İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/3325 K.2023/10576

Taraflar arasında eksik hesaplanıp ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/3325Karar2023/10576Tarih31 Ekim 2023Okuma11 dk · 2.128 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/3325 E., 2023/10576 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Ekim 2023
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/136 E., 2021/354 K.
Karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.128 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasında eksik hesaplanıp ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde, sigortalı ilk işe giriş tarihinin 01.04.1985 olduğunu, 04.04.2011 tarihinde emeklilik için davalı Kuruma başvurduğunu, Kurumca 17.11.2011 tarihli yazı ile 48 yaşını doldurmadığından bahisle talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, oysa 12.10.2011 tarihinde 48 yaşını doldurmuş olduğunu, ikinci başvurusu üzerine 01.12.2011 tarihinde emekli edildiğini, davalı Kurumun 2007/10-2008/9 dönemi arasındaki 360 günlük ve 2008/10-2011 dönemi arasındaki 765 günlük itibari hizmet sürelerini hiç dikkate almadığını,

oysa mülga 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi ile 5570 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi dikkate alındığında, bu sürelerin emeklilik hesabına dahil edilmesi gerektiğini belirterek, emeklilik hesabının yeniden yapılmasını ve oluşacak farkın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili davacının dava ettiği 3 kod ve 32 kod ile ilgili çalışmalarının 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun nedeniyle farklı numara verilen yeraltı çalışmasının kodları olup, her iki kod numarasının da aynı şeyi ifade ettiğini, dosyada Kurum tarafından yapılan işlemlerde bu çalışmanın davacının emekli maaşına yansıtıldığını, maaş hesaplamasında bir eksiklik bulunmadığını, aksi hususun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, ilk bozma öncesi verilen ilk karar ile tüm dosya kapsamına ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre, davacının 01.10.2007-01.06.2009 tarihleri arasında çalıştığı işyerinin 506 sayılı Kanun'un 5.maddesi kapsamında olduğu, yapılan bildirimlerin 03 numaralı belge türü ile yılda 90 gün itibari hizmet süresine tabi olduğu,

her ne kadar davacının 02.06.2009-15.02.2011 tarihleri arasında çalıştığı işyerinde geçen hizmetleri işyeri tarafından 32 numaralı belge türü ile bildirilmiş ise de davalı Kurumca işyerinde yapılan denetim sonucunda bu işyerinin 2030 işkolu koduna sahip boya imalatı yapılan işyerlerinden olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi kapsamına girmediği tespit edilerek, davacının 32 numaralı belge türünden olan çalışmalarının iptal edildiği, 01 numaralı belge türünden yeniden düzenlendiği, bu haliyle davacının itibari hizmet süresi kapsamındaki çalışmasının yalnızca 01.10.2007-01.06.2009 tarihleri arasındaki süreler olduğu;

Diğer yandan davacının 01.10.2008 tarihinden önceki hizmetlerine 506 sayılı Kanun ve 01.10.2008 tarihinden sonraki çalışmalarına 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, 5510 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesindeki "506 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde sayılan itibari hizmet süresi Kapsamında yer alıp bu Kanunun 40 ıncı maddesinde sayılmayan işlerde...3600 gün şartı aranmaz." şeklindeki hüküm karşısında, davacının 01.10.2007-01.10.2008 tarihleri arasındaki 360 günlük çalışması karşılığı 90 günlük itibari hizmet süresinin yaşlılık aylığı hesabında dikkate alınması gerekeceği,

5510 sayılı Kanun kapsamına giren çalışmaları yönünden ise "3600 gün şartı" devam ettiğinden, 01.10.2008-01.06.2009 tarihleri arasındaki çalışmasının itibari hizmet süresi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı;

İlk sigorta girişi 01.04.1985 olan davacının, 506 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığına hak kazanmak için 25 yıl ve 5225 gün sigortalılık ve 48 yaş şartına tabi olduğu, 12.10.1963 doğumlu olduğuna göre, tahsis talep tarihi olan 04.04.2011 itibariyle 47 yıl 5 ay 22 günlük olduğu ve (48 yaştan 90 günlük itibari hizmet süresi düşüldüğünde) gerekli 47 yıl 9 ay yaş şartını yerine getirmediği, bu haliyle 04.04.2011 tarihli tahsis talebinin reddi yönündeki davalı Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Açık, denetime elverişli ve hükme esas almaya yeterli olduğu kabul edilerek itibar edilen bilirkişi raporuna ekli "aylık hesap çizelgesi"ndeki hesaplamaya göre, davacıya 01.12.2011 tarihinden geçerli bağlanması gereken yaşlılık aylığı miktarının ek ödeme hariç 789,88 TL olduğu ve 01.12.2011 tarihinden itibaren her ay için eksik ödenen miktarların yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili gerektiği sonucuna varılmış;

bu haliyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 04.04.2011 tarihli tahsis talebinin reddine ilişkin davalı Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla, buna ilişkin talebin reddine, davacıya 01.12.2011 tarihinden itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylığı miktarının 789,88 TL olduğunun tespitine, 01.12.2011 tarihinden itibaren her ay için eksik ödenen miktarların yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Dairenin 1. Bozma Kararı

1.Mahkemenin ilk bozma öncesi verdiği kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, ilk bozma kararında, Mahkemece, belirlenen prim gün sayısına ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2 nci maddesinde belirtilen ve yukarıda açıklanan ilkelere göre alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, aylık mukteza tablosu ve hizmet dökümü ile tutarlı olmayan prim gün sayılarının esas alındığı, hatalı veriler ve hesaplama içeren bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. denilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece 1. Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin ikinci kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2014/27440 Esas, 2015/17109 Karar sayılı ilamında, davacının 01.12.2011 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmekle birlikte bir kısım açıklamalar yapıldıktan sonra belirlenen prim gün sayısına 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesinde belirtilen ve açıklanan ilkelere göre uzman bilirkişiden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aylık mukteza tablosu ve hizmet dökümü ile tutarlı olmayan prim gün sayıları esas alınmak suretiyle ve hatalı verilere ve

hesaplama içeren bilirkişi raporuna göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası Yargıtay İlamına uyulmuş ve eksiklikler giderilerek uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporu ve dosya kapsamı nazara alınarak davacının 01.12.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bağlanması gereken yaşlılık aylığının ek ödeme hariç 890,54 TL olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.

Ayrıca yapılan tespit nedeniyle davacıya eksik ödenen 2.739,62 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline dair karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerden ötürü davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının 04.04.2011 tarihli tahsis talebine ilişkin yapmış olduğu başvurunun Kurum tarafından yapılan red işleminin hukuka uygun olması nedeniyle red kararı iptali isteminin reddine, davacının 01.12.2011 tarihinden itibaren geçirli olmak üzere bağlanması gereken yaşlılık aylığının ek ödeme hariç 890,54 TL olduğunun tespitine, 2.739,62 TL'nin 111,38 TL'sinin 01.12.2011 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.01.2012 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.02.2012 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.03.2012 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.04.2012 tarihinden,

118,94 TL'sinin 25/05/2012 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.06.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.07.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.08.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.09.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.10.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.11.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.12.2012 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.01.2013 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.02.2013 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.03.2013 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.04.2013 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.05.2013 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.06.2013 tarihinden, 166,67 TL'sinin 26.07.2013 tarihinden, 131,33 TL'sinin 26.08.2013 tarihinden,

131,33 TL'sinin 26.09.2013 tarihinden, dava tarihi olan 23.10.2013 tarihine kadar işlemiş toplam 228,73 TL yasal faiz olmak üzere 2.967,85 TL'nin dava tarihi olan 23.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.

C. Dairenin 2. Bozma Kararı

1.Mahkemenin ilk bozma sonrası verdiği kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, ikinci bozma kararında, Mahkemece bozma sonrasında oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında davacıya süre verilmesi ve bozma ile açıklanan konularda, başka bir deyişle 01.10.2008-02.06.2009 tarihleri arasında kalan dönem bakımından, davalı Kurumca aylık hesabı yapılırken bu süre bakımından itibari hizmet olarak aylığa katılmama gerekçeleri üzerinde durulması ve bu sürenin itibari hizmet ile aylığa katılması gerekip gerekmediğinin net olarak belirlenmesi,

katılması gerektiği kanaati oluştuğunda öncelikle davalı Kurumdan davacının gün sayısına ilavesi gereken gün sayısının ve aylık miktarına etkisinin belirlenmesi ile sonucuna göre yeniden bilirkişi raporu aldırılması yoluyla bir karar verilmesi gerekirken, davacının Kurum işlemlerine ve aylık bağlarkenki kabulüne dair, herhangi bir itirazının bulunmadığı varsayımına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. denilerek karar bozulmuştur.

D.Mahkemece 2. Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile bozma ilamına uyularak tahkikat sürdürülmüştür. 14.09.2021 tarihli celsede davacıya bozma ilamında belirtilen hususlara ve tesis edilen Kurum işlemlerine karşı itirazı olup olmadığı hakkında açıklama yapmak üzere kesin süre verilmiştir. Verilen süre içerisinde herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılmaktadır.

02.11.2021 tarihli celsede davacı asil belirtilen hususlara karşı herhangi bir itirazının bulunmadığını, 10.04.2017 ve 10.10.2017 tarihli heyet raporlarına ve buna dayalı olarak kurulan son mahkememiz ilamına karşı itirazı olmadığını, artık dosyanın karara çıkmasını talep ettiğini beyan etmiştir.

Son bozma ilamınında aynen 'davacının Kurum işlemlerine ve aylık bağlarkenki kabulüne dair, herhangi bir itirazının bulunmadığı varsayımına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup' ifadesi yer almaktadır. Davacının Kurum işlemlerine itirazının olmaması durumunda önceki heyet raporlarının ve bozulan karardaki yaklaşımın mevcut haliyle de isabetsiz olduğuna ilişkin bir ibare yoktur.

O halde bozma ilamındaki anlatımın mefhum-u muhalifinden davacının ilgili döneme dair itirazı olmaması halinde 10.10.2017 tarihli rapordaki yaklaşımın ve hesaplamaların isabetli olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Davacı asil verilen kesin sürede herhangi bir itirazda bulunmamış ve Mahkememizce bu hususta alınan ayrıntılı beyanında da bozma ilamında zikredilen döneme karşı itirazının olmadığını belirtmiştir. O halde mahkememizin kaldırılan hükmündeki yaklaşım korunmalı.

10.10.2017 tarihli raporun son kısmında denetlenebilir bir şekilde gösterilen tablodaki veriler esas alınmak suretiyle yeniden karar verilmelidir. Önceki hükümde her ne kadar tek tek tablodaki fark alacaklar temerrüt tarihlerinden itibaren faizi ile hüküm altına alınmışsa da ayrıca 228,23 TL faiz alacağının da hükme dahil edilmesi isabetli olmamıştır.

Zira zaten aylıklara ilişkin fark miktarların temerrüt tarihlerinden itibaren faizi ile alınması yönünde karar verildikten sonra ayrıca dava tarihine kadar ki faizin de ayrıca hüküm altına alınması mümkün değildir. buna göre, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının 04.04.2011 tarihli tahsis talebine ilişkin yapmış olduğu başvurunun Kurum tarafından yapılan red işleminin hukuka uygun olması nedeniyle red kararı iptali isteminin reddine, davacının 01.12.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bağlanması gereken yaşlılık aylığının ek ödeme hariç 890,54 TL olduğunun tespitine,

2.739,62 TL'nin 111,38 TL'sinin 01.12.2011 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.01.2012 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25/02/2012 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.03.2012 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.04.2012 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.05.2012 tarihinden, 118,94 TL'sinin 25.06.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.07.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.08.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.09.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.10.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.11.2012 tarihinden, 121,26 TL'sinin 26.12.2012 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.01.2013 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.02.2013 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.03.2013 tarihinden,

126,28 TL'sinin 26.04.2013 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.05.2013 tarihinden, 126,28 TL'sinin 26.06.2013 tarihinden, 166,67 TL'sinin 26.07.2013 tarihinden, 131,33 TL'sinin 26.08.2013 tarihinden, 131,33 TL'sinin 26.09.2013 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı SGK Başkanlığı temyiz dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu, esasen davacı hakkında bağlanan aylıkta hata olmadığını buna göre davasının reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını, istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında bağlanan aylığın eksik hesaplanıp hesaplanmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme

1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)

2.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

3.Eldeki davada ise uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hakkın gereği gibi yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, bozma sonrasında davacının alınan beyanı ile 10.04.2017 tarihli ve 10.10.2017 tarihli heyet raporlarına ve son kurulan bozulan hükme karşı itirazının olmadığını,

gerek Kurumun hesabında gerekse de bilirkişi heyet raporunda fiili hizmet zammının hesaplanmamasına itibari sürelerinin dikkate alınmamasına karşı bir itirazının bulunmadığını ve ayrıca itibari hizmete dair sürelerin araştırılıp tespiti için işlem yapılması yönünde talebinin de bulunmadığını belirtmesi ile gerek gün sayıları ve gerekse hesap yöntemi ile alt sınır uygulaması bakımından yetersiz bilirkişi raporunun dikkate alındığının anlaşılması karşısında, davalı Kurumca bağlanan aylık ile beraber hükme esas bilirkişi raporunun karşılaştırması yapılarak,

gerek yöntemin gerekse de farkın kaynağının ve yasal dayanağının açıklanması suretiyle belirlenmesi ve davalı Kurumca alt sınır uygulamasının davacı bakımından yapılıp yapılmadığı ile yapılmamış ise nedeninin sorulması, davacı hakkında alt sınırlar dikkate alınarak, infaza elverişli şekilde dava tarihine kadar hesaplama yapılması suretiyle bağlanması gereken aylığın miktarının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/3325, K. 2023/10576, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Dairenin 1. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece 1. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. Dairenin 2. Bozma Kararı
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3325
Karar No
2023/10576
Tarih
31 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3326 K.2023/6836
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/3329 K.2023/10368
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3330 K.2023/6967
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3331 K.2023/6052
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3334 K.2023/6301
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3336 K.2023/12162

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.