İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5673 K.2023/4117

Taraflar arasındaki davalı kurumun hatası sebebiyle hak kazanıldığı halde ödenmeyen aylıklardan kaynaklanan maddi zararın tazmini ve yersiz olarak tahakkuk ettirilen prim borcuna karşılık olarak yapılan ödemenin istirdatı isteminden dolayı yapılan…

Esas2022/5673Karar2023/4117Tarih12 Nisan 2023Okuma7 dk · 1.461 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/5673 E., 2023/4117 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Nisan 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/3572 E., 2022/249 K.
Hüküm/karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
Denizli 4. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/31 E., 2021/449 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.461 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki davalı kurumun hatası sebebiyle hak kazanıldığı halde ödenmeyen aylıklardan kaynaklanan maddi zararın tazmini ve yersiz olarak tahakkuk ettirilen prim borcuna karşılık olarak yapılan ödemenin istirdatı isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 25.04.2013 varide tarihli dilekçeyle davalı Kurumdan emeklilik aylığı talebinde bulunduğunu, ancak Kurum tarafından Bağ-Kur prim borcu bulunduğu gerekçesiyle müvekkilinin talebinin reddedildiğini, bunun üzerine, müvekkilinin tahakkuk ettirilen Bağ-Kur prim borcu sebebiyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve aksine kurum işleminin iptali talepleriyle Mahkememizin 2013/156 Esas ve 2014/358 Karar sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan davada, davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onanmakla kesinleştiğini, bunun üzerine,

müvekkilinin mahkeme kararına dayanarak 27.10.2015 tarihinde işten ayrılarak 30.10.2015 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, aynı tarihte başka bir dilekçeyle yaşlılık aylığının ilk tahsis talep tarihi olan 2013 yılı Nisan ayı itibariyle bu mümkün olmazsa başvuru tarihi itibariyle bağlanmasını talep ettiğini, Kurumun 16.12.2015 tarihli cevabi yazısında, müvekkilinin ilk tahsis talep tarihi olan 2013 yılı Nisan ayında işten ayrılma koşulunu yerine getirmemesi sebebiyle 2013 yılı Nisan ayından itibaren aylık bağlanması talebinin reddedildiğini,

davalı Kurum tarafından müvekkilinin 27.10.2015 tarihinde işten ayrılmış olmasına rağmen, sırf vergi kaydının bulunması sebebiyle 30-31.05.2015 tarihleri arasında 2 gün, 29-31.07.2015 tarihleri arasında 3 gün ve 28-31.08.2015 tarihleri arasında 4 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında çalışmasının bulunmaması sebebiyle resen Kanun'un 4/1-b bendi kapsamına alındığını ve bu süreler için 700,00 TL tutarında haksız yere borç tahakkuk ettirilerek bu borcun ödenmesinin istendiğini, müvekkili tarafından 700,00 TL prim borcunun 04.12.2015 tarihinde ödenmesiyle müvekkilinden yeniden tahsis talebinde bulunmasının istendiğini,

bunun üzerine müvekkilinin 04.12.2015 varide tarihli tahsis talebinde bulunduğunu, müvekkiline 04.12.2015 tarihli tahsis talebine istinaden takip eden aybaşı olan 01.01.2016 tarihinden başlamak üzere emekli aylığı bağlandığını, bunun üzerine, müvekkili tarafından Kurum aleyhine ödenmeyen emeklilik aylıklarının faizi ile birlikte tahsili ve aksine kurum işleminin iptali talepleriyle, Mahkememizin 2016/381 Esas ve 2017/354 Karar sayılı dosyasında açılan davada, davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini beyanla;

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davalı Kurumun hatası sebebiyle müvekkilinin 01.05.2013 - 01.11.2015 tarihleri arasında hak kazandığı aylıklardan mahrum bırakılması sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL alacağın mahrum kalınan aylıkların her biri için hakkın doğduğu tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya haksız yere 04.12.2015 tarihinde ödetilmiş olan 700,00 TL prim borcunun iptaline ve hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafından aynı taleplerle bundan önce Mahkememizin 2016/381 Esas ve 2017/354 Karar sayılı dosyasında açılan davada karar verilerek kararın kesinleştiğini ve davacının 01.05.2013 - 01.11.2015 tarihleri arasında mahrum kaldığı aylıklar sebebiyle mahkeme kararı ile tahsiline karar verilen 2.058,00 TL'nin davacıya ödendiğini, kesinleşen mahkeme kararına rağmen aynı davanın tekrar açılmasının usule aykırı olduğunu, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Kurumda 14474090 sicil numarası ile işlem gören davacı sigortalıya,

506 sayılı Kanuna tabi 18.03.1985 - 27.10.2015 tarihleri arasında 3920 gün ve 1479 sayılı Esnaf Bağ-Kur'a tabi 23.11.1995 - 04.12.2015 tarihleri arasında 3960 gün olmak üzere toplam 7883 prim ödeme gün sayısı üzerinden 04.12.2015 tarihli tahsis talebi doğrultusunda 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin (B) bendinin (e) alt bendi gereğince 01.01.2016 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının 25.04.2013 tarihli tahsis talebinin 1479 sayılı Bağ-Kur prim borcu olması ve tahsis talep şartı olan işyeri çıkışının olmaması sebebiyle reddedildiğini, kurum kayıtlarının esas olduğunu beyanla;

davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece".. davacının devam eden vergi mükellefiyeti sebebiyle Kanun'un 4/1-b bendi kapsamında sigortalı sayılması gerektiği tartışmasızdır. Ancak davacının aynı zamanda Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında hizmet bildirimleri yapıldığından, belirtilen statüdeki sigortalılığının esas alınması gerekmektedir. Dolayısıyla, davacının bu statüdeki sigortalılığı sona ermeden vergi mükellefiyetine dayalı olarak sigortalılığının tescili olanaklı değildir.

Davalı Kurum tarafından davacının devam eden vergi mükellefiyetine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescili yapılarak tescil edilen süreler sebebiyle prim borcunun tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Ancak Kurumda 1123337.20 sıra numarasıyla işlem gören işyerinden, davacının 01.07.2014 tarihinde işe girişi ve 27.10.2015 tarihinde işten ayrılışı bildirilmiştir.

Buna göre, belirtilen tarihler arasında davacı ile belirtilen işyerinin işvereni arasındaki hizmet akdi devam etmektedir. Buna bağlı olarak davacının belirtilen tarihler arasında Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki sigortalılığı da devam etmektedir.

Buna göre, davacının 2015 yılının 5, 7 ve 8. aylarında işyerinden kısmi hizmet bildirimlerinin yapılmış olması sebebiyle, eksik bildirilen 30 - 31.05.2015, 29-31.07.2015 ve 28-31.08.2015 tarihleri arasındaki sürelere ilişkin olarak Kanun'un 4/1-b bendi kapsamındaki sigortalılığının tescili ve buna bağlı olarak belirtilen süreler sebebiyle prim borcu tahakkuku hatalı olmuştur.

Öte yandan, davacının 27.10.2015 tarihinde işten ayrılışının bildirildiği, buna göre belirtilen tarihte hizmet akdinin ve buna bağlı olarak Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki sigortalılığının sona erdiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının vergi mükellefiyet kaydının halen devam ettiği göz önüne alındığında, hizmet akdinin sona erdiği tarihin sonrasına rastlayan 28.10.2015 - 04.12.2015 tarihleri arasında Kanun'un 4/1-b bendi kapsamında sigortalılığının tescilinde ve bu sürelere ait prim borcu tahakkukunda yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile

1.Davalı Kurum tarafından davacı aleyhine resen tahakkuk ettirilen Bağ-Kur prim borcuna karşılık olarak davacının Kuruma yaptığı 04.12.2015 tarihli ve 700,00 TL tutarlı ödemenin 30.05.2015 - 31.05.2015 tarihleri arasına ilişkin 27,63 TL, 29.07.2015 - 31.07.2015 tarihleri arasına ilişkin 43,94 TL ve 28.08.2015 - 31.08.2015 tarihleri arasına ilişkin 58,58 TL olmak üzere toplam 223,21 TL prim aslına ve bunun gecikme zammına karşılık gelen tutarının belirtilen prim aslı tutarına ödeme tarihini takip eden ayın başı olan 01.01.2016 tarihinden iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçecek süre için işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine,

2.Davacının fazlaya ilişkin prim tutarının iadesine ve 01.05.2013 - 01.11.2015 tarihleri arasında hak kazandığı halde ödenmeyen yaşlılık aylıkları sebebiyle uğradığı zararlarının tazminine yönelik taleplerinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı müvekkilinin kurumun mahkeme kararıyla da sabit olan hatalı işlemleri nedeniyle zarara uğratılmış olduğunu, bu zarara kurumun sebebiyet verdiğini müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davada aldırılan bilirkişi raporlarının herbirinin birbiri ile çelişkili olduğunu, davalı kurumun hukuka, sosyal güvenlik ilkelerine ve sigortalı zararına işlemler gerçekleştirmiş olduğunu, mahkeme kararının eksik inceleme, deliler arası çelişki ve sair nedenlerle usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının tahsis talep tarihinde fiilen çalışmakta olduğu dosya kapsamı ve SGK hizmet cetveliyle sabittir. O halde açık yasal düzenleme karşısında davacının tahsis talebinin reddine ilişkin kurum işlemi doğru olup davacının ödenmeyen yaşlılık aylıkları nedeniyle zarara uğradığına yönelik talebi yerinde değildir.

Buna yönelik ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi doğru olduğundan davacının bu konudaki istinafı yerinde bulunmamıştır.

Yine 5510 sayılı Kanun'un 89/3 fıkrası karşısında davacının resen tahakkuk ettirilen Bağ-Kur prim borcuna karşılık olarak yaptığı ödemenin 30 - 31.05.2015, 29 - 31.07.2015 ve 28 - 31.08.2015 tarihleri arasındaki sürelerden kaynaklanan borç aslına ve gecikme zammına karşılık gelen tutarın borç aslına işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iade edilmesi, fazlaya ilişkin tutar yönünden ödemenin iadesi talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kabul ve gerekçesi de doğru olup davacının bu yöne ilişkin istinafı da yerinde değildir..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı kurumun hatası sebebiyle hak kazanıldığı halde ödenmeyen aylıklardan kaynaklanan maddi zararın tazmini ve yersiz olarak tahakkuk ettirilen prim borcuna karşılık olarak yapılan ödemenin istirdatı talebinden ibarettir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/5673, K. 2023/4117, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5673
Karar No
2023/4117
Tarih
12 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5679 K.2023/2097
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/5679 K.2023/1695
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5681 K.2023/2029
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5689 K.2023/3646
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5694 K.2023/2166
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5695 K.2023/2405

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.