KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/9817 E., 2023/146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/990 E., 2022/1194 K.
- Davalılar
- 1 - ... Gemi Söküm Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. ...
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
2 -... vekili Av. ...
DAVA TARİHİ : 11.03.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
Aliağa 1. İş Mahkemesi
SAYISI
2020/126 E., 2022/11 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davalı işyerinde 12.10.2010 tarihinden beridir belirsiz süreli iş sözleşmesine istinaden gemi kaynakçı kesimci usta olarak çalışmakta iken 06.07.2012 tarihinde iş kazası geçirerek yaralandığını, kaza nedeniyle davacının kalça kemiğinde kemik kaybına sebebiyet verecek şekilde yaralandığını, davacının acil tedavisinin Aliağa Devlet Hastanesinde, nihai tedavisi ise Özel ... Hastanesinde yapıldığını, talep üzerine kurum tarafından davacının sürekli işgöremezlik oranının %40 olarak tespit edildiğini, itirazlarının Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu'nca reddedildiğini, davacının sürekli işgöremeslik oranının %40'ın üzerinde olduğunu, sürekli işgöremezlik oranının mahkemece tespit ettirilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili tarafından. Kurum sigortalısı ... ss numaralı ...’ın...
Gemi Söküm Sanayi ve Limited Şirketi’nde geçirdiği iş kazası sebebiyle kalça kemiğinde kemik kaybına sebebiyet verecek şekilde yaralandığının belirtildiğini, davacının bu kaza sebebiyle tedavi gördüğünü ancak sağlığına kavuşamadığı ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiği bahisle dava açıldığını, Aliağa İş Mahkemesinde maddi manevi tazminat davası açılmış olmakla birlikte ara karar gereği maluliyet oranının tespiti için iş bu davanın açıldığının anlaşıldığını, ... oğlu 19.05.1973 doğumlu ...’ın Gemi Söküm Bölgesi ... adresinde kurulu 292950 sicil numaralı...
Gemi Söküm Sanayi ve Limited Şirketi işyerinde 12.10.2010 tarihinde sigortalılık bildiriminin yapıldığını, 2018/05 ayı itibariyle 28.05.2018 tarihine kadar bildirim yapıldığının tespit edildiğini, meslekte çalışma gücü kaybı tespit usulü 506 sayılı Yasanın 109. maddesinde; bu kanun uygulamasında;
sigortalı sürekli iş göremezlik, malullük ve erken yaşlanma hallerinin, hak sahibi kimselerin malullük durumlarının tespitinde, kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulduğunu, raporları yeter görülmeyen ilgililer kurumca yeniden muayene ettirileceklerini, ilgililerin durumlarının tespitinde son muayene raporunun esas tutulduğunu, belirtilen raporlar üzerine kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilirse, durum Sosyal Sigortalar Sağlık Kurulunca karara bağlanır" hükmü yer almaktadır.
Dava haksız ve mesnetsiz gerekçelerle ikame edildiğinden davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı...
Gemi Söküm vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkil hakkında, davacı işçinin iş kazası geçirdiği iddiası ile işgörmezlik oranı tespit davası açıldığını, davacının iddia ettiği iş kazası 06.07.2012 tarihinde olduğunu, davacının talep ve haklarının tamamı zamanaşımına uğradığından davanın bu nedenle reddi gerektiğini, müvekkil şirketin saha içinde (karada)çalışan tüm işçiler için gerekli tüm güvenlik önlemlerini aldığını, gemide ve denizde çalışan işçiler için de ayrıca tüm güvenlik ekipman ve önlemleri alındığını, davacı işçi üzerinde durduğu metal parçayı kendisi kesmek sureti ile düşerek yaralandığını,
davacının tüm hastane masraflarının müvekkil tarafından ödendiğini, davacının yaralanması sonrasında SGK tarafından ve savcılık tarafından incelemeler yapıldığını, tutanakların tutulduğunu, gerekli soruşturmanın açıldığını ancak müvekkil şirketin hiçbir kusurunun olmadığından bahisle tümü hakkında takipsizlik verildiğini, müvekkil şirket tüm işyeri güvenlik önlemlerini aldığını, davacının bilinçsiz olarak yapmış olduğu hareketler sonucunda kendi kusuru ile veya sonucunu bilerek isteyerek yaralanmaya sebebiyet verdiğini, davacının iddia ettiği gibi herhangi bir işgücü kaybı yahut kalıcı bedensel hasar oluşmadığını,
davacının daha sonra uzun yıllar müvekkil şirkette çalışmaya devam ettiğini halen de başka firmalarda çalıştığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dosya kapsamına giren evraklardan, davacının 06.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 14.03.2020 tarih ve 20193500247 sayılı kurum sağlık kurulu raporu ile “pelvis kemiklerinden birinin kırılması sonucu oluşan hafif deformiteler” tanısı konduğu, %0 oranında sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği ve kontrol gerekmediğinin tespit edildiği, YSK tarafından 19.02.2020 tarih 2020/3306 sayılı karar ile herhangi bir değişikliğe gerek görülmediği yönünde rapor tanzim edildiği,
davacı yanın itiraz etmesi üzerine dosyanın ATK 3. İhtisas Kurulu’na gönderilerek varsa isürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinin talep edildiği, düzenlenen 03.09.2020 tarih 15805 karar numaralı raporu ile davacının,
06.07.2012 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı yaralanması olay tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetinin %0(yüzdesıfır) olduğu,aynı yönetmelik çerçevesinde bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına oy birliği ile karar verildiği tespit olunmuştur.
Buna göre maluliyet oranının tespiti için işletilen prosedüre göre; davacının 06.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı gerekçesiyle; Davanın reddine karar vermiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili.
Adli Tıp Kurumu raporunun dosya üzerinde yapılan yüzeysel incelemeye dayalı verildiğini, incelemenin usule, yasaya ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına açıkça aykırı şekilde yapıldığını, müvekkilinin davaya konu iş kazasından sonra uzun süre ayakta durmayı gerektirecek nitelikte herhangi bir iş yapamadığını, kaza sebebiyle vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığını, özellikle kalça kemiğinde kemik kaybına sebebiyet verecek şekilde yaralandığını, müvekkilinin kalçasında 2-3 adet platin bulunduğundan hareket kabiliyetinin kısıtlandığını, kalça kemiği kırıklarının onarılamadığını ve iyileşme sağlanamadığını,
Adli Tıp Kurumu raporu fiili durum ile örtüşmediğini, rahatsızlığı ortopedi alanını ilgilendirdiğinden dosyanın Eğitim ve Araştırma Hastaneleri nezdinde ortopedi alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii ile sürekli iş göremezlik oranının yeniden tespit edilmesi gerektiğini, eksik şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Sigortalının, iş kazasına bağlı meslekte kazanma güç kaybı oranının belirlenmesi amacıyla yapılan incelemeler sonucu Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporlar ile yargılama sürecinde alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporlarının aynı sonuca vardığı gözetilerek, bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının sıralanan yasal düzenleme ve yerleşik içtihatlar ışığında kabulüne olanak bulunmamıştır gerekçesiyle;
Aliağa 1. İş Mahkemesi'nin 14.01.2022 tarih, 2020/126 Esas ve 2022/11 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının 06.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik derecesi oranının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk Mahkemece Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve gerekse de ATK 3. İhtisas Dairesi raporu nazarında yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkeme kararı sonrası 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet Ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır.
3.Değerlendirme Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcın, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/9817, K. 2023/146, 11 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama