İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5135 K.2023/8385

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/5135Karar2023/8385Tarih19 Eylül 2023Okuma7 dk · 1.491 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/5135 E., 2023/8385 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/2780 E., 2021/54 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Çerkezköy İş Mahkemesi
Sayısı
2016/1039 Esas- 2020/601 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.491 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 07.01.2011 tarihinde makine operatörü olarak işe girdiği, kazanın meydana geldiği 22.12.2015 tarihinden 4 ay önce de vardiya amiri olarak görev yapmaya başladığı, davacının olay tarihinde sol ayağının sepet ile forklift arasında sıkışması neticesinde iş kazası geçirdiği, halen maluliyeti ve tedavisinin devam ettiği, doku kaybı ve kemik kırıkları oluştuğu, hem maddi hem de manevi anlamda zarara uğradığından bahisle 152.443,80 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın davacı kusurundan kaynaklandığını, iş kazasından sonra gerekli tedavilerinin yaptırıldığını ve yaptırılmaya devam edilmekte olduğunu, davacının çalışmamasına rağmen kaza tarihi olan 2015 yılı Aralık ayından bu yana toplam 22.126,22 TL ödeme yapılarak maddi ve manevi destek sağlandığını, müvekkili şirketin tamamen kusursuz ve maddi, manevi destek sağladığından taleplerin reddi gerektiğini, iş kazasının meydan geldiği tarihte işyerinin Allianz Sigorta A.Ş. tarafından İş Kazası mali Mesuliyet Poliçesi kapsamında sigortalandığından davanın ihbarını talep ettiklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle 20.12.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasından dolayı davacının %10,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, iş kazasının meydana gelişinde davacının %30, davalının %70 kusurlu olduğundan bahisle davacı lehine 94.760,00 TL maddi, 13.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan 13.000,00 TL manevi tazminatın az olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kendilerine atfedilen kusur oranının yüksek olduğunu, mahkeme tarafından yapılan kusur belirlemesine itirazlarının tam olarak değerlendirilmediğini, bilirkişi raporu yetersiz olmasına rağmen hükme esas alındığını, davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, gerekli kişisel koruyucu donanımların da teslim edildiğini, davacının ücret hesabı yapılırken varsayımsal ücretin yüksek takdir edildiğini, davacı çalışmamasına rağmen kaza tarihiden sonra davacıya yapılan ücret ödemelerinin mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu,

dosyaya sunulan belgelerden de görüleceği üzere davacının sağlığına kavuşması ve tedavi döneminde de mağdur olmaması için davalı tarafça en üst seviyede çaba gösterildiğini, davacının tam kusuru dikkate alındığında davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan 13.000,00 TL manevi tazminatın az olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkiline atfedilen kusur oranının yüksek olduğunu, kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili tarafından tüm önlemlerin alındığını, davacı kazalıya eğitim verildiğini, kişisel koruyucu donanımların teslim edildiğini, davacıya hiçbir zaman fazla mesai, hafta sonları çalışma veya öğle yemeğinde de çalışma şeklinde baskı yapılmadığını, işyerinde vardiyada çıkabilecek ihtiyaçları karşılaması için forklift ehliyeti olan bir çalışan mutlaka her vardiyada bulunduğunu, olay günü davacının bu şekilde görevlendirilen çalışana başvurmaması nedeniyle iş kazasına sebebiyet verdiğini,

kaza tarihinde vardiya amiri olan davacının amir pozisyonunda olduğunu, kendisine iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili davalı işyerinin hassasiyetlerinin özümsettirildiğini, onunla birlikte çalışan işçilerin de sorumluluğu verilmiş olan işçiden iş güvenliği konusundaki ciddiyetin farkında olması ve buna uygun davranması beklendiğini, tüm bu hususların eksik değerledirmesi ile hazırlanmış olan kusur ve hesap bilirkişisi raporları da eksik ve hatalı olduğunu, davacının ücret hesabı yapılırken varsayımsal ücretin yüksek takdir edildiğini, bu nedenle hesaplamanın ciddi miktarda yüksek çıktığını,

davacıya çalışmamasına rağmen kazanın yapıldığı 2015 yılının Aralık ayından cevap tarihine kadar toplam 22.126,22 TL'nin çalışma karşılığı olmadan ödendiğini ve bu tutarın haklı olarak yapılan hesaplamadan düşüldüğünü, ancak, bunun yanında tespit edilmesine rağmen aynı mahiyette yapılan 10.857,10 TL'lik diğer ödemenin de mahsup edilmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, dolayısı ile bu miktar dikkate alınmadan yapılan hesaplama ve kurulan hükmün de hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

a. Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı vekilinin maddi tazminatla birlikte 150.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce davacı lehine maddi tazminatın yanında 13.000,00 TL de manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 12.01.2021 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b. Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüne.

Dosya kapsamından, 20.12.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasından dolayı davacının %10,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, iş kazasının meydana gelişinde davacının %30, davalının %70 kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.

Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

26.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)

Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen 13.000,00 TL manevi tazminat çok azdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmalı ve İlk Derece Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

3.Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

4.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

5.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

6.Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının davalıdan alınmasına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/5135, K. 2023/8385, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5135
Karar No
2023/8385
Tarih
19 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/5142 K.2023/12198
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5145 K.2023/5330
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5149 K.2023/10090
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5150 K.2023/10091
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5154 K.2023/3799
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5155 K.2023/4722

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.