KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/406 E., 2022/4588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Dava, ödeme emri iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava dosyasının incelenmesinde, dava dışı Anonim şirketin 2008/2,3,12,2009/1,2,3 dönemleri prim borçları için düzenlenen ödeme emrinin davacıya 25.03.2014 tarihinde tebliğ edilmesi ile işbu davanın açıldığı, davacının 23.03.2007 tarihinde tescil ve 28.03.2007 tarihinde ilan edilen genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyesi olduğu, davacının yönetim kurulu üyeliğinden 26.03.2009 tarihinde noter aracılığı ile istifa ettiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu prim alacaklarının tahsilini düzenleyen 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri,
tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmü düzenlenmiş olması karşısında davacının yönetim kurulu üyeliğinin belirgin olduğu dönemler (2008/2,3,12 ve 2009/1 ve 2. aylar) yönünden davacının prim borçları yönünden sorumlu olduğundan 2008/2,3,12 ve 2009/1 ve 2. aylara ait prim borçları yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de;
davacının yönetim kurulu üyeliğinden 26.03.2009 tarihinde noter aracılığı ile istifa ettiğinin anlaşılması karşısında, 2009/3. aya ilişkin prim borcu yönünden sorumlu olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/406, K. 2022/4588, 30 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama