İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/8916 K.2024/9264

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/8916Karar2024/9264Tarih30 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.360 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/8916 E., 2024/9264 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1107 E., 2022/915 K.
Karar
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi
Sayısı
2013/79 E., 2020/375 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.360 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalılardan ... Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Hizmet ve İşletmecilik Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılardan ... Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... Sitesinde temizlik elemanı olarak çalıştığını, çöp toplama aracının ani kalkış yapması nedeniyle üstü açık kamyonetten sert zemine kafa üstü düştüğünü ve beyin kanaması geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davalılara ait olduğunu belirterek, maddi tazminatın fazlaya ilişkin kısmına, manevi tazminatın tamamına ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, kazazede ... tarafından açılmış, yargılama sırasında davacının 24.03.2016 tarihinde vefatı nedeniyle mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir.

Davacı vekili 06.10.2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 464.632,12 TL olarak arttırmış ve başvuru harcını yatırmak suretiyle 200.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Site Yönetimi vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili site çalışanı olmadığından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ile diğer davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla kusur atfedilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.07.2006 ile 31.07.2008 tarihleri arasında temizlik işçisi olarak çalıştığını, 10.10.2007 tarihinde kendi kusuru ile iş kazası geçirdiğini, davacının 28.12.2007 tarihinde raporu sona erdikten sonra çalışmasına devam ettiğini, davacının kazadan sonra da çalışabilecek durumda olması nedeniyle maluliyet iddialarının kabul edilemez olduğunu, 31.7.2008 tarihinde davalı şirketin sözleşmesinin sona ermesinden sonra da sitede çalışmasına devam ettiğini, müvekkili şirketin iş sağlığı ve iş güvenliği konularında her türlü önlemi aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sitesi Yöneticiliğinin sözleşme ile hizmet aldığı davalı ... Hizmet ve İşletmecilik Ltd. Şti. firmasında temizlik elemanı olarak çalışan ...'in 10.10.2007 günü saat 15:00 sıralarında ...

Sitesi 2. Ada A3 villası önlerinde çöp poşetlerini toplayarak ... plakalı kamyonetin içine atarak çalıştığı sırada çöp toplama kamyonetinin arkasında bulunduğu bir anda aracın ani hareket etmesinden veya kasis gelmesinden dengesini kaybedip sırt üstü parke taşlara düşmesi sonucu yaralanması biçiminde meydana gelen iş kazasında, davalı işveren müessese ... Hizmet ve işletmecilik Ltd.

Şti firmasının kazalı işçiye iş güvenliği eğitimlerini vermemesi, verilmesini sağlamaması, işe uygun ve çalışanların iş güvenliklerini kendi görgüsüne, tecrübesine ve dikkatlerine bırakması, işçileri karşı karşıya bulunduktan mesleki riskler, alınması gerekti önlemler konusunda bilgilendirmemesi, işin güvenli bir şekilde yapılmasını sağlamak üzere gerekli organizasyonu yapmaması veya yapılmasını sağlamaması, iş kazalarının önüne geçebilecek sistemi kuramaması yanı sıra objektif olarak özen ve gözetim görevini yerine getirmesi ve ihmalinin bulunması nedeniyle %50 kusurlu, davalı ...

Sitesi Kat Maliklerini temsilen Site Yöneticiliğinin ise asıl işveren konumunda olup alt işverenler ile birlikte sorumlu olması nedeni ile %25 kusurlu bulunduğu, kazalı ...'in %20, kaza anında kamyoneti kullanmakta olan sürücüsünün ise %5 oranında kusurlu bulunduğu kusur raporunun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun bulunduğu, davacı murisin sürekli iş göremezlik oranının 21.11.2012 tarihli Sağlık Kurulu Kararında %67 olarak belirlendiği, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirme sonucunda ise davacı murisin maluliyet oranının %100 olarak tespit edildiği,

26.07.2017 tarihli ATK raporunda davacı murisinin %100 meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve sürekli bakıma muhtaç durumda olduğu şeklinde tespit edildiği, davacı murisin ATK ve YSK raporu ile sabit olduğu üzere sürekli bakıma muhtaç olduğu ve bakiye ömrü içerisinde de sürekli bakıcı çalıştırmayıp aile içi bakım dayanışmasından yararlanacağı/yararlandığı açık olmakla,

hesaplanan bakıcı giderinden 6098 sayılı TBK’nun 51-52 nci maddeleri gözetilerek uygun bir oranda indirim yapılması gerektiğine ilişkin Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin yerleşik kararları dikkate alınarak bilirkişi İbrahim Yılmaz'ın 29.08.2019 tarihli raporu doğrultusunda %30 hakkaniyet indirimi ile maddi tazminatın 70.331,07 TL olarak belirlendiği, manevi tazminat talebi bakımından ise, davanın sadece maddi tazminat yönünden açıldığı, davacı murisin 24.03.2016 tarihinde vefat etmesi sonrasında 06.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talebinde bulunulduğu,

kural olarak manevi tazminat isteme hakkının zarar gören muris davacıya ait olması ve ölmeden önce manevi tazminat talebinin bulunmaması sebebiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne," davacı müteveffanın iş kazası sonucu %100 oranında sürekli işgöremez (malul) ve Ömür boyu bir başkasının yardım ve bakımına muhtaç durumda kalması nedeniyle, bakım (bakıcı) giderinden %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak,

davacının maddi zararına bakım giderinin %70’i ilave edilmesi netice 70.331.07 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Hizmet ve İşletmecilik Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili; müteveffanın davalıya ait işyerinde geçirdiği iş kazası sonucunda % 100 oranında malul kaldığını, davalının %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bilirkişinin maddi tazminat alacağını eksik hesapladığını, Mahkemece bu husustaki itirazların dikkate alınmadığını, manevi tazminat talebinin tamamen reddedilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu hakkın miras yolu ile mirasçılara geçtiğini, ölüm olayı iş kazasına bağlı olarak meydana geldiğinden kazalı ...'in doğal bakiye ömrü esas alınarak maddi tazminat alacağının hesaplanması ve hükme esas alınması gerektiğini,

Mahkemece bakım gideri hesaplamasından takdir indirimi yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemece ... davacı ...'in ölmeden önce manevi tazminata ilişkin dava açmadığı gerekçesi ile bu talebin reddedilmesinin Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, manevi tazminat talebinin dava dilekçesinde açıkça ileri sürüldüğünü belirterek, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Hizmet ve İşletmecilik Tic. Ltd. Şti. vekili; davacının 10.10.2007 tarihinde kaza geçirdiğini, kaza sonrasında tedavi olarak iyileşip davalı şirkette yeniden çalışmaya başladığını, davalı şirketin hizmet verdiği ...

Sitesi ile sözleşmesinin sona erdiği 31.07.2008 tarihinde iş ve işyeri devri hükümleri gereğince yeni hizmet veren firmaya geçerek çalışmaya devam ettiğini, SGK kayıtlarına göre de davacının 22.02.2010 tarihine kadar benzer temizlik işlerinde çalıştığını, kazanın olduğu 10.10.2007 tarihinden itibaren %100 oranında sürekli iş göremez durumda ve ömür boyu başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığını, SGK’lı çalıştığı 2,5 yıllık süreçteki kazançIarı aktif devre kazanç kaybından mahsup edilmediği için davacılar lehine haksız kazanç olacak nitelikte fazladan tazminat ödenmesine karar verildiğini,

kazalının en son 24.03.2016 tarihinde kazabileceği bir gelire yada bakım giderine 10.10.2007 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 26.07.2017 tarihli raporu ile davacı sigortalı ...’in 09.10.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle (E) cetveline göre %100 meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının ve sürekli bakıma muhtaç olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında alınan kusur raporları ile kazalı sigortalının olayda % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,

hükme esas alınan hesap raporunda da davacının yardımcı kişiye hayatı boyunca ödeyeceği bakıcı gideri de brüt asgari ücret üzerinden ve işlemiş-bilinen devre hesaplanarak ve Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri mahsup edilerek %100 meslekte kazanma gücünü kaybına dayalı tazminat alacağının 19.040,25TL, bakıcı giderinin ise 73.272,60 TL olarak hesaplandığı,

davacıların murisi her ne kadar açtığı maddi tazminat davasında manevi tazminat talep hakkını saklı tutmuş ise de manevi tazminat ile ilgili harçlandırılmış bir dava açmadan, talebini somutlaştırmadan yani manevi tazminat davası açma hakkını kullanmadan vefat ettiği, dolayısıyla mirasçıların, vefat eden adına ıslah suretiyle manevi tazminat talebi mümkün olmadığından, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan işçinin yargılama devam ederken 24.03.2016 tarihinde öldüğü,

bu durumda, maddi tazminat hesabının ölüm tarihine kadar yapılmasında, peşin sermaye değerinin ölüm tarihine göre tespit edilmesinde ve maddi tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya içeriğine uygun olduğu bu nedenle davalının bütün istinaf itirazlarının reddine karar verildiği,

davacı istinafı yönünden ise , TBK’nın 51 ve 52 nci maddelerinde belirtilen durumların gerçekleşmesi hâlinde ancak hâkim tarafından tazminattan indirim yapılabileceği, ölüm nedeniyle uğranılan zararlarda ve bedensel zararlarda 55 inci madde ile açık biçimde hakkaniyet düşüncesiyle indirime gidilemeyeceğinin açıkça düzenlenmesi de dikkate alındığında, zarar görenin aile bireylerinin zarar veren lehine sorumluluğu ve yükümlülüğü olmayacağı gibi zarar verenin sorumluluğunu haksız fiil failine hizmet eder şekilde aile bireylerine yüklemenin doğru olmadığı, her ne kadar toplum tarafından aile içi bakım dayanışması,

ahlaki ödev olarak görülse de, bu durumun zarar sorumlusu lehine yorumlanamayacağı, açıklanan nedenlerle, mahkemece, aile içi bakım ve dayanışma gerekçesiyle bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğu ve davacının istinaf başvurusunun kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı ... Hizmet ve İşletmecilik Tic. Ltd.

Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne,"maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 92.312,85 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... ..Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili, hükme esas alınmış olan raporda, maddi tazminat hesaplamasının, kazalı ...'in 24.03.2016 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle kaza tarihi olan 10.10.2007 tarihinden 24.03.2016 tarihine kadarki 8 yıl 5 ay 14 günlük aktif hayat süresine göre yapıldığını, ancak maddi tazminat hesaplamasının, ... yaşamını kaybetmeseydi tespit edilecek doğal ömre göre yapılması gerektiğini, yine dava konusu haklar miras yolu ile mirasçılara geçtiğinden ve ölüm olayı, iş kazasına bağlı olarak meydana geldiğinden kazalı ...'in doğal bakiye ömrü esas alınarak maddi tazminat alacağının hesaplanması gerektiğini, ayrıca,

mahkemenin ... davacı ...'in ölmeden önce manevi tazminata ilişkin dava açmadığı gerekçesi ile manevi tazminat talebini reddetmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinin konu ve sonuç ve talep kısımlarında "maddi tazminattan fazlaya ilişkin, manevi tazminatta ise tamamına ilişkin talep hakkımız mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik..." denilerek manevi tazminata ilişkin dava açma iradesinin beyan edildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı ... ..Ltd.Şti vekili; davacının 10.10.2007 tarihinde geçirdiği kazadan sonra iyileşerek çalışmaya başladığını, SGK kayıtlarına göre de 22.2.2010 tarihine kadar benzer temizlik hizmetlerinde çalıştığını, davacının kazanın olduğu 10.10.2007 tarihinden itibaren %100 oranında sürekli iş göremez durumda ve ömür boyu başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığını, kazadan sonra SGK’lı çalıştığı 2,5 yıllık süreçteki kazançIarı aktif devre kazanç kaybından mahsup edilmediği için davacılar lehine haksız kazanç olacak nitelikte fazladan tazminat ödenmesine karar verildiğini,

bilirkişi tarafından davacının/mütevefanın kaza tarihinden itibaren %100 oranında sürekli iş göremez durumda ve ömür boyu başkasının bakımına muhtaç olduğu kabul edilerek, 8 yıl 5 ay 14 günlük zaman üzerinden aktif devre net kazanç ve bakım/bakıcı giderleri hesaplaması, kazalının SGK’lı çalıştığı 2,5 yıllık kazançları hesaplanan aktif devre kazanç kaybından mahsup edilmeden ve mahkemece de teknik yönden hatalı olan rapor yeterli görülerek hatalı rapora dayalı olarak karar vermiş olmasının, kaza tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme A.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısıma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B.Davacılar vekilinin maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Uyuşmazlık bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişiye tanınan manevi tazminat istem hakkının mirasçılarına geçip geçmeyeceğine ilişkindir.

Manevi tazminat isteme hakkı, kural olarak zarar görene ait bir haktır. Ancak zarar gören ölmeden önce dava açmış veya dava açma iradesini izhar etmiş ise, manevi tazminat isteme hakkı mirasçılarına intikal eder. Mirasçılar açılmış davaya devam edebilirler veya dava henüz ikame edilmemiş ise bizzat dava açabilirler. (HGK’nun 3.4.1963 tarihli, 4-80 Esas, 42 Karar sayılı, 21 HD 22.02.2007 gün 2006/18030 E - 2007/2541 K, 14.06.2010 gün 2009/12032 E, 2010/6776K, 4.HD’ nin 17.09.1962 gün 5218-8846, 07.11.1968 3112-8654, 12.6.1981gün 7633/8562, 02.06.1994 gün 1898-5093 sayılı kararları)

Davacı, sağlığında açtığı davada, dava dilekçesinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik nedeniyle maddi tazminattan fazlaya ilişkin istem hakkını ve manevi tazminatın tamamına ilişkin istem hakkını saklı tutarak maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Böylece henüz hayatta iken manevi tazminat isteminde bulunma iradesi izhar edilmiştir. Diğer bir deyişle zarar gören ilerde manevi tazminat isteminde bulunacağını ifade etmiştir. Bu nedenle de iş kazası sonucu bedensel zarar gören sigortalının ölümünden sonra mirasçıları manevi tazminat isteminde bulunabilirler.

Hal böyle olunca da yukarıda anılan koşulların oluştuğu anlaşıldığından manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmek gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; A) Davalı ... Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin maddi tazminat hükmü nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının miktar itibariyle kesinlikten REDDİNE,

B) Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/8916, K. 2024/9264, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8916
Karar No
2024/9264
Tarih
30 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/8925 K.2024/8191
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/8933 K.2024/9873
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/8934 K.2024/13441
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/8942 K.2024/11488
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/8945 K.2024/10146
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/8947 K.2024/13447

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.