İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/3688 K.2023/6123

Taraflar arasında iş kazasından manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/3688Karar2023/6123Tarih30 Mayıs 2023Okuma10 dk · 2.067 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/3688 E., 2023/6123 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2023
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/53 E., 2021/204 K.
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.067 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında iş kazasından manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, davalı vekili temyize cevapla temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmiş olmakla, dosyada noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten ve noksanlar ikmal edildikten, duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı HMK'nun 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten, Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde çalışmakta iken 27.05.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası geçirdiğini, iş kazası sonucu beyin kanaması geçirip bayıldığını, uzun süre tedavi gördüğünü Haziran 2012 tarihine kadar çalışamadığını 27.06.2012 tarihinde emekli olduğunu, kaza nedeniyle %76 oranında özürlü tespit edildiğini ,kazadan dolayı maddi ve manevi zarar uğradığını bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1500 TL izin ücreti, 10.000,00 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 302.500 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Yargılamanın devamında verilen 15.01.2014 tarihli ara kadar ile izin ücreti alacağı tazminat davasına ilişkin taleplerden tefrik edilmiş, davacı vekili iş kazasından kaynaklı maddi tazminat istemini 116.096,82 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, iddia edildiği şekilde olayın iş kazası olmadığını, davacının mesai saatinden sonra banyoda duş alırken bayılarak düştüğünü bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2017 tarih ve 2015/22084 Esas - 2017/686 Karar sayılı ilamında özetle; davacının davalı kurumda kadrolu işçi olarak 26.04.1982 yılından beri çalıştığı, sendikalı olduğu, davacının iş kazası sonrasında 27.06.2012 tarihinde emekli olarak işten ayrıldığı,ve bu tarihe adar ücretinin 101,72 TL olduğu, kaza tarihinin 27.05.2011 olduğu, davacının 05.10.1955 doğumlu olup, 55 yaş 7 ay 22 gün olmakla 56 yaşında kabul edilerek PMF yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 17,82 olduğu,

kazazede davacının itiraza uğramadan kesinleşen ve tüm hastane raporları ile de uyumlu olan yüksek sağlık kurulu raporuna göre %71 oranında işgücü kaybına uğradığı ve kazanın oluşumunda iş güvenliği alanında uzman 3 lü heyetten alınanan kusur raporuna göre davalı işverenin %60 oranında kusurlu olduğu,

bu veriler çerçevesinde denetime elverişli teknik bilirkişi raporundaki maddi tazminat açısından yapılan hesaplamaya itibar edilmiş olup, manevi zarar açısından davacının özellikle maluliyet oranının %71 oluşu, hayatını idame ettirecek durumda olmayışı, alınan raporlara göre davacının başka birisinin bakımına sürekli muhtaç olduğu ve kontrol ve muayenesinin gerekmediği,dolayısı ile sürekli yardım ve bakımına muhtaç oluşu dikkate alındığından 116.096,82 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.05.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA KARARI VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 07.02.2017 tarih ve 2015/22084 Esas - 2017/686 Karar sayılı ilamında özetle; davalı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin

a) Kusurun tespiti yönünden; sigortalının işe girişinden önce ve işe girişi sırasında yaptırılan muayenelerine ilişkin kayıt ve belgeleri getirtmek, işverenin periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde beyin kanaması riskine yol açacak rahatsızlıklarına ilişkin bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, kaza tarihinde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı,

olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir nörolog ve bir kardiyoloğun da yer alacağı üçlü bilirkişi heyetinden kusur raporu almak, verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi,

b) Sürekli iş göremezlik oranının tespiti yönünden; somut olayda, davacının maluliyet oranın yukarıda açıklanan prosedüre göre Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ile giderek Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla kesinleştirilmesi gerekirken kesinleşmeyen, çelişkili maluliyet oranına itibar edilerek hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı, belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; bozma kararından Alınan Adli Tıp Kurumu raporunda da bozma öncesinde olduğu gibi sürekli iş göremezlik oranının %71 olarak tespit edildiği, bozma kararından sonra alınan kusur raporunda davalı işveren aleyhine kusur durumunun artabileceği anlaşılmış ise de davacı vekilinin 12.11.2021 tarihli duruşmada alacağın güncellenmesine yönelik taleplerinin olmadığı, önceki gibi karar verilmesini talep ettikleri yönündeki beyanları doğrultusunda kusur oranının ve zarar miktarının güncellenmesi yönünde yargılamaya devam edilmesine gerek görülmeyerek,

bozma ilamı öncesi belirlenen sürekli iş göremezlik derecesi ve kusur oranları gözetilerek hesaplanmış tutar üzerinden davanın kısmen kabulü ile. 116.096.82 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan işin tehlikeli ve ağır işlerden olmadığını, öte yandan, davacı işçinin işe alındığı tarihlerde kadrosunda tanımlı işçi olarak işe alınmasında herhangi bir sakınca olmadığına dair sağlık raporunun bulunduğu, ölüm olayından önceki tarihlerde işçinin bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılmadığını, karara esas bilirkişi raporunda meydana gelen kazanın iş yeri koşullarından kaynaklanmadığı,

kaza sonrası yapılan klinik değerlendirmeler ve tetkik sonuçlarının değerlendirilmesinde kişinin zeminden kaynaklı bir düşme nedeniyle değil de yüksek tansiyon atağı sonrası oluşan beyin kanaması ile buna bağlı olarak vücutta oluşan sağ taraf güçsüzlüğüne bağlı düşme nedeniyle travma lezyonlarının oluştuğu kanaatine varıldığını, raporun sonuç kısmında, İş Kanunu, ilgili tüzük ve yönetmelik yükümlülüklerine göre risk değerlendirmesi ve sağlık gözetimi yapılsaydı var olan yüksek tansiyon hastalığının saptanabileceği, kişinin gerekli tedavi ediminin sağlanacağı,

bu nedenle iş kazası ve sonuçlarının önlenebileceği kanaatine varıldığının belirtildiğini, ancak yapılan değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, zira, işveren olarak idarenin rutin sağlık kontrolü yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, işçinin daha önceden hipertansiyon veya benzeri bir hastalık geçmişinin olmadığı hastane kayıtları ve tanık beyanlarıyla da sabit olduğu için müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığından davanın reddi gerektiğini, ayrıca yerel mahkemece izafe edilen kusur oranları, zarar kalemleri ve hesaplanan tazminat miktarlarının usul ve yasaya aykırı olarak belirlendiğini,

müvekkil idareye yüklenen kusur oranı ve maddi ve manevi tazminat bedelleri hukuka aykırı şekilde, yüksek oran ve fahiş tutarda belirlendiğinden kararın bozulması gerektiğini, 6200 sayılı Kanun madde 49 (Değişik: 7139- 19.4.2018/m.6) "Genel Müdürlük, 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan, bu Kanunda belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaftır." hükmü uyarınca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yargı harçlarından muaf tutulmasına rağmen,

yerel mahkemece idare aleyhine harca hükmedilmesi yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, tazminatın belirlenmesi noktasında kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunun 332, 41,42,43,44,46 ve 47 nci maddeleri, tazminattan yapılacak indirim noktasında 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7.maddesi kapsamında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddeleri, olayın iş kazası olarak kabulü ile bağlanacak gelir noktasında 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 17, 20 ve 21 inci maddeleri,

işverenin işçiyi gözetim borcu kapsamında 4857 sayılı Kanunun 77.maddesi, manevi tazminatın miktarının tespiti noktasında. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, harç yönünden 6200 sayılı Kanunun 49 uncu maddesidir.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve bozma kararı gereğince yapılan yargılama neticesinde tespit edilen olgulara, kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar ile temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2. Maddi tazminattan yapılacak indirimler hususunda davanın yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesinin oluşturmakta olup, anılan maddede “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır.

Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe gire 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21/1 inci maddesinde “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.

İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.” 21/4 üncü maddesinde ise “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.

3.Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2 nci maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55 inci maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.

4. Somut olayda davacıya davaya konu iş kazası nedeniyle %71 oranında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle iş kazası sigorta kolundan 124.682,09 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlanmış olmasına rağmen hükme esas alınan 28.03.2015 tarihli hesap raporunda anılan gelirin rücuya kabil kısımı tenzil edilmeden sonuca gidildiği anlaşılmıştır.

5. O halde mahkemece yapılacak iş, davacıya bağlanan gelirlerin rücuya kabil kısımlarını tazminat alacaklarından tenzil ederek davacı için (116.096,82 TL - [İPSD:124.682,09 TL x %60]=) 41.287,56 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.

6. Öte yandan 6200 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi gereğince davalının harçtan muaf olduğu gözetilmeden aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.

7. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

8. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek mahkeme kararı bozulmalıdır.

9. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazları ile kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar re'sen dikkate alınarak; Adana 12. İş Mahkemesinin 12.11.2021 tarih ve 2021/53 Esas- 2021/204 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasının silinerek yerine;

"1- 41.287,56 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

2-100.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

3- Davalı kurum 6200 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan harç tahsiline yer olmadığına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.999,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,

4-Davacının yargılamada yaptığı 1.904,65 TL masraftan kabul red oranına göre hesaplanan 646,62 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalının yargılamada yaptığı 1.110,00 TL masraftan kabul red oranına göre hesaplanan 726,55 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereğince hesaplanan 6.193,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereğince hesaplanan 13.450,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 13/3 maddesi gereğince maddi tazminatın kısmen reddolan kısmı ile ilgili davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmemek üzere 6.193,13 TL ve manevi tazminat ile ilgili kısmen reddolan kısım yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarifenin 10/2 maddesi de dikkate alınarak takdir olunan 13.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Fazla gider avansının karar kesinleştiğinde ...333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine," rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

2. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/3688, K. 2023/6123, 30 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Kararı Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3688
Karar No
2023/6123
Tarih
30 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/3698 K.2023/1958
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3698 K.2023/4182
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/3700 K.2023/1980
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3702 K.2023/3594
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/3704 K.2023/5627
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3713 K.2023/3571

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.