İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/3180 K.2023/6798

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/3180Karar2023/6798Tarih13 Haziran 2023Okuma10 dk · 1.931 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/3180 E., 2023/6798 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/77 E., 2020/263 K.
Hüküm/karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Alanya 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2014/414 E., 2019/401 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.931 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, davalının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı avukatı duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.12.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve dosyanın eksiklikler tamamlanıp Dairemiz’e tekrar gelmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 02.10.2013 tarihinde müteveffa Muhittin Aydın'ın davalının hem arsa hem inşaat sahibi olduğu inşaattan düşmesi sonucu felç olduğunu, müteveffanın Alanya ilçe Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü daha sonra hastaneden felçli olarak taburcu edildiğini, müteveffanın daha sonra 26.11.2013 tarihinden itibaren ... Hacettepe Tıp Fakültesinde tedavisinin devam ettiğini, ... Yenimahalle hastanesi, ...

Ulus Devlet Hastanesinde tedavi gördükten sonra vefat ettiğinden bahisle davacı eş ... için 188.314,14 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, davacı çocuk... için 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 2.013,35 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 18.579,40 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 20.028,85 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 58.394,70 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk Eylül için 80.711,17 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın ölümünün kaza ile ilgisinin olmadığını, yakınlarının kusuru sonucu hastanede mikrop kaptığını bu nedenle solunum yetersizliğinden vefat ettiğini, olası hükmedilecek tazminat miktarlarında davacıların yaşı-sosyo ekonomik durumu vs unsurlara dikkat edilmesi gerektiğini, SGK tarafından bağlanan gelir ve müvekkili tarafından yapılan yardımların mahsup edilmesinin gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelişinde müteveffa sigortalının %30, davalının %70 oranda kusurlu olduklarından bahisle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 55.000,00 TL, çocuk Eylül lehine 15.000,00 TL, diğer davacı çocuklar lehine 25.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu,

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, aktüerya hesabını kabul etmediklerini, müteveffanın talimatlara uymaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, manevi tazminatı belirlerken mahkemece hangi kıstaslara göre karar verildiğinin açıklanmadığını istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, davalının istinaf isteminin ise ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, yerel mahkeme tarafından yazılan gerekçeli kararda “Davacılar lehine kabul edilen manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde geçerli olan AAÜT 'İne göre 17.650,00 TL nispi vekalet ücretinin, davalılar ... ve Batı Yapı Denetim A.Ş. dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine“ dendiğini, istinaf aşamasında dava dışı kişilerin isimlerinin sehven yazılmasının düzeltilebilir hata olarak görülmesine karşın düzeltilmeden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını,

eldeki dosyaya bakan iş mahkemesi ceza dosyasını beklemekte iken ara kararından geçerli hukuki bir gerekçe olmaksızın vazgeçtiğini, ceza dava dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, mahallinde keşif yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı tanıkları işyerinde iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını söylediklerine göre murisin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanıp kullanmadığına bakılmadığını, murisin bu yönde bir talebi olmadığını, bilirkişi raporlarının oluşa uygun düzenlenmediğini, raporlarda ısrarla binanın 4 katlı olduğunun söylendiğini, oysa binanın merdiven görünümlü olduğunu,

3 kişinin çalıştığı işyerinde işverenin sözle çalışma yapılmayacağını söylediğinin tanık beyanları ile açık olduğunu, meteoroloji raporlarının da o günün yağışlı ve fırtınalı olduğunu gösterdiğinin sabit olduğunu, müteveffanın talimatlara uymayıp inşaata geldiği, güvenli ve korkuluklu yerden geçmek yerine mermer uygulaması yapıldığı için korkuluğu geçici süre ile sökülen yerden geçmeye çalışması,

müteveffanın mesleğindeki deneyim ve tecrübesi dikkate alınarak kusur tespiti yapılmadığını, kusur raporunu düzenleyen bilirkişilerin konusunda uzman olmadıklarını, davacı tanıklarının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, ücret konusundaki beyanlarının da doğru olmadığını, müvekkilinin kazanın meydana gelmemesi için her türlü tedbiri aldığını, bu nedenle kaçınılmazlığın değerlendirilmesi gerektiğini, müteveffanın kaza tarihine yakın dönemde Neurontin 600 mg, Protifar 225 mg, Rexapin 2,5 mg tablet formlarını kullandığının bilirkişi kurulu tarafından dikkate alınmadığını,

oysa söz konusu ilaçların nörolojik ve denge düzenleyici nitelikte ilaçlar olduğunu, müteveffa sigortalının bakım şartlarının yetersiz olduğu ve hastane evraklarına bakıldığında enfeksiyon geçirdiğinin anlaşıldığını, ATK raporunda bunun da değerlendirilmesi gerektiğini, hesap raporunda iş kazası tarihi 02.10.2013 yerine maddi hatalı şekilde 02.01.2013 olarak yazıldığı ve hesaplamanın bu süreye göre hatalı yapıldığını, pasif dönemin farazi olarak 60 yaşından değil, sigorta başlangıcına göre gerçek emeklilik yaşı tespit edilerek belirlenmesi gerektiğini, evlenme ihtimali indirimi yapılmadığını,

hesap raporunda davacı çocuk Eylül’ün yaşının kaza tarihine göre belirlendiğini ve fazladan hesap yapıldığını, ücretin fazla tespit edildiğini, çocuklar ... ve ...’ın zarar hesabında Kurum ödemelerinin tenzil edilmediğini, bilirkişinin pasif dönem ücretinin asgari geçim indirimsiz ücret üzerinden yapıldığını söylemesine karşın böyle yapılmadığını, müvekkili tarafından davacı tarafa yapılan ödemelerin indirilmediğini, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

a.Davalı vekilinin davacı çocuklar ..., ..., ... ve ...'in maddi, tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin davacı eş ... için 188.314,14 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, davacı çocuk... için 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 2.013,35 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 18.579,40 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 20.028,85 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 58.394,70 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk Eylül için 80.711,17 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 55.000,00 TL, çocuk Eylül lehine 15.000,00 TL,

diğer davacı çocuklar lehine 25.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, davacı çocuklar ..., ..., ... ve ...'in maddi, tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b. Davalı vekilinin davacılar eş ve çocuk Eylül'ün maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417'inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21'inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %30, davalının %70 oranında kusurlu olduğu, özellikle kollukta alınan ifadeler dikkate alındığında davacılar murisinin işyerinde sıvacı ustası olarak çalıştığının açık olduğu, ilk derece mahkemesince alınan hesap raporlarında aktif dönem hesaplamasına esas olan ücretin ... Biriketçiler Nalburiyeciler İnşaat Malzemeleri ve Hafriyatçılar Odası'nın bildirdiği ücret ile ...

İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası’nın bildirdiği ücretin ortalaması üzerinden günlük net 75,00 TL (2,8069 katı) olarak tespit edildiği, pasif dönem hesabının ise aylık net 1.470,91 TL üzerinden yapıldığı, buna karşılık aynı dönemde geçerli olan asgari geçim indirimsiz net asgari ücretin aylık 1.450,91 TL olduğu,

İlk Derece Mahkemesi'nce "davacılar lehine kabul edilen manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T‘ne göre 17.650,00 TL nispi vekalet ücretinin, davalılar ... ve Batı Yapı Denetim A.Ş dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,” karar verilmiş ise de dosyanın tek davalısının gerçek kişi ... olduğu, davalının bu konuda açık istinafına ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce bu hata görülmesine karşın karar ilamı gerekçesinde sehven yapılmış maddi hata olduğundan mahallinde düzeltilebileceğinden bahsedilmekle yetinildiği anlaşılmaktadır.

İş kazasına maruz kalan sigortalının maddi tazminat miktarı, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşur. Pasif dönem, sigortalının aktif çalışma döneminin sona ereceği, bir başka anlatımla emeklilik döneminin başlayacağının varsayıldığı tarihten itibaren, muhtemel bakiye ömrü sonuna kadar devam edecek olan dönemi ifade eder.

Sigortalının veya vefatı halinde yakınlarının maddi zararının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur.

Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, pasif devrede de zarar oluşacağı ve bu pasif devre zararının hesabına esas alınacak ücretin asgari geçim indirimsiz net asgari ücret düzeyinde bir ücret olduğu Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Somut olayda, sıvacı ustası olan davacılar murisinin gerçek ücretinin tespiti noktasında her ne kadar meslek odalarından ücret araştırması yapılmış ise de TÜİK'den bu yönde bir araştırma yapılmadan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın emsal ücret verisi dosya kapsamında yer almasına karşın değerlendirmeye alınmadan, hükme dayanak kılınan 28.05.2018 tarihli bilirkişi hesap raporunda pasif dönem hesabı yapılırken asgari geçim indirimsiz net asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı bildirilmesine karşın,

aylık asgari geçim indirimsiz net asgari ücretten fazla bir ücret üzerinden pasif dönem hesabı yapıldığı konusundaki itirazlar dikkate alınmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu gibi manevi tazminat vekalet ücreti ile ilgili hüküm kurulurken dava dosyasında taraf olmayan kişileri de kapsayacak şekilde hüküm karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak iş davacılar eş ve çocuk Eylül'ün maddi zararlarının tespiti noktasında, sigortalının yaptığı iş, yaşı, meslek kıdemi ve iş yerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK’den bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip müteveffanın gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında aktif dönem zarar hesabının tespit edilecek gerçek ücret üzerinden, pasif dönem zarar hesabının ise asgari geçim indirimsiz net asgari ücret üzerinden yapılması,

yine hükme esas 28.05.2018 tarihli bilirkişi ek hesap raporunun bilinen (iskontosuz) / bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değişmemesi gerektiğini gözeten yeni bir hesap raporu almak ve usuli kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre infaza elverişli, tereddüte yol açmayacak şekilde bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin davacı çocuklar ..., ..., ... ve ...'in maddi, tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Davalı avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/3180, K. 2023/6798, 13 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3180
Karar No
2023/6798
Tarih
13 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/3181 K.2023/2299
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3182 K.2023/4151
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3185 K.2023/8110
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3186 K.2023/8111
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3189 K.2023/8112
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3190 K.2023/5011

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.