İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/248 K.2022/5819

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : 2019/2114-2021/268 İlk Derece Mahkemesi : ... 8. İş Mahkemesi No : 2018/134-2019/282

Esas2022/248Karar2022/5819Tarih18 Nisan 2022Okuma6 dk · 1.209 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/248 E., 2022/5819 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Nisan 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.209 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : 2019/2114-2021/268 İlk Derece Mahkemesi : ... 8. İş Mahkemesi No : 2018/134-2019/282

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacının davalı işveren yanında 03/04/1996-24/08/2012 tarihleri arası hizmet aktiyle çalıştığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.

II- CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1991-1996 arası adına kayıtlı minibüsü olması nedeniyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, davacının 1996 yılında üzerindeki aracı devrederek davalı ile birlikte çalışmaya başladığını, davacının talebi ve o dönemki ticari teamül gereği davacının Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğini ve primlerini davalının ödediğini, sosyal güvenlik ve iş hukuku açısından ticari araçlarda çalışan şoförlerin durumunun farklı olduğunu, ticari araçlarda çalışan şoförlerin ücretli çalışandan ziyade kendi nam ve hesabına çalışan kişi durumunda bulunduğunu,

ayrıca davacı ile davalı arasında baba – oğul ilişkisi bulunduğunu, davacının davalıdan ekstra para ve miras payı istediğini, 29/03/2005 tarihinde ise çalıştırmış oldukları dolmuşun yarı hissesini dava yoluyla talep ettiğini, bu sebeple 2005 yılında davalının davacı ile birlikte çalışmasını sonlandırdığını, davalının affetmesi üzerine 2008 yılında davacının yeniden işe geri döndüğünü, 7 aylık çalışma süresi sonrasında ortadan kaybolduğunu, en son olarak 2011 Kasım ayında davalının yanına yeniden döndüğünü ve 8-9 aylık sigortalı çalışmasının bulunduğunu,

davacının haklı ve gerçek olmayan nedenlerle davalıyı yıldırmak için iş bu davayı ikame ettiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III- MAHKEME KARARI

A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davanın reddine karar verilmiştir.

B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davacı vekili; davacının babasına ait araçta 03.04.1996-24.08.2012 tarihleri arasında fiilen işçi sıfatı ile çalıştığını, davalının babası olması nedeniyle SGK yerine, Bağ-Kur’a tabi olarak gösterildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tespitler ve sonuç kısmının birbiri ile çeliştiğini, denetime elverişli olmayan rapora dayalı olarak verilen kararın yanılgılı olduğunu, mevcut delil durumuna ve tanık beyanlarına aykırı karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Öte yandan, Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, “sosyal sigortalarda çokluk”, bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, “yararlanmada ve yükümlülükte teklik” ilkesi egemen olup, buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz ve çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü kanun hükümleriyle engellenmiştir.

Davacının 5510 sayılı Yasanın 4/1-a kapsamında, davalı babasına ait araçta 03.04.1996 tarihinden 24.08.2012 tarihine kadar çalışmalarının tespitini istediği eldeki davada, Mahkemece davacının 20.08.2009 öncesi çalışmaları yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği, 20.08.2009-05.11.2011 tarihleri arasındaki dönem yönünden subuta ilişkin delil olmadığı, 05.11.20211 sonrası hizmetleri Kuruma bildirildiğinden bu döneme yönelik olarak hukuki yararının bulunmadığı berlirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde, davacının çalıştığını iddia ettiği, davalı ...’a ait aracın mülkiyetinin yarı hissesinin tarafına aidiyeti ve tescili talebiyle açtığı davada, ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/239 Esas, 2006/357 Karar sayılı, 17.10.2006 günlü kararıyla, ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği ve kesinleştiği, davacının çalışmasının tespitini talep ettiği dönemle çakışacak şekilde, 19.02.1991-04.11.2011 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalı olduğu, 29.06.2005 tarihine kadar düzenli prim ödemesinin bulunduğu, sonrasına ilişkin herhangi bir ödeme kaydının mevcut olmadığı, 2011/08-09 aylarında dava dışı ... sicil sayılı dosyada işlem gören “...” unvanlı işyerinden, 25.09.2011 tarihli çıkışa göre toplamda 50 gün bildiriminin yapıldığı,

davalıya ait 1173123.06 sicil sayılı dosyada işlem gören işyerinden 05.11.2011-31.08.2012 tarihleri arasında sigortalı hizmetlerinin bildirildiği, davalı işverenliğin “ticari minibüste şoförlük” işinden dolayı 05.11.2011 tarihinde kanun kapsamına alındığı, yine davalı ...’ın “minibüs ve dolmuş ile yapılan şehir içi taşımacılığından” dolayı 26.05.1995 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydının mevcut olduğu, davacının 21.02.1991 tarihinden itibaren şoför olarak esnaf oda kaydının olduğu, 16.02.1994-05.09.1995 tarihleri arasında minibüsçüler odasına kayıtlı olduğu,

19.02.1991-21.02.1995 tarihleri arasında vergi mükellefiyet kaydının mevcut olduğu, diğer yandan davacının çalıştığını iddia ettiği, davalıya ait ... plaka üzerinden, davacı adına kesilmiş 2004, 14.03.2005, 15.03.2005, 19.04.2005, 22.05.2007, 20.06.2007, 28.08.2007, 25.09.2007, 19.10.2007,30.10.2007,17.04.2008, 20.08.2009, 04.01.2011 tarihli trafik idari para cezasına ait tutanak kayıtlarının mevcut olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanıkların davacının, davalı yanında sürekli ve devamlı bir çalışmasının olmadığı yönünde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.

Mahkemece resen araştırma kapsamında iddia edilen dönemde öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi olup olmadığı, hizmet akdinin unsurlarıyla birlikte tartışılarak ortaya konulmalıdır.

Söz konusu hatta davacı ile birlikte çalışan kayıtlı şoförler ile gerektiğinde işyerine komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, hizmet döküm cetvelleri getirtilmeli, bilgi ve görgüsüne başvurulan tanık anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, çalışmanın şekli, niteliği, günlük ne kadar ücret karşılığında yapıldığı hususları belirlenmeli, sigortalının bu döneme ilişkin olarak kayıtlarda görülmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği,

ya da, bildirim dışı kaldığı hususu, çalışmanın varlığı ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, işe giriş ve çıkış tarihleri hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmeli, gerek dosyada mevcut gerekse de toplanacak deliller nazarında, ayrıca hak düşürücü süre de irdelenerek, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Diğer yandan davacı yanın çalışma ve süresine ilişkin bir tespit yapılabildiği takdirde, davacının iddia olunan dönemde, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu bağkur sigortalılık süresi, prim ödemeleri dikkate alınarak, çakışan sigortalılık süreleri yönünden, bu dönemde hangi sigorta koluna tabi olduğu 53. madde kapsamında irdelenerek geçerli kabul edilmesi gereken sigortalılık statüsü tespit edilmeli, hukukumuzda çifte sigortalılığın olamayacağı gözetilmeli ve geçerli olan sigortalılık belirlenip geçersiz olan sigortalılık iptal edilerek, bildirim yapılan süreler de dışlanmak suretiyle infaza elverişli hüküm kurulması gereği gözetilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10 Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/248, K. 2022/5819, 18 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı- Cevap
  5. Iıı- Mahkeme Kararı
  6. A- İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. B- Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. Iv- İlgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/248
Karar No
2022/5819
Tarih
18 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/249 K.2022/3290
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/250 K.2022/3403
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/250 K.2022/4596
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/251 K.2022/6964
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/251 K.2022/10029
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/252 K.2022/3404

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.