KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/4355 E., 2022/7480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- İlk DereceMahkemesi
- Denizli 4. İş Mahkemesi
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı davalı işveren tarafından bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini etmiştir
II-CEVAP
Davalı ve feri müdahil davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili verilen kararın hatalı olduğunu belirtip, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, mahkemece davacının talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir.
Bu bakımdan öncelikle davacının talebi somutlaştırılmalı, iddiasına konu işyerinde tam olarak ne yaptığı, hangi yıl, hangi dönem, hangi bloklarda ve ne kadar süreyle çalıştığı ayrıntılı olarak açıklatılmalı, mahkemece dava sırasında dinlenen tanıkların ve yeni tespit edilecek bordro ve komşu işyeri tanıklarının anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkiler giderilmeli, dava sırasında komşu işyerlerinde çalıştıklarını belirlenen tanıkların bilhassa hizmet döküm cetvelleri de getirilerek,
ifadelerine başvurulmalı, davalı işyerinin talebe konu dönemdeki faaliyet durumu etraflıca araştırılmalı, sigortalının iddiasına konu kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde;
iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, bunların yanında davalı sitenin karar defterleri celp edilerek davacı ve talebine konu ilgili kayıtlar irdelenmeli, davalı sitenin bahçe ve bloklarında temizlik işlerinin nasıl yapıldığı ve kimlerin görevli olduğu belirlenerek tespit edilen bu kişiler ile davalı işyerinde davaya konu dönemde ikamet eden kişilerin davacının iddiasıyla ilgili beyanlarına başvurulmalı, böylece bu konuda gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek,
davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/4355, K. 2022/7480, 20 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama