İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/2450 K.2023/5442

Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2022/2450Karar2023/5442Tarih16 Mayıs 2023Okuma11 dk · 2.197 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/2450 E., 2023/5442 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2017/2007 E., 2018/947 K.
Hüküm/karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
... 4. İş Mahkemesi
Sayısı
2012/31 E., 2017/276 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.197 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılardan ..., Pal-Çel Çelik Nak. Gıda İnş. Mal. San. Tic. A.Ş., ..., ..., ... ... Çelik San. A.Ş. vekilleri tarafından süresi içerisinde istinaf edildiği, davalılardan ..., Pal-Çel Çelik Nak. Gıda İnş. Mal. San. Tic. A.Ş. vekillerinin kendilerine tebliğ edilen muhtıraya rağmen süresi içerisinde istinaf harç ve giderlerini yatırmadığı için İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurularının reddine karar verildiği, bu ek kararın istinaf edilmemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan ..., ..., ... ... Çelik San. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ... ... Çelik San. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten, noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 03.12.2011 günü davalı ... A.Ş.'ye ait işyerinde davalı ... Nak. Gıda İnş. Malz. San. Tic.

A.Ş. işçisi olarak çalışan davacıların murisi ...'ın geçirdiği iş kazası sonucu olay yerinde hayatını kaybettiğini, kaza sonrasında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını, davacıların murisi ...'ın davalıların kusurlu davranışları ve işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına aykırı davranışları sonucu hayatını kaybettiğini, davacılar murisinin davalı ...

A.Ş.'ye elektrikçi olarak işe alındığını ancak davalı tarafından kendi işi dışında her türlü işle görevlendirildiğini, yapılan işle ilgili herhangi bir iş güvenliği eğitimi ve ekipmanı verilmediğini, kaza sırasında murisin başında baret bulunmadığını, kazanın üzerinden geçen yaklaşık 4 aylık süreçte davacıya herhangi bir şekilde maddi bir ödeme olmadığını, herhangi bir şekilde irtibat kurulmadığını, beyanla davacı eş Kevser ve çocuk Uygar için 5.000,00 TL'şer maddi ve 200.000,00 TL'şer manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş,

davacı vekili 14.10.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 317.395,16.TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayla ilgili olarak Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/3070 sayılı soruşturma dosyası ile cezai takibat başlatıldığını, Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/44 E. Sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, davalı şirketin olayda kusuru bulunmadığını, davacıların murisi ...'ın davalı şirketin işçisi olmayıp davalı ... Nak. Gıda İnş. Malz. San. Tic. A.Ş. 'nin işçisi olduğunu, davalı ... Nak. Gıda İnş. Malz. San. Tic. A.Ş. ile davalı şirket arasında anahtar teslimi sözleşme bulunduğunu, iki şirket arasında İş Kanunu hükümleri gereği asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, manevi tazminat isteminin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalılar ... ve Pal-Çel Nak. Gıda İnş. Malz. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacılar murisinin davalılarca elektrikçi olarak işe alındığını, davalıların taşeron firma olarak sözleşme yaptığı ... ... Çelik San AŞ'ne ait 3 nolu sahada iş kazası geçirdiğini, asıl işveren olan diğer davalı ...

San AŞ'nin şirketinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, işçilerin bizzat davalı ... ve sorumlu personel ... tarafından güvenlik tedbirlerine uymaları konusunda sık sık uyarıldıklarını ve denetlendiklerini, muris ...'ın davalı şirket tarafından 19.11.2011-31.12.2012 tarihleri arasında Aliağa Şubesindeki ... ... Çelik San.

A.Ş. fabrikasında geçici olarak görevlendirildiğini, verilen eğitimlere ...'ın bizzat katıldığını, işçilere koruyucu malzeme olarak koruyucu eldiven, çelik ayakkabı, kaynak maskesi, kaynak gözlüğü, baret, taşlama gözlük, iş elbisesi ve emniyet kemeri olmak üzere 8 adet koruyucu malzeme verildiğini, bu malzemelerin ...'a imza karşılığı teslim edildiğini, ...'ın arkadaşlarına yardım etmek üzere yükleme yapılan alana geldiğini, ancak davalılar tarafından kendisine verilmiş böyle bir talimatın olmadığını, kopan bağlantının kaynaklı malzeme ile bir ilgisinin olmadığını, ölen işçi ...'ın gerekli güvenlik talimatlarına uygun davranmadığını,

baretini çıkardığı ve uyarılara rağmen ağır yükün altına girdiği için asli kusurlu olduğunu, davalı şirket ve davalı ...'ın kusurlu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı ... A.Ş.'ye ait işyerinde davalı ... Nak. Gıda İnş. Malz. San. Tic. A.Ş. işçisi olarak çalışan davacıların murisi ...'ın 03/12/2011 günü geçirdiği iş kazası sonucu olay yerinde hayatını kaybettiği, iş kazasının meydana gelmesinde davalı ... Nak. Gıda İnş. Malz. San. Tic. A.Ş.'nin %60, davalı ...'ın %5, davalı ... San.

A.Ş.'nin %10, davalı ...'ın %5, davalı ...'nun %5, davacılar murisi ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu, ölenin eşi davacı ...'ın bu kaza nedeniyle uğradığı nihai maddi zararının 253.151,40.TL, ölenin çocuğu davacı ...'ın nihai maddi zararının 42.115,18.TL olduğu,

davalıların belirlenen bu maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşıldığından maddi tazminat isteminin bu miktar için kabulü gerektiği, davacıların manevi tazminat istemine gelince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 47 nci maddesine göre, "...Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık tazminat verilmesine karar verebilir..." Somut olayda davacı ...'ın eşi, diğer davacı ...'ın babası olan ...'ın meydana gelen iş kazasında öldüğü tartışmasız olup,

davacıların bu nedenle manevi yönden zarara uğradığının kabulü gerekir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olaydaki kusurları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça talep edilen toplam 400.000,00.TL manevi tazminat miktarı fazla olup, mahkememizce davacı ... lehine 100.000,00 TL, ... lehine 100.000,00.TL olmak üzere toplam 200.000,00.TL manevi tazminat takdir edildiği anlaşılmıştır.

2. İlk Derece Mahkemesinin 23.08.2017 tarihli ek kararında; davalılar Pal-Çel Çelik Nak.Gıda İnş.Mal.San.Tic.A.Ş. ve ... vekilinin 07.07.2017 tarihinde tebliğ edilen muhtıraya rağmen bir haftalık kesin süre içerisinde muhtırada belirtilen istinaf harç ve posta giderlerini yatırmamış olması nedeni ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ..., ... ... Çelik San. A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... A.Ş., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin asıl işveren tanımına giren konumda olmadığını, kararda müteveffa işçinin ücretinin yüksek belirlendiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle. Dosyamızda, 03.12.2011 tarihinde meydana gelen kazada ölenin % 10,davalı ... San. A.Ş.'nin % 10, davalı ... şirketinin % 60, diğerlerinin ise ayrı ayrı % 5 oranında kusurlu olduğu, ölenin elektrikçi olduğu, kazanın ... ...

Çelik San.A.Ş.nin fabrika sahasında meydana geldiği, SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerlerinin rücuya tabi olan kısımlarının destekten yoksun kalma tazminatlarından mahsup edildiği, davacı kadın ve çocuk için ayrı ayrı takdir edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın adalete ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminat miktarı olduğu, yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun yerinde bir karar olduğu, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalılar ... ...

Çelik San.A.Ş., ... ve ...'ın istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ... Çelik San.A.Ş., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... San. A.Ş, ... ve ... vekili temyiz başvurusunda özetle; müvekkili şirketin asıl işveren sıfatı olmadığını, müvekkili şirketin ... çelik tesislerini kuran değil, işleten bir firma olduğunu ihaleye konu işin ise ... çelik üretim tesisinin kurulmasına ilişkin bir iş olduğunu, gerekçede asıl işverenlik konusunda değerlendirme yapılmadığını kusur raporunun hükme esas alınamayacağını, karara esas alınan raporda, müteveffa işçinin ücretinin yüksek belirlendiğini, yüksek belirlenen ücret sebebiyle maddi tazminat tutarının fahiş sayılabilecek mahiyette yüksek hesaplandığını, manevi tazminatların fazla olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince her bir müvekkilinin istinaf başvurusu yönünden ret harcına hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahibi eş ve çocuğunun maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 110, 323, 326 ve 332 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesi ve meslek hastalığının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 42, 43, 44, 45, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 22.06.1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15, 16 ve 28 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme A) Davalı ... San.A.Ş, ... ve ... vekilinin davacı çocuk ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının 47.530,00 TL olup hüküm altına alınan çocuk ... lehine hükmedilen tazminatın 42.115,18 TL olup bu tazminatın diğer maddi tazminat hükmüyle manevi tazminat hükümlerinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği ve kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde kesinlikten reddine karar verilmiştir.

B) Davalı ... San.A.Ş, ... ve ... vekilinin davacı eş ... lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile çocuk ... lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan kusur ve hesap raporu ile manevi tazminat miktarının dosya kapsamı ve Dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olmasına göre davalı ... San. A.Ş., ... ve ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.6100 sayılı HMK'nın “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, bu madde içerisinde “Başvurma, karar ve ilam harçları yargılama gideri” kapsamında belirtilmiş, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326 ncı maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği”,

“yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332 nci maddesinde ise; “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.

3.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15 inci maddesinde “Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır.” 16/1- 1.cümlesinde “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır.” 28/1-a maddesinde “Karar ve İlam Harcı” düzenlenmiş olup “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” Hükümleri yer almaktadır.

4.Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere “Harç, idarece yapılan bir hizmetten yararlananlardan bu hizmet dolayısıyla alınan para, diğer bir deyimle verginin özel ve ayrık bir türüdür. Bu nedenle diğer harçlarda olduğu gibi, yargı harçlarında da kural; harcın, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişi tarafından ödenmesidir. Ancak yargı yoluna başvurmak, başvuran kişiye bir harç yükümlülüğü yüklediği gibi, başvuranın haklı çıkması halinde bu yükümlülük yer değiştirmekte ve davada haksız çıkan tarafa yükletilmektedir. Bu nedenle nispi harca tabi davalarda, yargılama sonunda ödenecek harç miktarıyla birlikte, harcın gerçek sorumlusu da mahkeme kararıyla belirlenmektedir.”

5.Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacının davalılardan tazminat istemi hususunda teselsül hükümlerine dayanarak tahsil talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda da bu husus gözetilerek davalıların tazminat alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği, bu cümleden olarak hüküm ferileri hakkında da kararın niteliğine uygun olarak davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği, böylece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda da istinaf başvurusu reddolan davalıların tek bir karar ve ilam harcından müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken;

her bir davalının aynı miktardaki karar ve ilam harcından ayrı ayrı sorumluluklarına hükmedilmesi ve peşin yatırılan harç miktarının toplamının karar ve ilam harcından mahsup edilmemiş olması hatalı olmuştur.

6. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

7. O halde, temyiz eden davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

8. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

1. Davalı ... San. A.Ş., ... ve ... vekilinin davacı çocuk ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2. Davalı ... San. A.Ş., ... ve ... vekilinin davacı eş ... lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile çocuk ... lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının istinaf karar ve ilamı harcı yönünden kabulü ile; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 04.05.2018 tarih ve 2017/2007 Esas- 2018/947 Karar sayılı kararının 2 nolu bendinin silinerek yerine;

"2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli olan 33.831,66 TL harçtan istinaf başvurusu esnasında peşin olarak davalılardan tahsil edilen 25.342,36 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.489,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ... Çelik San. A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına" rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/2450, K. 2023/5442, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VII. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2450
Karar No
2023/5442
Tarih
16 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2451 K.2023/10393
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2454 K.2023/7175
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2460 K.2023/7171
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2463 K.2023/1939
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2470 K.2023/7001
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2475 K.2023/2071

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.