İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/6278 K.2022/9296

Dava, haczin iptali istemine ilişkindir.

Esas2022/6278Karar2022/9296Tarih16 Haziran 2022Okuma7 dk · 1.444 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/6278 E., 2022/9296 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2022
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi
Adana 2. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.444 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Dava, haczin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine, HMK 355. maddesi gereğince re'sen yapılan değerlendirme sonucunda; HMK 353/1-b maddesinin 2. alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne şeklinde karar verilmiştir.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I) DAVACININ İSTEMİ

Davacı vekili, davacının taşınmazı üzerine dava dışı ...'un borcu sebebiyle konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II) CEVAP

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III) MAHKEME KARARLARI

A) İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

İlk Derece Mahkemesince, “davanın kabulüne, SGK’nın 2007/19608 Esas sayılı icra takip dosyasından şirket yetkilisi ...’un prim borçları nedeniyle davacı ile ... ve ... adına kayıtlı olan Karaisalı Merkez Boztahta Köyü 103 ada 25 ve 26 parseldeki taşınmazlara konulan hacizlerin kaldırılmasına, davacının dava dışı ...’un SGK prim borçlarından sorumluluğunun bulunmadığının tespitine” karar verilmiştir.

B) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARI

Davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesince “Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de talebi aşar nitelikte 'davacının dava dışı ...’un SGK prim borçlarından sorumluluğunun bulunmadığının tespitine' şeklinde hüküm tesis etmesi ve dava konusu taşinmazın 1/3 hissesinin davacı adına kayıtlı olduğunun gözetilmeyerek dava dışı kişileri de kapsayacak şekilde karar verilmesi anılan kanun maddesine aykırı olmuştur.

Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b2 ve 355 Maddeleri gereğince mahkeme hükmünün kaldırılarak anılan gerekçelerle yeniden hüküm vermek gerekmiştir.” denilmek suretiyle “davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, HMK 353/1-b-2 ve 355. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,davanın kabulüne,

davalı Kurumun 2007/19608 Esas sayılı icra takip dosyasında şirket yetkilisi ...’un prim borçları nedeniyle Karaisalı Merkez Boztahta Köyü 103 ada 25 ve 26 parseldeki taşınmazların davacının payı olan 1/3 oranında hissesi üzerindeki haczin kaldırılmasına,” şeklinde karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile kurumumuzca yapılan işlemlerde bir hata bulunmayıp yersiz açılan davanın reddi gerektiği özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Dava 6183 Sayılı Kanuna göre konulan haciz şerhinin kaldırılması istemine ilişkin istihkak davasıdır. Anılan Kanunun 68. maddesinde "İstihkak davalarına bakmaya haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu mahal mahkemesi salahiyetlidir..." denilmektedir.

Maddede yetkili mahkemenin "haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu mahal mahkemesi" olduğu belirtilerek yetki konusunda özel düzenlemeye yer verildiği halde, görev konusunda yalnızca "mahkeme" ibaresi kullanılmış, başka bir kanuna atıf da yapılmamıştır.

Borçlunun veya üçüncü kişilerin haczedilen mal üzerinde hak iddia etmeleri mülkiyet hakkının korunmasına yönelik olduğundan davaya bakmanın adlî yargının görevine girdiğine kuşku yoktur.Maddede geçen "mahkeme" ibaresinden ise "genel mahkemelerin" anlaşılması gerekir. (Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2009 tarih ve 2009/119 Esas, 2009/1098 Karar sayılı ilamı) Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.

Yukarıda yer alan mevzuat ve açıklamalar çerçevesinde, davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine, HMK 355. maddesi gereğince re'sen yapılan değerlendirme sonucunda; HMK 353/1-b maddesinin 2. alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne şeklinde kurulan hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üyeler ... ve Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ... ve ...'nın oylarıyla ve oyçokluğuyla, 16.06.2022 gününde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, “dava dışı kişinin kuruma prim borcundan dolayı, üçüncü kişi konumunda olan davacının taşınmazına konulan haczin kaldırılmasına ilişkin uyuşmazlıkta iş mahkemesinin mi genel mahkemelerin mi görevli olduğu” noktasında toplanmaktadır.

2. İş Mahkemesince yapılan yargılama sonunda “tapusu iptal edilmiş olan 3. Kişi ...'un borcundan davacının sorumlu tutulmayacağı, zira Tapu kaydı iptal edildiği ve davacı adına tescil edildiği, davacının dava dışı ...’un SGK prim borçlarından sorumluluğunun bulunmadığı” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

3. Kararın temyiz edilmesi üzerine çoğunluk görüşü ile “6183 sayılı Kanun’un 79/4. maddesinde haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın herhangi bir nedenle yedi günlük itiraz süresini geçirmesi halinde haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açabileceğinin belirtildiği, dava konusu uyuşmazlığın da haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup uyuşmazlığın çözümünde 5510 sayılı Kanun’un uygulama alanı bulunmadığı,

bu nedenle eldeki davayı çözümlemekle görevli mahkemenin genel mahkeme olduğu ve görev konusu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK’nın 331/2.maddesi de uygulanarak, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği” gerekçesiyle yerel mahkemenin kararı bozulmuştur.

4. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. Maddesi uyarınca “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür”.

Aynı kanunun 88/16 maddesi uyarınca “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.

Keza aynı maddenin 19. Fıkrası uyarınca da “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.

5. Diğer taraftan dava tarihinde yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1/B maddesine göre “İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalar iş mahkemesinde görülür". Yargılama sırasında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/b maddesi uyarınca ise "İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara iş mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir.

6. Çoğunluğun dayandığı ve yerel mahkemenin gerekçesine esas aldığı 6183 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ise; “Amme borçlusunun bu Kanun’un 27, 28, 29 ve 30’uncu maddelerinde yazılı tasarruf ve muamelelerinin iptali için umumi mahkemelerde dava açılacağı ve bu davalara diğer işlere takdimen umumi hükümlere göre bakılacağı” kurala bağlanmıştır.

7. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun 1953 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6183 sayılı kanunda genel olarak uyuşmazlıklar kişiler açtığında idari yargının görev alanına girmektedir. Ancak kurumlar tarafından açılan davalarda genel mahkemeler deyimi, aslında adli yargı yerindeki mahkemeleri ifade etmektedir. Zira o tarihte uzman mahkemeler bulunmamaktadır. Bu hali ile bu kanun genel kanundur.

8. Gerek 5510 sayılı SSGSS Kanunu, gerekse 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ise özel kanunlar olup, 6183 sayılı kanundan sonra yürürlüğe girmişler ve özel düzenlemelere yer vermişlerdir.

9. Yukarda belirtilen görev ile ilgili düzenlemelerde açıkça kurumun taraf olduğu ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan ve açıkça primin 6183 sayılı kanun uyarınca tahsili üzerine bu kanunun da uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin görevli olacağı belirtilmiştir. Burada Kurumun taraf olması ve uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanundan doğması yeterlidir. Karşı tarafın sigortalı veya üçüncü kişi olmasının önemi bulunmamaktadır.

10. Somut uyuşmazlıkta kurum 5510 sayılı kanundan kaynaklanan prim alacağının tahsili için, anılan kanunun 88. Maddesi uyarınca 6183 sayılı kanun hükümleri uyarınca prim borçlusu takip başlatılmış ve taşınmazına haciz uygulanmıştır. Davacı taşınmazın kendisine ait olduğunu belirterek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Dava tarihi itibari ile İş Mahkemesinin görevli olduğu açıktır.

Zira 88. Maddenin 16. Fıkrasında “kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanacağı” belirtilirken, açıkça 26 ve devamı tasarrufun iptali ile ilgili hükümler hariç bırakılmamıştır.

Aynı maddenin 19. Fıkrası ise açıklandığı gibi “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesini yetkili kılmıştır.

Bu açık düzenleme karşısında, 6183 sayılı Kanun’un 24. Maddesindeki “6183 sayılı Kanun’un 79/4. maddesinde haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın herhangi bir nedenle yedi günlük itiraz süresini geçirmesi halinde haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açabilir” kuralının uygulanması olanaklı değildir.

Zira 5510 sayılı Kanunu özel kanun olduğu gibi 6183 sayılı kanundan sonra yürürlüğe girmiş ve yetkili yer yanında görevli mahkemeyi de açıkça düzenlemiştir.

11. Yerel mahkemenin kararının esastan incelenmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılınmamıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/6278, K. 2022/9296, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I) Davacının İstemi
  4. Iı) Cevap
  5. Iıı) Mahkeme Kararları
  6. A) İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  7. B) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Karşı Oy Gerekçesi
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6278
Karar No
2022/9296
Tarih
16 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/6279 K.2022/6832
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/6279 K.2022/7207
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/6279 K.2022/8953
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/6280 K.2022/8970
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/6280 K.2022/7754
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/6281 K.2022/9219

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.