İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/9707 K.2024/4902

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/9707Karar2024/4902Tarih6 Mayıs 2024Okuma13 dk · 2.582 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/9707 E., 2024/4902 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1907 E., 2022/2313 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
KDZ.Ereğli 2. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/172 E., 2022/63 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.582 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın davalı iş yerinde çalışmakta iken 14.05.2011 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve 21.05.2011 tarihinde de vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 10’ar TL maddi tazminat alacağının ölüm tarihi olan 21.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 29.04.2021 tarihli dilekçe ile maddi tazminata ilişkin talebini davacı eş için 368.866,93 TL, çocuk ... için 55.796,06 TL olarak arttırmış, ayrıca başvurma harcı yatırmak suretiyle davacı eş için 75.000,00 TL, çocuk için 60.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 21.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, ... işçinin ölümünün iş kazası olmadığını, davacılar murisinin görevini ifa ettikten sonra istirahat halindeyken rahatsızlandığını, 14.05.2011 tarihinde yaşanan olaydan 7 gün sonra vefat ettiğini, davacının ölümü ile işyerinde yürütülen iş arasında illiyet bağı bulunmadığının açıkça tespit edildiğini, ancak rahatsızlığı işyerinde başladığı için iş kazası olduğunun kabul edildiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,..ATK 3. İhtisas Kurulunun 13.01.2022 tarih 15 sayılı kararı ile dosyada mevcut bilgiler ve olay anına ait görüntülerde, kişinin ölümünden kısa süre önce çalışma esnasında kafa travmasına maruz kalmış olduğu, söz konusu travmanın, kişinin tıbbi belgelerinde ve otopsisinde tanısı konulamayan doğumsal veya doğum sonrası hastalıklara bağlı oluşan beyin damarı patolojisi (anevrizma/arteriovenöz malformasyon) bölgesinde oluşan yırtılmaya bağlı gelişen beyin kanamasının oluşumunda etki ve katkısının bulunduğu,

dolayısı ile iş kazasına bağlı yaralanma ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun kabulün gerektiği yönünde rapor tanzim edildiği ,somut olayda 02.11.2017 tarihli kusur raporunda taraflara atfedilecek kusurun bulunmadığı, müteveffanın beyin kanaması olayının meydana gelmesinde %100 oranında kontrol dışı beklenmeyen kişisel bünyeye ait faktörlerin etkili olduğu,

%100 kaçınılmazlık gereği yüksek yargı kararları doğrultusunda davalıya atfedilecek kusurun %60 olarak uygulanması gerektiği, davacının maddi zararının hesaplattırılması amacıyla alınan 09.12.2020 havale tarihli gerekçeli ve denetime elverişli hesap raporu ile iş kazasının meydana gelmesinde %100 kaçınılmazlık ile davalı şirketin %60 kusuruna göre hesaplama yapılarak maddi zarar tespiti yapıldığı,

davacıların sosyal ve ekonomik durumu, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, hayat boyu çekeceği üzüntü, davalı işverenin ekonomik durumu ve 22.06.1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen ilkeler ile hak ve nesafet kuralları göz önünde tutularak hüküm fıkrasında gösterilen miktarda manevi tazminat takdirinin davacılarda tatmin duygusu yaratabileceği, davalının mahvına neden olmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle "davanın kısmen kabulüne,

1-Davacı eş ... için ... ...’ın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle talep ettiği 368.866,93 TL, çocuk ... için 55.796,06 TL maddi tazminatın 21.05.2011 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

2-Davacı eş ... için ... ...’ın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle talep ettiği 75.000,00 TL manevi tazminatın 50.000,00 TL’sinin kabulü ile 21.05.2011 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Davacı çocuk ...’ın ... ...’ın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle talep ettiği 60.000,00 TL manevi tazminatın 40.000,00 TL’sinin kabulü ile 21.05.2011 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili, maddi ve manevi tazminatın düşük olduğunu, 2022 yılı asgari ücretine göre hesap yapılması gerektiğini belirterek belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili, iş kazasına bağlı travmatik değil, patolojik kökenli bir kanama sebebi ile vefat eden davacılar murisinin ölümü ile geçirdiği iddia edilen kaza arasında illiyet bağının kurulmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, işyerinde tetiklenerek vefat ettiği kabul edilse dahi işçinin kendi kendine çalışırken, tramva dahi yaratmayacak kadar hafif şekilde, başında bulunan koruyucu baretine manivela çarpmasında müvekkilinin kusurlu eylemi bulunmadığını, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin tam olduğunu, baretinin olduğunu, müvekkilinin neden kusurlu sayıldığına dair hiçbir maddi ve hukuki gerekçe öne sürülmediğini,

maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, ıslah yolu ile manevi tazminat talep edilemeyeceğini, zamanaşımı itirazı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisinin davalı işyerinde çalıştığı, 14.05.2011 tarihinde işyerinde "lans skalı kesme" işini yaparken, manivelanın bir ucunun kulak arkasından başına çarptığı, 7 gün komada kaldıktan sonra vefat ettiği, olayın iş kazası olduğunun Karadeniz Ereğli 1. İş Mahkemesinin 2012/850 Esas sayılı dosyasında kesinleştiği, SGK müfettiş raporu ve kusur raporunda olayda ölenin ve davalının kusurunun bulunmadığı, olayın %100 kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğinin belirtildiği,

Yargıtay uygulamasına göre iş kazasının kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğinin saptanması halinde hakimin işverenin sorumluluğunu, Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesini gözönünde tutarak hakkaniyet ölçüsünde saptaması gerektiği, işçi-işveren arasındaki bu tür davalarda tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının göz önünde bulundurulması halinde işverene biraz daha fazla sorumluluk verilmesi, sosyal hukuk devleti ilkesi gereği olduğu,

davalı işverenin %100 oranındaki kaçınılmazlığın %60’ından sorumlu olduğunun kabulü gerektiği (emsal Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2017/1921 E, 2018/7879 K sayılı kararı), bu olay nedeniyle davacıların maddi ve manevi zarar uğradığı, dava dilekçesinde maddi tazminat istenmiş ise de 29.04.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle manevi tazminatın da istendiği, başvuru harcı yatırıldığı, davalı vekilinin ıslaha karşı beyanında süresinde zamanaşımı defi ileri sürdüğü, olayın 14.05.2011 tarihinde meydana geldiği, ıslahın ise 29.04.2021 tarihinde yapıldığı, ıslah tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı,

davacıların hesap raporuna karşı itirazı olmadığı, dolayısıyla 2022 yılı asgari ücrete göre hesap yapılamayacağı, tarafların istinaf başvurularının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar ve davalı tarafın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, Adli Tıp 3. Üst Kurulunun 13.01.2022 tarihli raporunda, davacılar murisinin ölümünden kısa süre önce çalışma esnasında kafa tramvasına maruz kaldığı, söz konusu tramvanın, kişinin tıbbi belgelerinde ve otopsisisinde tanısı konulamayan doğumsal veya doğum sonrası hastalıklara bağlı oluşan beyin damarı patolojisi (envrizma/arteriovenöz malformasyon) bölgesinde oluşan yırtılmaya bağlı gelişen beyin kanamasının oluşumunda etki ve katkısının bulunduğu, dolayısı ile iş kazasına bağlı yaralanma ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun kabulü gerektiğinin belirtildiğini, bu kanaat belirtilmeden bir önceki paragrafta ...

Tıp Kurumu açıkça; kişinin kafa ve yüz bölgesinde yumuşak dokularda tramvatik değişim görülmediği, kafa kubbe ve kaide kemiklerinin sağlam olduğu, beyin doku harabiyeti tanımlanmadığı, beyin kanamasının lokalizasyonu ve özelliği itibari ile patolojik kökenli (travmatik olmayan) bir kanama olduğu kanaatine varıldığı,

söz konusu beyin kanamasının yüksek kan basıncı, damarsal bozukluklar (doğumsal kaynaklı gelişim bozkluğu, anevrizma), serebral angiopatiler, beyin tümörleri, vaskülit gibi sebeplere bağlı olarak meydana gelebileceğinin tıbben bilindiğinin belirtildiğini, iş kazası gereği tramvatik değil, patolojik kökenli bir kanama sebebi ile vefat eden davacılar murisinin ölümü ile geçirdiği iddia edilen kaza arasında illiyet bağının kurulmasının tamamen yoruma dayandığını, işyerinde tetiklenerek vefat ettiği kabul edilse dahi işçinin kendi kendine çalışırken, tramva dahi yaratmayacak kadar hafif şekilde,

başında bulunan koruyucu baretine manivela çarpmasında müvekkilinin kusurlu eylemi bulunmadığını, ölenin kendi kusurlu eylemi sebebiyle başını çarptığını, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin tam olduğunu, baretinin olduğunu, olayda kaçınılmazlık bulunmadığını ,dosya kapsamında alınan tek kusur raporunda davalı şirketin kusuru bulunmadığının açıkça belirtildiğini, maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, ıslah yolu ile manevi tazminat talep edilemeyeceğini, zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri.

3. Değerlendirme

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; olay tarihinde davalı Ereğli Demir Çelik Fabrikaları A.Ş. firmasına bağlı lans işçisi olarak çalışan davacıların murisinin lans kesme işini bitirip dinlenmek için oturduğu sandalye üzerinde kendinden geçmiş vaziyette bulunduğu,

kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken 21.05.2011 tarihinde beyin kanaması ve komplikasyonları neticesinde vefat ettiği, olay tarihine ilişkin görüntülerin incelendiği CD çözümlemesine ilişkin 11.9.2014 tarihli bilirkişi raporunda davacıların murisinin lans kesme işi yaparken elindeki levyenin bir ucunun skalanın altında kalmasının etkisiyle diğer ucunun murisin kafa bölgesine çarptığı,çarpmanın etkisiyle murisin kafasında bulunan baretin kafasından fırlayarak yere düştüğü,arkasından murisin olay yerinden uzaklaştığı tespitine yer verildiği, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığının 28.07.2011 tarihli otopsi raporunda;

.. yapılan incelemede saçlı deride kanama, ekimoz, sıyrık gibi herhangi bir travmatik bulgu izlenmediği, kişinin ölümünün kendisinde mevcut aterosklerotik beyin damar hastalığı zemininde gelişen beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği, iş bu dosyada alınan 02.11.2017 tarihli kusur raporunda, davalı Ereğli Demir Çelik'e atfedilecek kusur bulunmadığı ,davacı murisine atfedilecek kusur bulunmadığı, müteveffanın beyin kanaması olayının meydana gelişinde %100 oranında hipertansiyon rahatsızlığına bağlı önceden belirlenemeyen kontrol dışı beklenmeyen kişisel bünyeye ait faktörlerin etkili olduğunun bildirildiği,

davacı vekili tarafından kusur raporuna itiraz edildiği, 09.12.2020 tarihli hesap raporunda %100 kaçınılmazlık ile davalı şirketin %60 kusuruna göre maddi zararın hesaplandığı anlaşılmaktadır.

Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunun 22.10.2014 tarihli mütalaasında; kişinin ölümün patolojik kökenli (travmatik olmayan) beyin kanaması ve komplikasyonlarından sonucu meydana gelmiş olduğu, travmatik olmayan beyin kanaması, yüksek tansiyon (hipertansiyon öyküsü), damarsal malformasyonlar, anevrizma, serebral amiloid anjiyopati, beyin tümörü, vaskülit, gibi pek çok nedene bağlı meydana gelebileceği tıbben bilinmekte olup, ağır çalışma koşullarının da bu risk faktörlerine bağlı beyin kanamasının ortaya çıkışını kolaylaştırabileceği, ancak bu yönde kesin bir değerlendirme yapılamadığı mütalaa olunmuştur.

Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunun 14.09.2020 tarihli mütalaasında.

"Mahkemece, olayın oluş anını gösteren kayıtların da irdelendiği, mevcut tıbbi belgelerden elde edilen bulgular, otopside tanımlanan bulgular, otopsi fotoğraflarının incelenmesinden elde edilen bulgular dikkate alındığında; kişinin kafa ve yüz bölgesinde yumuşak dokularda travmatik değişim görülmediği, kafa kubbe ve kaide kemiklerinin sağlam olduğu, beyin doku harabiyeti tanımlanmadığı, tespit edilen beyin kanamasının lokalizasyonu ve özelliği itibarı ile patolojik kökenli (travmatik olmayan) olduğu,

yüksek tansiyon, damarsal bozukluklar (doğumsal kaynaklı gelişim bozukluğu, anevrizma (genişleme) serebral amiloid angiopati, beyin tümörü, vaskülit gibi pek çok sebebe bağlı meydana gelebileceğinin tıbben bilindiği, dosyaya eklenen bilgi ve belgelerde ölüm öncesi çalışma esnasında kafa travmasına maruz kaldığı bilgisi eklenmiş olduğu,

mahkemenizce de kabul edildiği taktirde tıbbi belgelerinde ve otopsisinde tanısı konulamayan doğumsal ve doğum sonrası hastalıklara bağlı oluşan beyin damarı bozukluğu bölgesinde (anevrizma a-v malformasyon) oluşan yırtılma ve sonrasında gelişen beyin kanamasının oluşumunda etkisi ve katkısı olduğunun ve iş kazasına bağlı yaralanmasıyla iş ölümü arasında illiyet bağı olduğunun kabulü gerektiği, ancak olay tarihli bilgisayarlı beyin tomografilerinin temin edilerek gönderilmemiş olduğundan bu konuda kesin bir değerlendirme yapılamadığı" görüşü bildirilmiştir.

ATK 3. Üst Kurulunun 13.01.2022 tarihli kararında ise "kişinin ölümünün beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, adli dosyada kayıtlı bilgiler ile tıbbi belgeler, otopsi bulguları ve otopsi fotoğraflarının Üst Kurulumuzda yapılan incelemesi sonucu elde edilen bulgular dikkate alındığında, kişinin kafa ve yüz bölgesinde yumuşak dokularda travmatik değişim görülmediği, kafa kubbe ve kaide kemiklerinin sağlam olduğu, beyin doku harabiyeti tanımlanmadığı, beyin kanamasının lokalizasyonu ve özelliği itibarı ile patolojik kökenli (travmatik olmayan) bir kanama olduğu kanaatine varıldığı,

söz konusu beyin kanamasının yüksek kan basıncı, damarsal bozukluklar (doğumsal kaynaklı gelişim bozukluğu, anevrizma), serebral angiopatiler, beyin tümörleri, vaskülit gibi sebeplere bağlı olarak meydana gelebileceğinin tıbben bilindiği, dosyada mevcut bilgiler ve olay anına ait görüntülerde, kişinin ölümünden kısa süre önce çalışma esnasında kafa travmasına maruz kalmış olduğu,

söz konusu travmanın, kişinin tıbbi belgelerinde ve otopsisinde tanısı konulamayan doğumsal veya doğum sonrası hastalıklara bağlı oluşan beyin damarı patolojisi (anevrizma/arteriovenöz malformasyon) bölgesinde oluşan yırtılmaya bağlı gelişen beyin kanamasının oluşumunda etki ve katkısının bulunduğu, dolayısı ile iş kazasına bağlı yaralanma ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun kabulü gerektiği" bildirilmiştir.

Kaçınılmazlık; hukuksal ve teknik anlamda; fennen önlenmesi mümkün bulunmayan başka bir anlatımla, işverence mevzuatın öngördüğü tüm önlemlerin alınmış olduğu koşullarda dahi önlenmesi mümkün bulunmayan durum ve sonuçları ifade eder. Olayın önlenemezliği hususunu biraz açmak gerekirse; buradaki önlenemezliğin olayla ilgisi yoktur. Önlenemezlik unsuru, tamamen davranış normu ve borca aykırılıkla ilgili olup alınabilinecek tüm tedbirler alınmış olsa dahi bir davranış normunun veya sözleşmeden doğan bir borcun ihlalinin ifadesidir. Yani olay önlenemez olmasına rağmen bir davranış kuralına ya da sözleşmeden doğan borca aykırılık önlenebiliyorsa artık kaçınılmazlıktan söz etme imkanı yoktur.

Olayın kaçınılmazlıktan kaynaklanması hâlinde sorumluluğun işçi ve işveren arasında %50'şer oranında paylaştırılması uygun gibi görünebilirse de, işçinin işverene karşı daha güçsüz oluşu, ... - külfet dengesi, işçiyi koruma ve sosyal devlet ilkesi gibi nedenler karşısında işverene daha fazla sorumluluk verilmesi hakkaniyet gereğidir.

Sonuç itibariyle kaçınılmazlığın etkili olduğu durumlarda, hakim tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi çerçevesinde tazminat belirlenirken hakkaniyet ilkeleri gözetilerek işverenin kendi kusur oranına ek olarak kaçınılmazlık oranının %60'ından da sorumlu olduğunun kabulü adil bir çözüm olacaktır.

Bu açıklamalardan olarak somut olayda iş kazasının oluşumunda kaçınılmazlığın söz konusu olmadığı gözetilerek , bünyesel faktörün ne derecede etkili olduğu irdelenmeli, bu kapsamda ATK 3. Üst Kurulunun 13.01.2022 tarihli kararında beyin kanamasının lokalizasyonu ve özelliği itibarı ile patolojik kökenli (travmatik olmayan) bir kanama olduğu kanaatine varıldığı belirtildikten sonra kişinin ölümünden kısa süre önce çalışma esnasında kafa travmasına maruz kalmış olduğu,

söz konusu travmanın, kişinin tıbbi belgelerinde ve otopsisinde tanısı konulamayan doğumsal veya doğum sonrası hastalıklara bağlı oluşan beyin damarı patolojisi bölgesinde oluşan yırtılmaya bağlı gelişen beyin kanamasının oluşumunda etki ve katkısının bulunduğu,

dolayısı ile iş kazasına bağlı yaralanma ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun kabulü gerektiği belirtilerek çelişki yaratılmış olması nedeniyle, beyin kanamasının meydana gelmesinde olayın oluş şeklinin etkisi bulunup bulunmadığını irdeleyen yeni bir rapor alınmalı, daha sonra beyin kanamasının gerçekleşmesinde sigortalıdaki bünyesel faktörlerin etkisini belirlemek üzere, ... sigortalının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait, temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporları dosyaya celp edildikten sonra işverenden davacının şahsi sicil dosyasının da tümü getirtilerek,

işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde rahatsızlığı ile ilgili bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, şahsi dosyada rahatsızlığı nedeniyle alınmış bir istirahat raporunun bulunup bulunmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, iş yerinde çalışma şartlarının beyin kanamasını tetikleyip tetiklemediği, davacıda olumsuz yaşam şekli, beslenme tarzı, genetik faktör ile sigara kullanımı gibi etkenlerin olup olmadığı,

var ise bu gibi durumların olayın gerçekleşmesi üzerindeki etkisi hususlarının değerlendirileceği şekilde, içinde uzman hekimin de yer aldığı iş sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir bilirkişi heyetinden beyin kanaması ile çalışma şekli arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, illiyet bulunuyorsa oluşumunda işverenin kusurunun bulunup bulunmadığının saptandığı,

sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğunu ve tarafların iddia ve itiraz sebeplerinin değerlendirilmesini de kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile temyiz etmeyen taraf yönünden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davalının temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/9707, K. 2024/4902, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9707
Karar No
2024/4902
Tarih
6 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/9713 K.2024/4662
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/9714 K.2024/4277
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/9715 K.2024/5352
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/9715 K.2024/7375
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/9724 K.2024/7368
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/9724 K.2024/4280

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.