının belli olmadığını, yine bu belirsizliğin bilinen ve bilinmeyen dönemlerde yapılan hesaplamalarda da devam ettiğini, bilirkişi raporundaki incelemede ...'in brüt aldığı ücretin nete çevrilmediğini,
dosyada alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların denetime elverişli olmadığını, Yargıtay uygulamalarına göre olayın özelliklerini göz önünde tutularak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceğinin öngörüldüğünü, manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar verileceği para tutarının adalete uygun olması gerektiğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
2.Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği ve davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından maddi tazminat talebiyle ilgili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, sebep ve kapsamına göre yapılan incelemede kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz istemiyle ilgili, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3.Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/14000, K. 2024/8479, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama