KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/1540 E., 2022/12648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi No :
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz ve davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesi’nde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının katılma yoluyla temyiz istemi yönünden;
HMK’nın 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan aynı kanunun 348/1. maddesi, HMK 347.maddesi ile HMK 362/2 maddelerinin yol göstermesi ile katılma yoluyla temyiz, temyiz yoluna başvurma hakkı bulunmayan veya başvuru süresini geçirmiş olan tarafa sınırlı olarak kararı temyiz etme imkanı sağlayan bir müessese olup, bu usule göre katılma yoluyla temyiz hakkının kullanılabilmesi için kararı temyiz eden asıl tarafın temyizinin usulüne uygun olması gerekir. Başka bir deyişle kararın asıl temyiz eden taraf yönünden temyiz edilebilir olması ve temyizin süresinde yapılması şarttır.
Somut olayda; katılma yoluyla temyiz dilekçesi veren davacı tarafın temyizinin yalnızca manevi tazminatın miktarına ilişkin olduğu, davacının katılma yolu ile temyizine dayanak olan davalı tarafın temyizinde manevi tazminatın miktarına ilişkin bir temyiz nedeni bulunmadığı, ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan 12.000,00 TL manevi tazminat tutarının bölge adliye mahkemesi karar tarihi itibariyle kararı asıl temyiz eden davalı açısından da miktar yönünden kesin nitelikte olduğu hep birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın katılma yoluyla temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının temyiz istemi yönünden;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına temyizin kapsamın ve nedenlerine göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
Dosya kapsamından yargılamaya konu iş kazasının meydana gelişinde davacının %30, davalının %70 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %22,20 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.
Somut olayda davalının ticaret ünvanı ... Tic. Ltd. Şti. olduğu halde ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında “... Ltd. Şti.” olarak gösterilmesi hatalı olmuştur.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin tarafların istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 01/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 370. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/1540, K. 2022/12648, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama