KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/7627 E., 2022/14113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- ......
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Dava, yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen borçlanmaya esas sürelerin 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanma hakkı olduğunun ve borçlanma bedelinin borçlanma talep tarihindeki prime esas asgari günlük kazanç üzerinden belirlenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamında “....Somut olayda, 15.11.2001 tarihinde Türk vatandaşlığından çıkma belgesi teslim edilen davacının 3201 sayılı Yasa kapsamında Türk vatandaşı olduğu dönemdeki çalışmalarını borçlanma hakkı bulunduğunun ve borçlanma bedelinin talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespiti isteminde bulunulmuş olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkeme kararı eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davacı, 10.10.2013 tarihinde davalı Kuruma borçlanma talebinde bulunmuş, davalı Kurumca, davacı adına 06.01.2014 tarihli red yazısı düzenlenmiş ise de, bu yazının davacıya veya vekiline tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanmamıştır. Dava da 04.07.2014 tarihinde açılmıştır.
Mahkemece, öncelikle, davalı Kurum red yazısının davacı veya vekiline usulünce tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise hangi tarihte tebliğ edildiği araştırılarak, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında değerlendirme yapılarak infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde, davacının izinle Türk vatandaşlığından çıkmadan önceki ve 18 yaşını ikmal ettiği tarihten itibaren, Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreler gözetilerek karar verilmesi gerekirken,
eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi, usûl ve yasaya aykırıdır olup bozma nedeni” olduğu belirtilmiştir.
Davacının 10.10.2013 tarihinde yurtdışında geçen süreleri borçlanma talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından 6.1.2014 tarihli yazı ile Türk vatandaşı olmadığı gerekçesiyle borçlanma talebinin reddi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde isteğin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dairemiz geri çevirme kararından sonra Kurumdan gelen cevabı yazıdan, davacının 01.12.1987-14.11.2001 tarihleri arası yurtdışı hizmetleri 4/1-a kapsamında borçlandırılarak, davacıya 01.12.2019 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Bu çerçevede; Kurum'un borçlanma yaptırılarak davacıya yaşlılık aylığı bağladığı anlaşılmakta olup, yapılan borçlanmanın davacının talebi ile örtüşüp örtüşmediği araştırılarak davanın konusuz kalıp-kalmadığı hususu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7627, K. 2022/14113, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama