KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10023 E., 2023/12259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/72 E., 2023/266 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Alman ... Sigortasına giriş tarihi olan 21.11.1978 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ile 01.08.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi, aylıkların faiziyle tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının sigorta başlangıç tarihinin Alman sigortasına giriş tarihi olan 21.11.1978 tarihi olduğunun tespiti ile tahsis talep tarihinde aylığa hak kazandığının tespitine ve 01.08.2014 tarihi ile 01.01.2015 tarihi arasında hak edilen maaş farklarının faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının ilk işe giriş tarihinin 11.04.1998 olduğunu, 5600 prim ödeme gün sayısı mevcut olduğundan 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin 4759 sayılı Kanunla değişik hükümlerine uygun olmadığından emekliliği hak etmediğinden talebinin reddedildiğini, davacı vekilinin tekrar 26.12.2014 tarihindeki tahsis talebine istinaden dosyası yeniden işleme konularak tahsis talebini takip eden 01.01.2015 tarihinden itibaren 42/663027 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2017 tarih, E.2016/1105, K.2017/115 sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının Almanya sigortasına giriş yaptığı 21.11.1978 tarihinin Türkiye'de sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine, davacının yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğu 10.07.2014 tarihini izleyen aybaşı olan 01.08.2014 tarihinden başlamak üzere 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının ve davacıya ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesenin 14.11.2017 tarih, E.2017/1687, K.2017/1756 sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma ilamında, Dairemizin geri çevirme kararı sonrasında gönderilen belgelere göre, 01.01.2004 tarihinden sonra 28.02.2018 tarihine kadar "geringfügige versciherungs-pflichtigen ...” olarak kayıtlı bulunan sürelerin var olduğu,
fakat davacının 10.07.2014 tarihi itibari ile kesin dönüş yapıp yapmadığı hususunun dosya arasındaki belgelerden tam olarak araştırılmadığı anlaşılmakta olup, 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince, borçlanılan süreler gözetilerek yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, davacının yurt dışındaki çalışma veya ikamete dayalı yardım ilişkisinin sona erip ermediğinin araştırılması ile belirtilen bu sürelerin, ikili Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarından Alman rant sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığının usulünce yapılacak araştırma (gerekirse davalı Kurumun Yurtdışı Tahsisler Daire Başkanlığından sorulup, dayanak Alman sigorta merci kayıtları ve görüş yazılanda celbedilerek) sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davanın kabulüne, Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Dairelerinin kararları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları ve Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında sosyal güvenlik sözleşmesinin 29 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası ve 3201 sayılı Kanun'un 5 inci fıkrasına 6552 sayılı Kanunla eklenen son cümle gereğince davacı ...'in ilk sigortalılık başlangıcının Almanya'da analık çocuk yetiştirmeden dolayı zorunlu olarak sigortalı olduğu 01.02.1979 tarihi olduğunun tespitine,
davacı ...'in sigortalılık başlangıcı olan 01.02.1979 tarihine göre 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin A bendinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihi itibariyle 20 yıl 7 ay 7 günlük sigortalılık süresinin bulunduğunun tespitine, davacı ...'in 10.07.2014 tarih ve 3565641 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 07.07.2014 tarihli Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi ile yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğunda 20 yıllık sigortalılık süresini ve 5000 gün (5600 gün prim ödeme gün sayısı bulunduğu) prim ödeme gün sayısını ve 01.10.1958 doğum tarihine göre 50 yaşını (01.10.2008 tarihinde) doldurduğundan,
506 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin A fıkrasının a ve b bendi ve geçici 81 inci maddesinin A fıkrasına göre talep dilekçesinin kurum kayıtlarına alındığı 10.07.2014 tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.2014 tarihinden itibaren tarafına yaşlılık aylığı bağlanması ve bağlanan yaşlılık aylıklarına ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Alman Rant Sigortasına giriş tarihi olan 21.11.1978 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ile 01.08.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi, aylıkların faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10023, K. 2023/12259, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama