KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/2211 E., 2023/4689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/777 E., 2021/135 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
1.363 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
davalı ... vekili
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... vekili tarafından duruşma talep edilmekle; duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 02.11.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir Duruşma günü duruşma talep eden davalı ... adına gelen olmadı. Temyiz eden davalı ... adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler.
Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dairemiz'in geri çevirme kararından sonra İlk Derece Mahkemesi'nce davalı ...'ın kanun yolu başvurusunun reddine karar verilmesi ve sonrasında dosyanın tekrar Dairemiz'e gönderilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'nın vasıfsız inşaat işçisi olarak yevmiye karşılığında davalı Akçağ inşaat firmasının diğer davalı KASKİ'den ihale aldığı ve KASKİ'nin denetim ve kontrolünde bulunan İncesu Kızılören Aşağı mahalle Gölbaşı mevkiinde Kanalizasyon işinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğinden bahisle.
13.06.2013 tarihinde asıl dava dosyasını açarak sonuç itibariyle davacı eş... için 161.005,10 TL maddi, davacı çocuk ... için 8.395,28 TL maddi, davacı çocuk ... için 15.356,08 TL maddi, davacı çocuk Burcu için 21.530,26 TL maddi, 06.07.2015 tarihinde birinci birleşen dava dosyasını açarak davacı eş için 60.000,00 TL, davacı çocuklar için 40.000,00’er TL manevi, bozmadan sonra 20.09.2019 tarihinde ikinci birleşen dava dosyasını açarak eş için 650.308,55 TL maddi, çocuk ... yönünden 14.537,89 TL maddi, çocuk ... yönünden 28.004,90 TL maddi, çocuk Burcu yönünden 62.317,27 TL maddi, baba Bekir yönünden 75.765,20 TL maddi,
anne... yönünden 62.611,39 TL maddi, anne ve baba için 50.000,00’er TL manevi, kardeşler Sabit ve Harun için 25.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı KASKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalardaki beyanlarında özetle; davanın davalı KASKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılmış olmasının yanlış olduğu, davalı idare hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kanunla kendisine su ve kanalizasyon hizmetlerini yerine getirme görevi verilen davalı idarece kanalizasyon şebeke hattı inşa edilmesine karar verildiğini, bu amaçlı 25.04.2011 tarihinde yapılmış olan ihaleyi diğer davalı Akçağ şirketinin kazandığını,
olayın diğer davalı Akçağ şirketine ait kepçeyi kullanmakta olan firma çalışanı kepçe operatörünün kusuru neticesinde meydana geldiğini, olayın işin yüklenici tarafından tesliminden önce yükleniciye ait araçla ve yüklenicinin işçisinin kusuru neticesinde meydana geldiğini, bu nedenle diğer davalı firmanın sorumlu olması gerektiğini,
dava konusu zarara ihale ile işi alan müteahhit sebep olmuş ise de bu olayın kamu hizmetinin yürütümü esnasında meydana gelmiş olması nedeniyle Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini kendileri hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2015 tarih, 2013/518 Esas, 2015/457 Karar sayılı kararında özetle, iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %20, davalı Akçağ şirketinin %40, davalı ...'nün %40 kusurlu olduğu kabulünden hareketle asıl dava dosyasında davacılar eş ve çocukların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, manevi tazminatlara ilişkin birinci birleşen dava dosyasında ise eş lehine 50.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesi'nin10.11.2015 tarih, 2013/518 Esas, 2015/457 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı eş ve çocuklar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 11.09.2018 tarih ve 2017/1754 Esas, 2018/6214 Karar sayılı kararı ile davalılar ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak somut olayda, sigortalının tüm yıl çalışacağının kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken sigortalının ayda 26 gün ve yılda 9 ay çalışacağının kabulüne göre düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı,
taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak davacıların maddi zararlarını yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda sigortalının tüm yıl çalışacağı kabulü ile hesaplattırılması için bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğininden bahisle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile yeni hesap raporları alınmış ve sonuç olarak asıl dava dosyası yönünden eş ve çocukların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, eş ve çocukların manevi tazminat taleplerine ilişkin birinci birleşen dava dosyasında eş lehine 50.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, bozmadan sonra açılan ikinci birleşen dava dosyası yönünden ise eş, çocuklar, anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, anne ve baba lehine 25.000,00’er TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin 24.02.2021 tarih ve 2018/777 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, maddi tazminat hesabında TRH-2010 yaşam tablosunun yerine PMF 1931 tablosunun kullanılmasını kabul etmediklerini, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarlarını kabul etmediklerini, davacılar eş, çocuklar, kardeşler ve anne - baba lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük olduğunu,
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kararın husumet yönünden hatalı olduğunu, davalının ihale makamı olduğunu, eser sözleşmesinin söz konusu olduğunu, zamanaşımı itirazları olmasına karşın değerlendirilmediğini, birinci birleşen dava dosyasında her bir davacı lehine hükmedilen her bir manevi tazminat miktarına faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda;
davacı eşin evlenme ihtimalinin hatalı belirlendiğini,18.08.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda müteveffanın annesi davacı...'in PMF Yaşam Tablosuna göre 10.06.2023 yılına kadar yaşayacağı belirtilerek bu tarihe göre hesaplama yapıldığınıi gerekçeli karara dayanak yapılan 12.01.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ise 01.06.2024 yılı dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, iki bilirkişi raporu arasında yaklaşık bir yıllık fark mevcut olduğunu, bu farkın neden kaynaklandığı,
bu tarihlerin neye göre belirlendiğinin belirli olmadığını, hiç bir hukuki dayanağı olmayan tamamen yoruma dayalı olarak yapılan bakiye ömür süresini ve bu doğrultuda düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesine itiraz ettiklerini, yine aynı şekilde 18.08.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda davacı babanın PMF Yaşam Tablosuna göre 01.05.2023 yılına kadar yaşayacağı belirtilerek bu tarihe göre hesaplama yapılmıştır.
Hükme esas 12.01.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ise. 19.07.2025 yılı dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.
İki bilirkişi raporu arasında yaklaşık bir yıldan fazla fark mevcut olup bu farkın neden kaynaklandığı, bu tarihlerin neye göre belirlendiğinin belirli olmadığını, hiç bir hukuki dayanağı olmayan tamamen yoruma dayalı olarak yapılan bakiye ömür süresini ve bu doğrultuda hesaplama yapılan bilirkişi raporuna göre karar verilmesine itiraz ettiklerini, hükme esas 12.01.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda destek payları belirlenirken hata yapıldığını, hükme esas 12.01.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda;
müteveffanın bir yıl boyunca aralıksız çalışmış olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, aynı raporda 2043 yılının hem aktif dönemde hem de pasif dönemde hesaplanarak mükerrer hesaplamaya neden olunduğunu, ikinci birleşen dava dosyasında davacılar lehine hükmedilen her bir manevi tazminat miktarına, faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, 6100 sayılı HMK'da aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinin düzenlendiğini,
aynı davada ikinci kez ıslah yoluna başvurulması halinde bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerekirken davacılar eş ve çocuklar için daha önceden davanın ıslah edilmiş olduğunun göz ardı edildiğini ve ıslah talepleri doğrultusunda karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371'inci maddesi.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz edenin sıfatına temyizin kapsam ve nedenlerine göre bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle; Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden temyiz eden taraflara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/2211, K. 2023/4689, 2 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama