KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/5081 E., 2022/8829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2022
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ile davalılardan Kurum vekillerinin temyiz istekleri doğrultusunda Yargıtay 21. H.D.nin (kapatılan) 30/05/2011 tarih ve 2010/4641 Esas, 2011/4933 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmekle; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davacı ile davalı SGK vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK.) 297. maddesinin b bendinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların" kimliklerini kapsaması yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde, davalı Tasfiye halinde ... İnş. San. ve Tic. A. Ş.’nin tasfiye memuru olan ...'in feri müdahil sıfatı olmayıp, karar başlığında feri müdahil olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
2-6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı ... Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kurum'a re'sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'î müdahil olarak katılan Kurum'un, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
Buna karşın, eldeki davanın 2912.2003 tarihinde açılması karşısında Kurum’un fer’i müdahil sıfatına haiz olmadığı, karar başlığında da davalı olarak gösterildiği belirgin olmakla, Mahkemece, Kurum'un davalı olarak kabul edilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/5081, K. 2022/8829, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama