KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/6065 E., 2022/11339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2022
- Mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava, haczin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurumun müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin takibe itiraz ettiğini ve takibin kesinleştiğini, alacaklı karşı tarafın müvekkiline ait bulunan tek taşınmazı olan ... İli ... Mah. 6520 Ada 2 parsel 2 nolu bağımsız bölüme haciz koydurduğunu, müvekkilinin bu durumdan 25/05/2018 tarihinde tapu kaydını incelediğinde haberdar olduğunu, müvekkilinin çocuklarının okulu gereği ... İli ... İlçesi ...
Mahallesinde ikamet ettiğini, burada kiracı olarak oturduğunu, kira bedeli 1.200,00 TL ödediğini, müvekkilinin aynı zamanda ... devlet su işlerinde memur olup 2 çocuk babası olduğunu, müvekkilinin bu taşınmazdan başka gayrimenkulü olmadığını, buradan aldığı kira ile diğer evin kirasını ödediğini ve geçindiğini, ayrıca söz konusu taşınmaz üzerinde kredisinin mevcut olup halen aylık yaklaşık 1.200,00 TL olarak ödendiğini, Yerleşik Yargıtay kararları gereği borçlunun meskeniyet iddiası için hacze konu taşınmazda ikamet etmesinin gerekmediğini belirterek,
müvekkilinin taşınmazı üzerine konulan haczin, mahcuzu müvekkilinin mesken olarak kullanması nedeni ile kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili kuruma yazılı müracaat şartını yerine getirmeden dava açtığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurum aleyhine davacı ile ilgili olarak SGK Müdürlüğü'ne olan prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarının ödenmemesi nedeniyle 6183 sayılı Amme alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun Hükümlerine göre icra takibine geçildiğini,
belirtilen dava ile ilgili olarak 84077 takip kart numarasına kayıtlı takip dosyalarına ilişkin ...'e 5510 sayılı Kanunun 88.maddesindeki "şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmü gereğince ödeme emirleri gönderildiğini ve 21.12.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğin kesinleşmesi sonucunda söz konusu işveren hakkında takip yapılarak haciz işlemleri uygulandığını, müvekkili kurumun yaptığı işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek,
haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Yerel mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı vekili; Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, lehe yargılama gideri verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 6100 sayılı Kanunun “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı” 331/1. maddesinde “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” düzenlemesini içermektedir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının prim borcu nedeniyle evi üzerine konulan haczin, meskeniyet iddiası nedeniyle kaldırılması istemli açılan işbu davada, ... 3. İcra Müdürlüğünün 2017/10808 esas sayılı dosyasında söz konusu taşınmazın satıldığı ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, “…... 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/374 esas numaralı kesinleşen dosyasında mahkemece alınan 01.04.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; ".... dava konusu ... İli ... İlçesi ...
Mahallesi 6520 ada 2 parsel 2 nolu taşınmazın keşif tarihi itibariyle değerinin arsa payı dahil 110.000,00 TL olduğu, borçlunun 3+1 hacimli ve yaklaşık 110 m² yüzölçümlü bir eve sahip olmaları gerektiği, bu sebeple de şehir merkezine biraz daha uzak bölgelerde 150.000,00 TL'ye bir ev bulabilecekleri ve ikamet ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri" tespit edildiğinden,
mahkememizce davacının ...'nın daha mütevazi semtlerinden haline münasip evi alabileceği değerlendirilmiş ve haline münasip ev alabileceği değerin mahcuzun değerinden fazla olduğu kanaatiyle davacının haklılığına göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” gerekçesiyle davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmiş ise de mahkemenin dayanmış olduğu dava dosyasının taraflarının farklı olması ve dolayısıyla kesin hüküm niteliğinde bulunmadığı belirgindir.
Mahkemece, HMK nın 331. maddesi gereğince, davanın açıldığı tarihte evin haline münasip olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/6065, K. 2022/11339, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama