KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/7959 E., 2022/11140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Önceki bozma ilamında; "... Mahkemece, bozma ilamı sonrasında alınan ek raporla davalı işverenin % 80, kazalının %20 kusurlu olduğu kabul edilmişse de; kazalının, iş yerinde uzun süreden beri çalışan ekip şefi konumunda olduğu halde, iş tecrübesinin gereklerine aykırı olacak şekilde yükün bağlanması için vinç üzerinde bulunduğu esnada yükün üzerinden inmediği,
yük kaldırma işlemi yapılırken vincin kırma noktasındaki pimin kopması sonucu 2,5 metre yükseklikten yere düşmesi sonucu vefatıyla sonuçlanan iş kazasında, kazalı sigortalının yaşı, tecrübesi, iş deneyimi dikkate alındığında, hükme esas alınan ek kusur raporunun, işverenin kusurunun tespiti noktasında yetersiz olduğu anlaşılmakla.
Mahkemece, önceki bozma ilamı da gözönünde bulundurularak ek rapor şeklinde değil, yeniden farklı bir uzman bilirkişi kurulundan olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun, soyut ifadelere dayanmayan kusur raporu alınarak karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar verilmiş ise de Mahkemece, bozma sonrasında yapılan yargılamada alınan kusur raporunun oluşa uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, ceza dosyasında olayın, davalı işyerinde ustabaşı olarak çalışan kazalının, yapılan nakliye işi ile bağlantılı olarak yükün yaklaşık 30 ton kapasiteli mobil vince tam olarak yerleştirilmesi ve bağlanması için yükün üstüne çıktığı esnada eşyanın dengeli bir şekilde yerleşip yerleşmediğini kontrol etmek için vinç operatörüne vinci hareket ettirmesini söylemesi üzerine vincin hareket etmesiyle kırma noktasındaki pimin çift taraflı koparak kazalının 2,5 metre yükseklikten düşerek ölmesiyle sonuçlandığı şeklinde.
Mahkemece, bozma sonrasında alınan bilirkişi raporunda ise, iş makinelerinin nakli için görevlendirilen ekipte sigortalı işçinin ekip şefi olarak görev aldığı, yapılan nakliye işi ile bağlantılı olarak yaklaşık 8 ton ağırlığındaki makineyi ...'ın sevk ve idaresindeki 30 ton kapasiteli mobil vincin halatına bağladığı ve vinci kendisinin yönlendirdiği,
iki metre yüksekliğinde olan makinenin teraziye alınması kapsamında 5 cm kadar yukarı kaldırılarak bağlantısının kesilmesinin gerektiği, yükün mobil vince tam olarak yerleştirilmesi ve bağlanması için sigortalı işçinin makinenin üzerine çıktığı, kontrol etmek için vinç operatörüne vinci hareket ettirmesini söylemesi üzerine vincin hareket etmesiyle kırma noktasındaki mafsal piminin çift taraflı koptuğu, bom vinç kolunun prese çarpmasıyla pres üzerinde bulunan sigortalı işçinin dengesini kaybederek yaklaşık 2,5 metre yükseklikten düştüğü şeklinde ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, vincin 30 ton kapasiteli olduğu anlaşılmakla taşıdığı yükün 8 ton olması nedeniyle kapasite fazlası yükleme bulunmadığı, yüklemeyi bizzat ekip şefi konumunda olan ölen kazalının yaptığı, başka bir çalışanın dahlinin bulunmadığı, işyerinde ondan başka yetkili kimse bulunmadığı,
vincin üstüne çıkıp bağlama yaptıktan sonra kaldırma talimatını da bizzat kendisinin verdiği ve iş organizasyonunu kendisinin yaptığı, operatörün vinci kaldırma sırasında bomun prese çarpması olayının meydana geldiği ve bundan sonra bom piminin koparak sigortalının yükle birlikte düştüğünün anlaşılması karşısında vinç bomunun çarpması olayının kazanın oluşumuna etkisi üzerinde durulmak ve bu kapsamda çarpmayı gerçekleştiren 3. kişi vinç operatörünün kusuru olup olmadığı ve sigortalının kusurunun işveren kusurundan daha fazla olduğu değerlendirilmek suretiyle işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman iş
güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7959, K. 2022/11140, 22 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama