KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10032 E., 2024/11228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2156 E., 2023/2133 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/1026 E., 2022/403 K.
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin boyahane bölümünde 25.11.2013 tarihinde boya operatörü olarak çalışmaya başladığını, 22.02.2018 tarihinde çalıştığı birimdeki ızgaraları temizlerken sol kalça kemiğindeki platinin çıktığını ve kalça kemiğinde çıkığın meydana gelmesi suretiyle yaralandığını, olayın iş kazası olduğunu, meydana gelen kazada davalı işverenin kusurlu olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat, 1.000,00 TL iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesinden dolayı uğranılan zarara ilişkin tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 380.960,44 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının rahatsızlığının meslek hastalığı olup olmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, davalı işverene atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat talebinin yüksek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının davalı işyerinde 22.02.2018 tarihinde kazazede işçinin temizlik yapmak amacıyla boyahane tabanında bulunan demir ızgarayı kaldırarak 50 cm derinlikteki kanal tabanında biriken donmuş boya tortusunu çıkarmaya çalıştığı esnada ters bir hareketle kalça çıkığı olan sol kalçasında yeniden çıkık meydana gelmesi ve mevcut platinin yerinden çıkması suretiyle meydana geldiği, olayın meydana gelmesinde davacı işçinin %30 oranında kusurlu olduğu ve davacının maluliyetinin %39 olması da göz önüne alınarak,
davacının %30 davalının %70 kusur durumuna göre davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının 380.960,44 TL olarak hesaplandığı ve bu miktarın hüküm altına alındığı, olayın oluş şekli, kusur oranlarını, maluliyet oranına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücü, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtadı Birleştirme Kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre manevi tazminata hükmedildiği,
davacının iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesinden dolayı uğranılan zarara ilişkin tazminat talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle, "davanın kısmen kabulü ile 380.960,44 TL maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 60.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa davacının iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesinden dolayı uğradığı zarardan dolayı tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının sürekli iş göremezlik oranına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulundan rapor alınmaksızın karar verildiğini, kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığını, Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranını tespit eder nitelikte Sosyal Güvenlik Kurulu Başkanlığı Ankara Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün 16.04.2019 tarihli kararına göre davacının %15 nispetinde meslekte kazanma gücü kaybına uğradığının belirtildiği ve bu maluliyet oranına davalının itiraz etmesine karşın davacının itiraz etmediği,
bu durumda davalının itirazı üzerine her ne kadar davacının maluliyet oranının daha fazla olduğu Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirtilmiş ise de davacının maluliyet oranına itiraz etmemesi nedeniyle davalı lehine oluşan müktesep hak nazara alınmaksızın hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilmesinin doğru olmadığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 03.02.2022 tarihli hesap bilirkişi raporu verileri esas alınmak suretiyle davacının 126.979,96 TL zararının bulunduğunun tespit edildiği,
davacı yararına hükmedilen 60.000,00 TL manevi tazminat fazla görülerek tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi ile paranın satın alma gücü nazara alınarak davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle "davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 126.979,96 TL maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
40.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; iş göremezlik oranına itiraz edilmemesinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usuli müktesep hak kavramı içinde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, iş göremezlik oranında artma olduğunu, manevi tazminatın İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen şekilde 60.000,00 TL olarak hükmedilmesini talep ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Taraf vekillerinin maddi tazminat alacağı yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının temyiz eden ilgiliye iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10032, K. 2024/11228, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama