KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/8465 E., 2022/10287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece,ilk kararın Yargıtay 21.HD'nin 18.10.2016 tarih 2015/19992 Esas 2016/12804 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacının ihtilaflı dönemin hemen sonrasında 14.05.2011- 01.11.2011 arasında dava dışı 1090990 sicil numaralı işyerinde, 05.10.2011- 23.03.2012 tarihleri arasında ise davalı işyerinde sigortalı olarak bildirilmiştir.
Dosyadan verilen ilk kararın Yargıtay(Kapatılan) 21.HD tarafından “Mahkemece yapılacak iş; davalı işyerinin yasa kapsamında bulunduğu tarihleri davalı kurumdan sormak, ilgili Ticaret Sicilinden davalı işyerine ait tüm kayıtlar celbedilip, davacının ihtilaflı dönemin hemen akabinde çalıştığı 1090990 sicil numaralı işyeri ile davalı işveren arasında hukuki ve organik bağ olup olmadığını ortaya koymak, organik bağ bulunduğu takdirde bu işyerlerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarının tamamını getirtmek,
dava konusu dönemde müfettiş denetimi olup olmadığı araştırılarak tespiti istenen dönemde çalışması bulunan bordro tanıklarını dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının;
yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak suretiyle davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6,
9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.” gerekçesiyle bozulması üzerine Mahkemece davacının ihtilaflı dönemin hemen akabinde çalıştığı 1090990 sicil numaralı işyeri ile davalı işveren arasında hukuki ve organik bağ olup olmadığını ortaya koymak adına araştırmalar yapılmış ve birkısım tanıklar dinlendikten sonra karar verilmiş ise de bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bu nedenle ulaşılamadığı belirtilen tanıklar ... ve ... ve dinlenmeyen bordro tanıkları ile yeniden komşu işyeri araştırması yapılmak suretiyle tespit edilecek komşu işyeri tanıkları tespit edilip dinlenmeli , toplanan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/8465, K. 2022/10287, 12 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama