İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/9744 K.2023/1146

2- ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... 3- ... Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...

Esas2022/9744Karar2023/1146Tarih14 Şubat 2023Okuma11 dk · 2.202 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/9744 E., 2023/1146 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1200 E., 2021/968 K.
Davacılar
1-... 2-... 3-... vekilleri Avukat ...
Davalılar
1- ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat ...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.202 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

2- ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... 3- ... Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 12.02.2015

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ

Kayseri 3. İş Mahkemesi

SAYISI

2015/122 E., 2019/622 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili, davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... İnş. San. ve Tic.

A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmek ve de davacılar vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 24.05.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.

Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ile davalılardan ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti.

Dosyanın tekrar Dairemiz'e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava ve talep arttırım dilekçelerinde özetle, müvekkillerinin murisi ...'ın davalı ... şirketinin asıl işveren, davalı ... şirketinin alt işveren olduğu Kayseri Entegre Sağlık Kampüsü inşaatında inşaat demir ustası olarak aylık ortalama 2.500,00-3.000,00 TL arası ücretle çalışırken 23.11.2014 tarihinde dava dışı ... ile boy demir diye tabir edilen demirleri dava dışı ...'ın yönetimindeki vinç yardımı ile kamyona yüklenmesi işini yaparken vinç halatının/taşıyıcı demirlerin kopması üzerine taşınmaya çalışılan demirlerin sigortalının üzerine düştüğü ve vefatına neden olduğu olayda davalıların kusurlu olduğu,

ayrıca davalı ... şirketinin de sigorta poliçesinin geçerlilik tarihi ve kapsamı itibariyle sorumluluğunun bulunduğundan bahisle eş için 213.843,88 TL maddi, 125.000,00 TL manevi, çocuk ... için 50.464,67 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, çocuk ... için 57.534,14 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müteveffanın taşeron firma işçisi olduğunu, iş sağlığı ve güvenliği hususunda taşeron firmanın sorumlu olduğunu, ayrıca olayda müteveffanın kusurunun olduğunu, ücretinin bankadan yatırılan miktar kadar olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın aldığı eğitimlere aykırı olarak demiri bağlamaması gerektiği biçimde bağlayarak devamında kopma olayının meydan gelmesine sebep olduğunu, dolayısıyla olayda müteveffanın kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun olmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, davalı ... şirketinin müvekkili nezdinde sigorta poliçesinin olduğunu, ancak davalı ... şirketinin sorumluluğunu aşan ölçüde bu sigortanın devreye gireceğini, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisi sigortalının %20, davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin %40 ve davalı davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %40 oranında kusurlu oldukları, müteveffanın kaza tarihindeki ücretinin asgari ücretin 1,85 katı seviyesinde olduğu kabulünden hareketle maddi tazminat istemlerinin taleple bağlı kalınarak kabulüne, davacı eş ... lehine 100.000,00 TL, davacı çocuklar lehine 65.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacılar murisinin ücretinin asgari ücretin 1.85 katının esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı ...'nin evlenme ihtimalinin tazminattan indiriminin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,

Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur oranını kabul etmediklerini, vefat eden kazalının ücretinin asgari ücretini 1,10 katı olması gerektiğini, davacı eşin evlenme ihtimali oranının, işlemiş kazanç başlayış ve bitiş tarihlerinin hatalı belirlendiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların fahiş olduğunu, işlemiş kazanç dönemi hesabında fazla süreyle tazminat hesabı yapıldığını, hükmedilen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin, faiz başlangıç tarihlerinin, müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine göre hükmedilmesinin hatalı olduğunu,

Davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle, kusur oranını kabul etmediklerini, bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişli olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüşlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, müteveffanın ücretinin asgari ücretin 1,85 katı olduğu kabulüne göre yapılan hesapalama ihtimaline itibar edilmesinin hatalı olduğunu, bakiye ömür tespit edilirken TRH 2010 tablosunun kullanılması gerektiğini, davacı eş için hesaplanan tazminattan yeniden evlenme ihtimali nedeniyle indirim yapılmasının isabetsiz olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, manevi tazminatların az olduğunu, her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini,

Davalı ... İnş. San. ve Tic.

A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, davaya, hesap bilirkişi raporuna ve ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı defileri karşılanmadan hüküm tesisinin doğru olmadığını, müteveffa sigortalı ile müvekkili arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilebilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketler arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, asli ve tek kusurlu olanın müteveffa sigortalı olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu,

aynı kaza nedeni ile tanzim olunan tüm raporlara davacı tarafça itiraz edilmeyerek kusur oranı yönünden müvekkili şirket lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, müteveffa işçinin ağır kusurlu hareketi neticesinde illiyet bağının kesildiğini, müvekkili şirket tarafından işçi sağlığı ve güvenliği hususlarında gerekli eğitimin verilmesine, gerekli koruyucu malzeme ve ekipman teslim edilmesine,

şantiye sahasında sürekli denetim yapılmasına rağmen müvekkili şirkete iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli önlemleri almadığından bahisle %80 oranında kusur yüklenmesinin doğru olmadığını, müteveffanın kule vinç halatını yanlış yere bağlaması ve aynı zamanda taşınan malzemenin altında durmaması gerekirken ihmali ile taşınan malzemenin altında bulunması sonucu kazaya kendi dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları ile sebep olduğunu, böylelikle orta zekâlı ve aklıselim sahibi bir kimseden beklenecek dikkat ve özeni göstermediğini, kendi canını tehlikeye attığını, murise verilen %20 kusurun az olduğunu,

kazanın meydana geldiği inşaat alanında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu'nun görevlendirdiği müfettişler tarafından inceleme yapıldığını, yapılan inceleme sonunda müvekkili şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliğine dair tüm önlemlerin alındığının anlaşılıp tutanak altına alındığını, kazada başkaca gerçek veya tüzel kişilerin kusurlu olup olmadığı,

varsa ne oranda kusurlu olduklarının inceleme konusu yapılmadığını, iş kazasından kaynaklı tazminat alacağı davalarında kazanın meydana gelmesinde kusur durumları belirlenirken taraf olarak gösterilenlerle sınırlı inceleme yapılmaması gerektiğini, aksine taraf olarak gösterilsin yahut gösterilmesin, kaza ile ilgisi olan, kazanın meydana gelmesinde kusuru olabilecek kimseler dava dışı olsalar dahi kusur durumlarının incelenmesi,

birbirleri ile olan hukuki ilişkilerinin tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda bu hususun atlandığını, raporda kaçınılmazlık faktörüne ilişkin bir inceleme yapılmadığını, hesaba esas ücretin hatalı tespit edildiğini, destekten yoksun kalan eşin medeni durumunun belirlenmesi için güncel nüfus kayıt örneklerinin dosyaya kazandırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesap raporunda anne ve baba için destek payı ayrılmadan desteğin gelirinin davacılar eş ve çocuk yönünden paylaştırılmak suretiyle hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeniden evlenme ihtimali oranının hatalı tespit edildiğini,

hükme esas alınan bilirkişi raporunda işlemiş kazanç dönemi, iskontolu kazanç dönemi başlangıç ve bitiş tarihlerinin hatalı olarak belirlendiğini, tazminat hesabında Kurum tarafından yapılan ödemelerin mahsubunun eksik olarak belirlendiğini, hesap raporunda tespit edilen tazminat bedellerinin fahiş olduğunu, işlemiş kazanç dönemi hesabında fazladan süreyle tazminat hesabı yapıldığını, 20.07.2016 tarihli raporda çocuklar için destek süresi erkek çocuk için 18 yaş ikmali kız çocuk için ise 22 yaş ikmali olarak belirlendiğini,

itiraza konu 12.07.2019 tarihli raporda ise fazladan süreyle kız çocuk için 23 yaşın ikmaline kadar erkek çocuk için ise 19 yaşın ikmaline kadar hesaplama yapıldığını, belirlenen destek sürelerini kabul anlamı taşımamak üzere raporun kendi tespiti ile örtüşmeyen hesaplamanın hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, manevi tazminatların fazla takdir edildiğini, kararın harç, yargılama giderlerinin hesaplanması,

vekalet ücretinin takdiri yönlerinden de hatalı olduğunu, davacıların faiz talebinin kabulünün ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, karar verilirken teselsül hükümlerine göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

3. Değerlendirme İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.

Dosya kapsamından; hükme esas alınan 07.03.2017 tarihli bilirkişi kusur raporunda davacılar murisinin %20, sigorta şirketi dışındaki diğer davalı şirketlerin ise %40'ar oranda kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği,

anılan raporda davacılar murisine kusur verilme nedenleri olarak ilkokul mezunu olmasına karşın yaşı itibarıyla ve iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim almış olmasına rağmen hem demirleri olması gerektiği gibi en az 3 noktadan olacak şekilde dengeli bağlamamasından dolayı demir kütlesinin zemine eğik bir biçimde hareket ettiği ve oluşan hatalı bağlama nedeniyle dengesiz ağırlık dağılımı meydana geldiği ve demir kütlesinin taşıma salı üzerindeyken kopma olayı meydana geldiği ve 2 ton ağırlığındaki demirin altına girip demir kütlesini havada yönlendirmeye çalışırken kendi bağladığı bağın koptuğu ve demir kütlesinin altında kalarak vefat

ettiği, üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kazaya sebebiyet verdiği hususlarının sayıldığı, yine raporda normalde demir çubukların taşınması ve demetlenmesi işinin en az 3 noktadan bağlanarak yapılması gerektiği, sonrasında sapanlarla her iki uç kısmından dengeli olarak istenilen noktaya vinç yardımı ile kaldırılarak taşınması gerektiği, ancak hem taşımada kullanılan sapanların aşınarak mukavemetini kaybettiği, hem de sayıca yeterli miktarda bulundurulmadığından,

kaldırılan ve yaklaşık 2 ton ağırlığında olan demir bağlarının dengeli hareket ettirilemediği ve kazalının dengesi bozulan yükün altına girerek yapması kesinlikle yasak olduğu halde düzeltmeye ve önceden bulundurulması gereken takozları yerleştirmeyerek yükün altına girerek altına takoz koymaya çalıştığı esnada mukavemeti zayıflamış olan sapanın kopması neticesinde üzerine düşen demir yükün altında kalarak vefat ettiği, tanık ifadelerinin olayın bu şekilde gerçekleşmiş olduğu yönünde olduğu,

dosya bilgilerine göre kazalıya iş sağlığı ve güvenliği konularında bilgilendirme ve eğitim yapıldığı yönünde bilgi olsa da kaza anında sergilenen çalışma, emniyetli çalışmanın sergilenemediğini ve tehlikenin çalışanlarca bilinçli bir şekilde algılanmadığını gösterdiği, eğitimin amacının işyerlerinde sağlıklı ve güvenli bir ortamı temin etmek, iş kazalarını azaltmak, çalışanları bilgilendirmek, onların karşı karşıya bulundukları mesleki riskler ile bu risklere karşı alınması gerekli tedbirleri öğretmek ve iş sağlığı ve güvenliği bilinci oluşturarak uygun davranış kazandırmak olduğu,

işverenin öğretilmiş olan sağlık ve güvenlik tedbirlerinin işyerinde, çalışmalar esnasında uygulanmasını sağlaması gerektiği ve bunun için uygun bir denetim mekanizması kurarak denetlemesi gerektiği, hem asıl işveren ... şirketinin hem de alt işveren ... şirketinin bahse konu kaza olayının meydana gelmesinde kusurlu davrandıklarının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, öncelikle sigortalının ölümüne neden olan olayın belirlenmesi konusundaki araştırmanın yetersiz olduğu, vinçle kaldırılıp taşıması yapılan 2 ton civarındaki inşaat demirinin taşınıp römorka indirilmesi sırasında sigortalının üzerine düşmesi şeklinde gerçekleşen olayda, demirlerin düşmesinin vinç sapanının kopması şeklinde mi, bağlantı yerlerinin vinç kancasından çıkması şeklinde mi, yoksa demirlerin vinç sapanına hatalı bağlanmasından dolayı mı gerçekleştiği, aynı kaza olayına ilişkin ceza dava dosyasındaki tespit ve tutanaklar, beyanlar ve yeniden dinlenecek tanık beyanları kapsamında tespit edilmeli,

bu doğrultuda davalıların kazanın önlenmesine yönelik olarak yapmaları gerekip de yapmadıkları işlemler, alınması gerekmesine karşın alınmayan hangi önlemlerin bulunduğu, bu önlemlerden hangi davalının sorumlu olduğu, davalı ... şirketi ile ... şirketi arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisi kapsamında asıl işverenin sorumluluğunun tedbirleri almakta bizzat sorumlu olan alt işverenin sorumluluğundan daha az olması gerektiği, sorumluluğunun denetim sorumluluğu kapsamında bulunduğunun gözetilmesi gereği dikkate alındığında hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunun oluşa uygun olmadığı açıktır.

Mahkemece yapılacak iş; aynı olaya ilişkin ceza dava dosyasının eksiksiz, okunaklı ve onaylı bir fotokopisini eldeki dosya arasına celp ettikten sonra yukarıda açıklanan hususları göz önünde bulunduracak şekilde ehil bilirkişi heyetinden rapor almak, usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Davacılar avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine, davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/9744, K. 2023/1146, 14 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Tarihi : 12.02.2015
  4. İlk Derece Mahkemesi
  5. Sayısı
  6. I. Dava
  7. II. Cevap
  8. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  9. IV. İstinaf
  10. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  11. B. İstinaf Sebepleri
  12. C. Gerekçe ve Sonuç
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9744
Karar No
2023/1146
Tarih
14 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/9745 K.2023/12788
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/9745 K.2023/4137
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/9746 K.2023/4138
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/9747 K.2023/4139
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/9748 K.2023/12789
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/9748 K.2023/583

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.